PSV yıllarını bilmem ama Barcelona'da geçirdiği o müthiş sezonla tanıdım ben bu adamı. İki kişinin içinden geçerek attığı gol ile de hayran oldum. Ama nasıl diyim özel bir hayranlık değildi o zaman Ronaldo hayranlığı. Şimdi nasıl Messi'ye hayran olmak çok sıradan birşeyse Ronaldo'ya hayran olmak da o zamanlar öyleydi. Yani zaten bilirdin ki, o en iyidir ve istese hepimizi döver. O yüzden görece daha az parlamış kıyıda köşede kalmış adamlar üstüne yoğunlaşırdık. Bu yüzden ben Shearer'ı daha çok severdim. Kimisi Batistuta severdi. Kimisi Zola. Ha diyeceksin ki bunlar nasıl kıyıda köşede kalmış adamlar. İşte Ronaldo'ya göre kıyıda köşede kalıyorlar.
Zaten bu en büyük olma durumu o dönemki Fifa serileri tarafından da tescillenmiştir. Fifa 98'de ve 99'da en pahalı adam değil miydi? Fifa 98'de seçtiğimiz takımda tüm adamları satıp Ronaldo + 10 tane Malezya Ligi'nden kelepir adam alarak, Difficulty:Amateur ayarında saatlerce gol orgazmı yaşadığımız günleri ne çabuk unutuyoruz sevgili okurlar. Siz yapmadıysanız bile o sizin kayıbınız, ben yaptım. Bir sezonda 100 gol atan adam mı olur? Hadi onu geçtim. Bir insanda bunu Fifa'da yaptıracak sabır mı olur? 14 yaşında o sabır oluyor işte değerli "single'da Fifa, multide PES'çi" okurlar.
Derken bu adam dedi ki ben Barcelona'dan Inter'e gitmek istiyorum. O dönemde Inter bir futbolcu öğütme fabrikası. Ve ben Inter'e giden her adama şaşkınlıkla hayretle bakıyordum. Bu kadar cenabet, uğursuz bir takıma insan nasıl giderdi? O zamanlar aklım yatmıyordu. Ama Talih Kuşu filminden de bildiğimiz gibi "paranın yüzü sıcaktır" sevgili azıcık aşım ağrısız başım okurlar. Ne olduysa ondan sonra oldu. Tekmeler havada uçuştu, kan gövdeyi götürdü ve bizim eleman asfaltta yürüyemez hale geldi.
Inter günlerinden efsane reklam ve slogan: Kontrolsüz güç, güç değildir. 4. sınıfta daha iyi anladım bu lafı.İşte asıl beni Ronaldo'ya hayran bırakan şey orada başlar. Bu adam küllerinden doğdu. Bambaşka bir futbolcu oldu. Eski hızı yoktu. Ama daha fazla gol atar oldu. Eskisi kadar dripling yapmıyor, top sürmüyordu ama Jardel'den kaptığı birtakım özellikler sayesinde çift vurup tek sayar oldu. Bunu yapabilmektir işte büyük mesele. Örnek vermek gerekirse Michael Owen. Ne hale getirdi sakatlıklar adamı. Dönemedi adam resmen. Seneye Balcburn'a yedek forvet olarak alsalar, hiç şaşırmam. Maalesef durum bu. Yoksa çok sevdiğim bir adamdır.
Bu sakatlıktan sonra da Ronaldo abimiz ne yaptı? Gitti takımına Dünya Kupası aldırdı. Benim açımdan bir adama efsane futbolcu demenin en net kestirme ve tartışmasız yolu. Milli takımına dünya kupası aldırmak. Pele yaptı. Maradona yaptı. Cruyff ucundan döndü. Zidane 98'i saymayalım hadi, 2006'da kıyısından döndü. Ve Ronaldo 2002'de yaptı. O olmasa alabilirler miyidi Dünya Kupası'nı? Bence alamazlardı. İşte Messi'nin büyük ihtimalle yapamayacağı şey bu olacak. Keşke yapsa. Ondan çok ben isterim (!). Ama bu şartlarda çok zor. Neyse en azından Şampiyonlar Ligi aldı. Çünkü maalesef Ronaldo abimiz ŞL alamadan bize elveda dedi.
Ronaldo'yla ilgili son notum: Sanırım 2002 veya 2003 yılında 9 numaralı altın sarısı Brezilya formasını sırtıma geçirip düğüne gitmişliğim vardır. O derece...


2 yorum:
abi fifa 98-2004 arası en pahalı adam del piero değilmiydi?
2000 ve sonrasını bilmem, ama 98 de ronaldo'ydu diye biliyorum
Yorum Gönder