<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180</id><updated>2011-10-30T17:37:20.111+02:00</updated><category term='gunan'/><category term='leverkusen'/><category term='berk niye yorum yapmiyon'/><category term='şener şen'/><category term='body shot'/><category term='johnsen'/><category term='Kaka'/><category term='San Antonio'/><category term='benimo'/><category term='nurnberg'/><category term='hayvan herifler'/><category term='meşrubat'/><category term='CM'/><category term='wtf'/><category term='angaralıyım'/><category term='günan'/><category term='h1n1'/><category term='NBA'/><category term='Oyun'/><category term='toprak saha'/><category term='günan çok zenci var mı orda'/><category term='Trabzonspor'/><category term='o degilde beyzbol cok sIkIcI'/><category term='izlenmeyecek filmler'/><category term='SEC'/><category term='georgia'/><category term='Hatayspor'/><category term='motorspor'/><category term='FM2010'/><category term='boston celtics'/><category term='doktor'/><category term='Halısaha'/><category term='enke'/><category term='sömestr'/><category term='Newcastle'/><category term='ralli'/><category term='irenberk'/><category term='İhale'/><category term='nadal'/><category term='DK2010'/><category term='aykut'/><category term='salih abi çevir ordan'/><category term='Diziler'/><category term='sci-fi'/><category term='henry'/><category term='buzluk'/><category term='fenerbahçe'/><category term='Sverisson'/><category term='ankara'/><category term='tailgate'/><category term='başkent'/><category term='movie'/><category term='müzik'/><category term='Wimbledon'/><category term='dünya kupası'/><category term='devletin malı'/><category term='ilahi'/><category term='lahmacun'/><category term='Messi'/><category term='ilie'/><category term='oturak alemi'/><category term='yaman'/><category term='liste'/><category term='aykut giriyon mu oğlum internete hala'/><category term='yaşar'/><category term='New Star Soccer'/><category term='miami heat'/><category term='Sergen Yalçın'/><category term='Boş'/><category term='demlik'/><category term='blogu canlı tutalım beyler'/><category term='NCAA'/><category term='pide'/><category term='Futbol'/><category term='oturmaya mı geldik'/><category term='Ergün Penbe'/><category term='Prömiyer lig'/><category term='bence öyle değil'/><category term='timsah'/><category term='einstein'/><category term='Almanya'/><category term='Wolfsburg'/><category term='Indiana'/><category term='trooper'/><category term='star wars'/><category term='kemal sunal'/><category term='Medya'/><category term='barcelona'/><category term='msn'/><category term='Tetris'/><category term='Amerikan Futbolu'/><category term='Reggie Miller'/><category term='true blood'/><category term='beatbox'/><category term='mga yalansin olm'/><category term='jo'/><category term='Yeteneksiz'/><category term='Beşiktaş'/><category term='colin kazım'/><category term='san antonio spurs'/><category term='los angeles lakers'/><category term='verdasco'/><category term='gators'/><category term='kaçırma onu oradan'/><category term='antalyaspor'/><category term='grafik'/><category term='sigara içen adam'/><category term='alabama'/><category term='tenis'/><category term='cenabet'/><category term='Sınav'/><category term='Bobby Robson'/><category term='anket'/><category term='midterm'/><category term='Fifa'/><category term='Ömer Üründül'/><category term='FM'/><category term='FourFourTwo'/><category term='Ronaldo'/><category term='orhan gencebay'/><category term='Anı'/><category term='Milli Takım'/><category term='olips'/><category term='Ice Tea'/><category term='blog'/><category term='iddia'/><category term='sponsor'/><category term='Sinema'/><category term='yuh'/><category term='Parfüm'/><category term='şifo'/><category term='Gudjohnsen'/><category term='florida'/><category term='transfer'/><category term='şarkı'/><category term='jordan'/><category term='basketbol'/><category term='EPL'/><category term='super bowl'/><category term='De Jong'/><category term='starship'/><category term='mezuniyet'/><category term='güzel film'/><category term='Hollanda'/><category term='grip'/><category term='vugrinec'/><category term='film'/><category term='İspanya'/><category term='series'/><category term='galatasaray'/><category term='koskoca alberti maymun etmişler'/><category term='tim tebow'/><category term='helal lan auburn'/><category term='thy'/><category term='beyzbol'/><category term='bilal'/><category term='carew'/><title type='text'>ÇALIMSIZ GOL</title><subtitle type='html'>ÇALIMSIZ GOL, OLMAZ! DIYENLERE INAT...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>154</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2005034492609083733</id><published>2011-03-06T16:00:00.001+02:00</published><updated>2011-03-07T17:52:38.649+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='san antonio spurs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boston celtics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='los angeles lakers'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='miami heat'/><title type='text'>NBA'de all star sonrası</title><content type='html'>Amerika'da olup, asistanlık görevlerinden dolayı gündemi geriden takip edn yazılarımla yine aranızdayım değerli okurlar. Bu sefer de üzerinden 15 gün geçtikten sonra bir all star yorumlaması yapayım dedim. Haydi hayırlısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010-2011 sezonunda aklıma gelen ilk şey, geçen yıl büyük bir grup nba hayranının aradığı San Antonio Spurs'un geri dönüşü oldu. Sadece batıda değil, bütün nba'i domine eden bir sezon geçirmekte olan spurs, Ginobili'nin sakatlıklardan kurtulmasıyla adeta şaha kalkmış görüntüsü vererekten ortalığı silip süpürüyorlar. Spurs hayranları ile beraber bu yıl playofflarda ne olacak bende meraklardayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/0c/Miami_Heat_timeout_vs_Wizards_2010.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="248" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/0c/Miami_Heat_timeout_vs_Wizards_2010.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Miami, mola sırasında. Koç pek beli olmuyor ama Lebron ortaya geçmiş takılıyor. Arroyo da bu adam nereye bakıyor diye yarışma açmaya dürtüyor insanı. Fotograf wikipedia'dan alınmıştır.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl şu an spursun rolünü üstlenmesi beklenen Miami Heat ise görece sönük bir sezon geçiriyor. tamam, doğu konferansında 3. sıradalar ama son 3 maçtır kaybediyorlar, ve kaybetmeye başladıkları zaman da bir türlü doyamıyorlar gibi görünüyorlar. Lebron James, Dwyane Wade ve Chris Bosh 3lüsü, namı diğer "The Heatles", anlaşılmayan bir şekilde ligde sönük kalıyorlar. Yine de unutmadan söyleyeyim, all star mvp ödülünü kobe'ye kaptıran, ve birebir bir kaç pozisyonda da direk Kobe tarafından eğlence konusu edilen Lebron James, Michael Jordan'dan sonra ilk defa all star maçında triple double yapmayı başardı, tebrik ediyoruz kendisini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boston Celtics geçen yıl finalde Lakers karşısında kaybettikten sonra doğu konferansında en önde koşarak dikkat çekiyor. Heyecanlı insan Doc Rivers'ın önderliğinde Spurs kadar parlak bir sezon geçirmiyorlar, ve doğunun favorisi olarak da gösterilmiyorlar ama hala diğer adaylardan daha emin adımlarla ilerliyorlar. Bir dip not olarak da, all star maçnda doğunun koçu Doc Rivers'dı, ve yanında toplam 4 tane Celtics oyuncusunu da maça götürmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak da geçen yılın şampiyonu Lakersa gelelim. Dördüncü all star mvpsini de kazanan Kobe, yine her zamanki gibi sahaya koy nası olsa bulur yapcak birşeyler mantığıyla oynuyor, yapıyor da. Andrew Bynum kaç sezondur olduğu gibihala sakat, iyileşince bakalım ne olacak. San Antonio ve Dallas batıda daha iyi bir sezon geçiriyor görünseler bile, Phil Jackson yine bir 3lü patlatır mı diye insanlar hazırda bekliyorlar. 3. ardarda şampiyonluk, Phil Jacksonun son sezonu gibi sebepleri de katarsak, Lakers için bu sezonun önemi büyük. Bekleyip olanları göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine kısa, öz ve bir o kadar da sığ yorumlarımla, olayın membaından seslendim sizlere. Esen kalın efendim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2005034492609083733?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2005034492609083733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2005034492609083733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2005034492609083733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2005034492609083733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/03/nbade-all-star-sonras.html' title='NBA&apos;de all star sonrası'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3199894359473675992</id><published>2011-02-26T09:52:00.000+02:00</published><updated>2011-02-26T09:52:40.525+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='super bowl'/><title type='text'>Super Bowl XLV</title><content type='html'>Geç oldu biraz...&lt;br /&gt;Ama güç olmasın.&amp;nbsp;Bir de hatırlatmaları yaman twitterdan yapmasın yok tivitırım benim. Neyse konuya girelim.&lt;br /&gt;Superbowl 2011, neresinden başlasam bilemiyorum. Ama değinmek istediğim konular sırasıyla, 2011 sezonu, beklenen takımlar ve superbowlun kendisir. Başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/BFAVREVIKE.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/BFAVREVIKE.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Fotoğraf wikimediadan alınmıştır&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;2011 sezonu aynı NCAA Division-I futbol liginde olduğu gibi, herkesin gözlerinin üstünde olduğu takımların hayal kırıklıkları ile başladı. Brett Favre bilmem kaç yılın ardından, ve geçen yıl playoff yarı finallerinde SuperBowl 2010 galibi olacak olan New Orleans Saints'e adeta böyle de kaybedilmez, şans bu kadarı da dedirtecek bir mağlubiyetten sonra bu yıl kaybetmenin 101 yolunu gösterdi. Takımında Percy Harvin, Adrian Peterson, Toby Gerhart gibi yıldızların olmasına aldırmayarak, takımın sezonu 6-10'luk seri ile division sonuncusu olarak bitirmesini sağlayıp sonunda emekli oldu.&lt;br /&gt;Bir diğer hayal kırıklığı da Peyton Manning idi. Geçen yıl Superbowl oynayıp kaybeden bu takımın da bu kadar kötü olmasını kimse beklemiyordu ama, neyse oldu işte.&lt;br /&gt;Yeni draft edilmiş, üniversite futbolunun yıldız quarterbacklerinden Sam Bradford, Colt McCoy ve Tim Tebow'dan hiçbirisi playoffları göremezken, zaten sadece Sam Bradford düzenli olarak oynama şansı bulabildi.&lt;br /&gt;Playofflara geldiğimizde herkes tek bir şampiyon adayında kilitlenmişti, New England Patriots. Tom Brady'nin geçirdiği mükemmel bir sezon sonrasında gelecek şampiyonluğu beklemeye koyulmuştu herkes. Ancak playofflarda New York Jets herkesin apışıp kalmasına sebebiyet verecek bir galibiyetle New Englandı superbowl yarışının dışına iteleyiverdi.&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/25/TomBrady.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="305" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/25/TomBrady.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Tom Brady'nin fotoğrafı da Wikimediadan Alınmıştır. kendisinin Gisele Bündchen ile evli olup, 1 de çocuk sahibi olduklarını belirtmeden geçemeyeceğim.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;New England dışarıda kaldıktan sonra kalan takımlar arasından Chicago ve Pittsburgh favoriler olarak görünüyordu. Ama bu yıl beklenmedik bir yükselişle SuperBowl favorileri arasında gösterilen Chicago da Green Bay engelini aşamayıp daha sonra yarış dışında kalacaktı. Böylece SuperBowlda karşı karşıya gelecek takımlar Green Bay Packers ve Pittsburgh Steelers oldu.&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Super Bowl başlar başlamaz&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: 19px;"&gt;ilk çeyrekte üst üste 2 TD'ı Green Bay'e altın tepside sunan Steelers, son çeyreğe kadar bu hatalarını toparlamaya çalışsa da, ve hatta maçın bitimine dakikalar kala maçı lehine çevirme fırsatını yakalasa da bu şansını değerlendiremeyince, Super Bowl şampiyonu Aaron Rodgers ve Green Bay Packers oldu. 17 yıllık Brett Favre döneminin gölgesinde quarterback pozisyonuna geçmiş olan Aaron Rodgers'da Green Bay'e getirdiği şampiyonluk ile kendi döneminin başladığını herkese hatırlatmış oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: 19px;"&gt;SuperBowl, iyi güzel ama eee derseniz, şöyle birkaç bilgi vereyim sizlere. Super Bowl XLV sadece amerika birleşik devletlerinde 111 milyondan fazla izyici topladı. Bu sayı amerika tarihinde bir yayının izleyici kitlesi sayısı olarak en fazla olma özelliğini taşıyor. 3 dakikalık bir reklam FOX tarafından 3 milyon dolara satılıp, reklam slotlarının yüzde doksanı bir önceki yılın ekim ayına kadar satılmıştı. Ek olarak Super Bowl yayını sırasında gösterilen reklamlar izleyicinin karşısına ilk defa çıkartılan özel reklam filmleri oluyorlar. Devre arasında herhangi bir maç gibi yorumcuların çıkması yerine stadyumda bu yıl Black Eyed Peas, Slash ve Usher'ın şovları boy gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: 19px;"&gt;Kısaca bir 4 saat daha(yazı değil, maçın kendisi) böyle geçmiş oldu. yaklaşık 1 ay gecikmeyle yazdığım bu yazıdan sonra umarım çok gecikmeden NBA All Star maçını değerlendirmeyi kendime bir ödev bilirim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: 19px;"&gt;Haydi iyi geceler...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3199894359473675992?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3199894359473675992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3199894359473675992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3199894359473675992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3199894359473675992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/02/super-bowl-xlv.html' title='Super Bowl XLV'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7056857684711772360</id><published>2011-02-19T15:23:00.001+02:00</published><updated>2011-02-19T15:28:45.587+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Çalımsız Gol Geleneksel Anket Sonuçları Postu</title><content type='html'>Sevgili dostlar, sizlerle bir anketin daha sonuna gelmenin haklı gururunu ve duygusallığını, şu anda dışarıda üstümüzde dolaşan yağmur bulutlarındaki su tanecikleri misali tüm yükümle bir yağmur bulutu gibi taşıyorum. Kâh aburcubur, kâh dünya kupası, kâh türk sinemasından bahsettik. İkilemlere düştük,  en doğru kararı vermek için geceler boyu hangi oyu vereceğimizi düşündük. Oluşturduğumuz kamuoyunun milyonlar üzerindeki etkisinin bilncinde hareket ettik. İnce eledik, sık dokuduk. Az az, sık sık yedik. Formumuza dikkat ettik. Ve bugün itibariyle 12. anketimizi bitirip 13. anketimizde de yol almaya başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen anketimizde merak ettik ve sorduk. Sizce hangi takım en kötü başladı dedik. Benitez sonrası yerli malına yönelen Liverpool mu, PSV'den 10 yiyen Feyenoord mu, Ranieri'nin lanetine haiz olan Roma mı, ŞL finalinden küme düşme hattına adlı performansıyla Bayern mi, yoksa "yemişim hocasını sana bişey olmasın" mantığıyla yıllarca şampiyon olup hoca değiştiren ve en sonunda layığını bulan Lyon mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılım beklediğimiz düzeydeydi. Ben kendi adıma bir oy verdim. Günan da vermiştir diye tahmin ediyorum. Bunun dışına 12 tane daha oy geldi. Buradan o 12 kişiye sesleniyorum. Sizler olmasanız dünya çok daha kötü bir yer olurdu. Sizlere minnettarım. Aynı performansı sizden bu seferki oylamada da bekliyorum. Ve sonuçlara geçiyorum. Daha popüler olması sebebiyle de olsa gerek Liverpool oyların %57'sini alarak ankette açık ara birinci oldu. Kendilerini kutluyoruz. Anketin sonucu kabaca budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LVGgQkb7b3w/TV_CK1stKUI/AAAAAAAAAUw/3CoGIykQgtg/s1600/psv600_HPPCV.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-LVGgQkb7b3w/TV_CK1stKUI/AAAAAAAAAUw/3CoGIykQgtg/s320/psv600_HPPCV.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5575388355177032002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;5 dakika daha oynansa maçın sonucu ne olur onu bilmiyoruz (H.Uluç)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kötü başlayanlardan Liverpool 6. sıraya kurulmuş durumda. Ve böyle de gideceğe benzer. Sunderland ve Bolton'a geçilmezse UEFA biletini en ön sıralardan kapar diye bekliyorum ben. Feyenoord ise klişe tabirle kötü gidişe dur diyemeyenlerden. Serseriliğine doyamayanlardan. Herifler (tabirimi affedin ama eşek yüküyle para almasını biliyorlar) 14(on dört). sıradalar. Ligin en az gol atanları sıralamasında 3. takım. Roma'da 8. likten öteye gidemiyor sevgili okurlar. Ama biraz geriye dönerseniz biz bunları zamanında söyledik. Sanırım hayatımda ilk defa "ben zamanında söyledim" durumunu yaşıyorum. Zevkli birşeymiş. Daha önce bu hazzı yaşamayanlara tavsiye edilir. Ama sanırım twitterda demiştim. Ve o hesap kapalı. O yüzden caps veya link veremiyorum. Ama zaten Ranieri'nin başarısız olacağını tahin etmek değil, başarılı olacağını tahmin etmek büyük başarı. Adam zaten genelde başarısız oluyor. Bayern ise kötü gidişe dur diyenlerden diyebiliriz. Adamlar 3.'lüğe kadar çıktı. Daha ne olsun. ŞL vizesi alınca da sezonu bitirirler. Lyon ise ankette aldığı bir adet oyu da "alın size kapak olsun" dercesine yüzümüze çarpıp, 2. sıraya oturmuş durumda. Fakat Fransa Ligi'nin başdöndürücü dinamikleri içerisinde 2 hafta tökezleyip tekrar krize girmesi beni şaşırtmaz. Bu da Fransa Ligi'nin cilvesi diyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-gVcsmm6d6yU/TV_EO_3M3uI/AAAAAAAAAU4/ILymVz530kk/s1600/shearer.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 234px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-gVcsmm6d6yU/TV_EO_3M3uI/AAAAAAAAAU4/ILymVz530kk/s320/shearer.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5575390625648140002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni anketimize gelince sevgili dostlar. Bu ankette ergenliğimize damga vuran forvet abilerle alakalı hazırlanmış bir anket. Ronaldo'nun da bırakmasıyla artık devrimizi simgeleyen 3-4 abi dışında tutunacak dallarımız kalmadı. Hepsi gitti. Gidenler arasından hangisi daha çok özlendi diye bir anket bu da? Ben kendi hesabıma Shearer diyorum sevgili dostlar. Sizi bilemem tabi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7056857684711772360?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7056857684711772360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7056857684711772360' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7056857684711772360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7056857684711772360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/02/calmsz-gol-geleneksel-anket-sonuclar.html' title='Çalımsız Gol Geleneksel Anket Sonuçları Postu'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-LVGgQkb7b3w/TV_CK1stKUI/AAAAAAAAAUw/3CoGIykQgtg/s72-c/psv600_HPPCV.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3686346104233721816</id><published>2011-02-14T21:36:00.000+02:00</published><updated>2011-02-14T21:36:27.864+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fifa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ronaldo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Elveda Silva, Elveda No.9, Elveda Ronaldo</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-2K1_xvVBaI8/TVmBQaYfcLI/AAAAAAAAAUA/YP-rIFmh9iY/s1600/r006.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 234px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-2K1_xvVBaI8/TVmBQaYfcLI/AAAAAAAAAUA/YP-rIFmh9iY/s320/r006.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573628132807635122" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Hafif dişleklik insanlara yakışabiliyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;PSV yıllarını bilmem ama Barcelona'da geçirdiği o müthiş sezonla tanıdım ben bu adamı. İki kişinin içinden geçerek &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=5JKf78lVorg&amp;amp;feature=player_detailpage#t=32s"&gt;attığı gol&lt;/a&gt; ile de hayran oldum. Ama nasıl diyim özel bir hayranlık değildi o zaman Ronaldo hayranlığı. Şimdi nasıl Messi'ye hayran olmak çok sıradan birşeyse Ronaldo'ya hayran olmak da o zamanlar öyleydi. Yani zaten bilirdin ki, o en iyidir ve istese hepimizi döver. O yüzden görece daha az parlamış kıyıda köşede kalmış adamlar üstüne yoğunlaşırdık. Bu yüzden ben Shearer'ı daha çok severdim. Kimisi Batistuta severdi. Kimisi Zola. Ha diyeceksin ki bunlar nasıl kıyıda köşede kalmış adamlar. İşte Ronaldo'ya göre kıyıda köşede kalıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu en büyük olma durumu o dönemki Fifa serileri tarafından da tescillenmiştir. Fifa 98'de ve 99'da en pahalı adam değil miydi? Fifa 98'de seçtiğimiz takımda tüm adamları satıp Ronaldo + 10 tane Malezya Ligi'nden kelepir adam alarak, Difficulty:Amateur ayarında saatlerce gol orgazmı yaşadığımız günleri ne çabuk unutuyoruz sevgili okurlar. Siz yapmadıysanız bile o sizin kayıbınız, ben yaptım. Bir sezonda 100 gol atan adam mı olur? Hadi onu geçtim. Bir insanda bunu Fifa'da yaptıracak sabır mı olur? 14 yaşında o sabır oluyor işte değerli "single'da Fifa, multide PES'çi" okurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken bu adam dedi ki ben Barcelona'dan Inter'e gitmek istiyorum. O dönemde Inter bir futbolcu öğütme fabrikası. Ve ben Inter'e giden her adama şaşkınlıkla hayretle bakıyordum. Bu kadar cenabet, uğursuz bir takıma insan nasıl giderdi? O zamanlar aklım yatmıyordu. Ama Talih Kuşu filminden de bildiğimiz gibi "paranın yüzü sıcaktır" sevgili azıcık aşım ağrısız başım okurlar. Ne olduysa ondan sonra oldu. Tekmeler havada uçuştu, kan gövdeyi götürdü ve bizim eleman asfaltta yürüyemez hale geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5K35tencQ9E/TVmDrZFO-kI/AAAAAAAAAUI/tc4Ywws0VNs/s1600/ronaldo.jpeg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 158px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-5K35tencQ9E/TVmDrZFO-kI/AAAAAAAAAUI/tc4Ywws0VNs/s320/ronaldo.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573630795338152514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Inter günlerinden efsane reklam ve slogan: Kontrolsüz güç, güç değildir. 4. sınıfta daha iyi anladım bu lafı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte asıl beni Ronaldo'ya hayran bırakan şey orada başlar. Bu adam küllerinden doğdu. Bambaşka bir futbolcu oldu. Eski hızı yoktu. Ama daha fazla gol atar oldu. Eskisi kadar dripling yapmıyor, top sürmüyordu ama Jardel'den kaptığı birtakım özellikler sayesinde çift vurup tek sayar oldu. Bunu yapabilmektir işte büyük mesele. Örnek vermek gerekirse Michael Owen. Ne hale getirdi sakatlıklar adamı. Dönemedi adam resmen. Seneye Balcburn'a yedek forvet olarak alsalar, hiç şaşırmam. Maalesef durum bu. Yoksa çok sevdiğim bir adamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sakatlıktan sonra da Ronaldo abimiz ne yaptı? Gitti takımına Dünya Kupası aldırdı. Benim açımdan bir adama efsane futbolcu demenin en net kestirme ve tartışmasız yolu. Milli takımına dünya kupası aldırmak. Pele yaptı. Maradona yaptı. Cruyff ucundan döndü. Zidane 98'i saymayalım hadi, 2006'da kıyısından döndü. Ve Ronaldo 2002'de yaptı. O olmasa alabilirler miyidi Dünya Kupası'nı? Bence alamazlardı. İşte Messi'nin büyük ihtimalle yapamayacağı şey bu olacak. Keşke yapsa. Ondan çok ben isterim (!). Ama bu şartlarda çok zor. Neyse en azından Şampiyonlar Ligi aldı. Çünkü maalesef Ronaldo abimiz ŞL alamadan bize elveda dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ronaldo'yla ilgili son notum: Sanırım 2002 veya 2003 yılında 9 numaralı altın sarısı Brezilya formasını sırtıma geçirip düğüne gitmişliğim vardır. O derece...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3686346104233721816?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3686346104233721816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3686346104233721816' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3686346104233721816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3686346104233721816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/02/elveda-silva-elveda-no9-elveda-ronaldo.html' title='Elveda Silva, Elveda No.9, Elveda Ronaldo'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-2K1_xvVBaI8/TVmBQaYfcLI/AAAAAAAAAUA/YP-rIFmh9iY/s72-c/r006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-669283199459673349</id><published>2011-02-14T01:08:00.002+02:00</published><updated>2011-02-22T07:28:47.258+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='izlenmeyecek filmler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>İzlenmeyecek filmler 2- Did you hear about the morgans</title><content type='html'>Spor ile alakalı bir yazımdan sonra, yer yer tıkanıp yazmanın zorlaştığını gördüm. Bu hafta da super bowl ile ilgili yazı yazmayı düşünüyordum ama, hem ntvspor'daki haber yorumları karşısında daha ne diyeyim dedim, hem de anlamıyorum arkadaşım o kadar amerikan fibtolundan, ne yapayım?&lt;br /&gt;Tekrardan izlenmeyecek filmlere dönecek olursak, bu hafta sizlerle Hugh Grant ve Sarah Jessica Parker'ın oynadığı bir filmle buluşuyoruz. South Park izleyip, bayan Parker'a verilip veriştirilmesine şahit olup da gidip tekrardan bu filmi izleme konusunda da kendime ne diyeceğimi bilemiyorum. İtici bir kadın. Özel bir sebep koyamıyorum ama, yok...&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ztUFWCoPnds/TWNJdXrrVyI/AAAAAAAAAIQ/KvVlai_qA5k/s1600/did_you_hear_about_the_morgans_06.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="242" src="http://4.bp.blogspot.com/-ztUFWCoPnds/TWNJdXrrVyI/AAAAAAAAAIQ/KvVlai_qA5k/s320/did_you_hear_about_the_morgans_06.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="font-size: medium; margin-bottom: 0.5em; margin-left: auto; margin-right: auto; padding-bottom: 6px; padding-left: 6px; padding-right: 6px; padding-top: 6px; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="font-size: 13px; padding-top: 4px; text-align: center;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;filmin en heyecanlı sahnesi, ama malesef ayı karnını doyuramıyor...&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Filmin konusuna gelince, bir çift var, erkek aldatıyor, sonra pişman oluyor, sonra bir adam ölüyor, bunlar kaçıyor, ayı geliyor, vs. vs. Gereksiz yani.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kısa bir özat geçecek olursak:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Filme verdiğim not: yanarım harcadığım zamana&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tavsiyeler: Kaçın kurtarın kendinizi...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-669283199459673349?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/669283199459673349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=669283199459673349' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/669283199459673349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/669283199459673349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/02/izlenmeyecek-filmler-2-did-you-hear.html' title='İzlenmeyecek filmler 2- Did you hear about the morgans'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ztUFWCoPnds/TWNJdXrrVyI/AAAAAAAAAIQ/KvVlai_qA5k/s72-c/did_you_hear_about_the_morgans_06.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4621300076543333949</id><published>2011-02-03T20:28:00.000+02:00</published><updated>2011-02-03T20:28:46.599+02:00</updated><title type='text'>Üniversite futbolunda bu yıla bir bakış</title><content type='html'>BCS sona erip SuperBowl'a günler kalmışken, geçtiğimiz sezona hızlı birbakış atmak istedim. Sürprizlerle dolu bir yıl olduğu için yamana NCAA'e bahis oynama batarsın gibi duyumlar ulaşmış olabilir, bu konulara açıklık getireyim dedim.&lt;br /&gt;Önce beklenen gelişmelere bakalım. Bu yıl beklendiği gibi olan şeylerden bir tanesi ulusal şampiyonun yine SEC'den çıkmış olması. Bundan önceki 4 yıl olduğu gibi, Florida, LSU, Florida, Alabama'dan sonra 5. yıl da Auburn şampion olarak bilmiyorum ne kazandılar ama ilk 10da bitirmesi tahmin edilen takımların yarısı burada olduğu için pek de sürpriz olmadı. Adamlar oynadı, çatır çatır da şampiyon oldular. Diyecek birşey yok.&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.bcnn4youth.com/cam-newton-allegations.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="207" src="http://www.bcnn4youth.com/cam-newton-allegations.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Bu daha şampiyonluk kutlaması değil, düşünün artık...&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Belki de en acısı, Auburn'u şampiyonluğa sırtında taşıyan adamın, eski Florida oyuncusu Cam Newton olması. Tim Tebow'un varlığında 2. planda kalmış, sonra nasıl olduysa John Brantley tarafından bir şekilde gölgede bırakılmış, ama o da oynayamayınca Auburn'a gdip takımı şampiyon etmiş bir insan. Neyse, bu kısmı geçelim.&lt;br /&gt;Hayal kırıklıkları, ters köşeler, kim mi şaşırttı insanları bu yıl. Sene başında herkese sorup, bir sıralama çıkartıyorlar. Bu yıl bu sıralamada ilk 10 tamamen darmadumandı. Kim mi? Alabama, Texas, Florida. geçen yıl bütün ligi kasıp kavurmuş, sadece birbirlerine yenilebilme ihtimali olan takımlardı bunlar. Ama bu yıl gelen bir tokatladı geçen iki. Rezil oldular kısaca.&lt;br /&gt;Bu sebeptendir ki bu adamlara bahis oynanmaz. Öğrenci değilmi hepi topu bunların. Neyse, başka zaman da eğer canım isterse daha kısa ve daha da sığ bir bakış atabilirim NCAA basketbola ama orada da bu yıl şampiyon olacak denilen Duke bir iki tokat yemişti en son. Neyse, göreceğiz.&lt;br /&gt;bir sonraki yazıma kadar, esen kalın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4621300076543333949?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4621300076543333949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4621300076543333949' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4621300076543333949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4621300076543333949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/02/universite-futbolunda-bu-yla-bir-baks.html' title='Üniversite futbolunda bu yıla bir bakış'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2346618072540193969</id><published>2011-01-20T00:17:00.000+02:00</published><updated>2011-01-20T00:17:17.665+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>güzel film - the green hornet</title><content type='html'>Yaman başlangıçta futbol blogu olarak düşünmüşse de, futboldan millerce(dikkat edin, kmlerce değil) uzak olan ben izlediğim izlemediğim filmler hakkında yorumlarımla katılıp, çalımı ile uğraşmadan yaman'a bir gol de ben atayım diyorum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_yV6svI3r_8M/TSi8Je9uPiI/AAAAAAAACkc/h6o8VlfQ-5A/s1600/green_hornet2_op_800x798.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="319" src="http://2.bp.blogspot.com/_yV6svI3r_8M/TSi8Je9uPiI/AAAAAAAACkc/h6o8VlfQ-5A/s320/green_hornet2_op_800x798.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer yazacağım film gerçekten güzeldi. Sanırım bu filmin güzel olmasının sebebi de tavsiyelere kulak asmadan kendim filmi seçip izlemiş olmam. Demek ki kendim söz konusu izleyici kendim olunca, filmden anlayan tek insan da ben oluyorum...&lt;br /&gt;The green hornet. Kabaca filmin konusunu verelim.&lt;br /&gt;Şimdi idealist ama çok zengi bir gazeteci var.&amp;nbsp;Gazeteci fazla idealist, ailesi kendisinin pek hayrını görmüyor ama bol bol parası var. Bir de oğlu var. Bu oğlan da tam insanların kafasındaki amerikalı profili. Aklım kısa, parası bol, işe yaramaz, sabaha kadar parti parti parti oh yeah. Sonra bir de kahveye yaprak çizen bir çinli var. Bunların birsürü arabası var. Bir de bişeynofski var. Daha ötesi baya karışık, genel hatlarını anlamadım sormayın. Gidin izleyin filmi işte. Haa bir de Cameron Diaz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazının özetini de isteyen olursa ahanda şu iki satırı arz ederim sizlere:&lt;br /&gt;Filmin notu: İyidir işte.&lt;br /&gt;Tavsiye: İyi dedik ya daha ne diyelim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2346618072540193969?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2346618072540193969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2346618072540193969' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2346618072540193969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2346618072540193969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/01/guzel-film-green-hornet.html' title='güzel film - the green hornet'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_yV6svI3r_8M/TSi8Je9uPiI/AAAAAAAACkc/h6o8VlfQ-5A/s72-c/green_hornet2_op_800x798.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4077283288895741405</id><published>2011-01-13T08:52:00.000+02:00</published><updated>2011-01-13T08:52:32.473+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='colin kazım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kazım neyi öpmüş?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs037.snc3/12468_214018686328_104283936328_4435500_2615101_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://photos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs037.snc3/12468_214018686328_104283936328_4435500_2615101_n.jpg" width="283" /&gt;&lt;/a&gt;Fenerbahçe Colin Kazım'ı satmış dediler. Havalara uçtum desem yeridir. Oynadığı 2 maçın birisinde zaten iyi oynamayan takımı 10 kişi oynamak zorunda bırakacağına hiç oynama şansı olmasın, tertemiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra galatasaraya geçince, yok çocuğu olacakmış, hagiye söz vermiş insan olacakmış birsürü laf dolanıyordu ortada. Acaba adam olacak mı, içimizde mi kalacak dedim. 2 güne kalmadı, ben zaten fenerbahçeyi hiç sevmezim, zaten formasını da öpmemiş de hebele hübele. Noluyoruz demeye kalmadan çıkardı koydular ortaya zaten. Sanırım armayı öpmedim demiş, ama neyse onu da öpmüştür ya da öpmemiştir bilmem.&lt;br /&gt;Arkadaşım futbolunu oyna, ligde 2 maçta &amp;nbsp;utandır seni satan takımı, ondan sonra ne açıklama yaparsan yap. Yok neymiş söz vermişmiş. O laflarından sonra daha da sevindim yolladığımıza. Bundan sonra da 3 vakte kadar pascal nouma olur, tombala çekmeye başlarsa şaşırmam.&lt;br /&gt;Patlar ya da patlamaz galatasaraya, bence oh be kurtulduk şu adamdan sonunda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4077283288895741405?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4077283288895741405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4077283288895741405' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4077283288895741405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4077283288895741405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/01/kazm-neyi-opmus.html' title='Kazım neyi öpmüş?'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-9094799503054148661</id><published>2011-01-10T17:57:00.001+02:00</published><updated>2011-01-20T00:17:56.982+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='izlenmeyecek filmler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>İzlenmeyecek filmler-1</title><content type='html'>Bir işe yaradığım yok, en azından insanları bu dertten kurtarayım dedim. Bu düşünce çerçevesinde ilk bahsedeceğim film de ntvmsnbc'nin 2010un en iyi filmleri listesine aldığı(arkadaşın yalancısıyım ben, imdb 2008 diyormuş filme aslında) isveç yapımı "Let the right one in" adlı film.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://wemadethis.typepad.com/.a/6a00d83451c2d869e201156f3d8349970c-800wi" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://wemadethis.typepad.com/.a/6a00d83451c2d869e201156f3d8349970c-800wi" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Film hakkındaki yorumun: İzlemeyin. Bu kadar.&lt;br /&gt;Ayrıntı istiyorsanız, sözümü dinlemeyip kaşınan insanlar varsa diye spoyler vermeyelim yine. Sadece 12 yaşındaki bir çocukla aslında 1200(+-1200) yaşında olan 12 yaşındaki bir vampirin aşk hikayesi. Hani derler ya, kalpleri ısıtan bir hikaye, değil bu. İlki vampirle insan aşk yaşıyor, ikincisi çocuk lan daha bunlar ne aşkı.&lt;br /&gt;Aşk olsa bile, neresi kalpleri ısıtacak.&lt;br /&gt;Filme verdiğim not: "cacık olmaz"&lt;br /&gt;Tavsiyelerim: "İzlemeyin"&lt;br /&gt;Uyarı: "Ben sinemadan anlamam..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-9094799503054148661?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/9094799503054148661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=9094799503054148661' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9094799503054148661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9094799503054148661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/01/izlenmeyecek-filmler-1.html' title='İzlenmeyecek filmler-1'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3485164667051668882</id><published>2011-01-06T07:56:00.001+02:00</published><updated>2011-01-06T07:56:36.492+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prömiyer lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Procrastination</title><content type='html'>&lt;p&gt;Gecenin bu saatinde demek mantıksız olur, zira burada saat henüz 12.46…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İş güç var, yapmıyorum. Geziniyorum internette. Sonra aklıma geldi, bunun adı buydu mu diye?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Açtım hemen baktım sözlükten (lügat diyesim geldi acayip, neyse) oyalanmak imiş. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Yuh dedim unutmuşum bunu bile, gerçekten de buralarda insanlar hafiften kelime kelime kaybedebiliyorlarmış dillerinden, neyse…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sonra nereden geldiyse aklıma ingiltere ligi geldi. Aykut belki hatırlar, Salih ile yaptığımız fifa 99 Newcastle-Liverpool maçları geldi…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Napıyor bu adamlar dedim açtım baktım, Liverpool 12. sırada, Newcastle 8. sırada. Newcastle daha geçen sene premier lige çıkmadı mı? Daha doğrusu ne oluyor Liverpool’a, artık yalnız mı yürüyorlar. Gerrard yaşlandı mı, Torres’in ayaklarına lanet mi okundu. Bu yıl Milli takımda da kendisi pek birşey yapamadı zaten. Hatta ve hatta, takım kadrosunda pokemon bulunduran bir takım nasıl olur da düşme hattına 3 ok atımı mesafede olur?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İşte böyle, anlatın şimdi…&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3485164667051668882?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3485164667051668882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3485164667051668882' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3485164667051668882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3485164667051668882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2011/01/procrastination.html' title='Procrastination'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1156296811110415601</id><published>2010-11-05T12:05:00.001+02:00</published><updated>2010-11-05T12:15:43.308+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Porto - Beşiktaş : Ne yalan söyliyim zevkli maçtı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TNMyz1FtDPI/AAAAAAAAAS8/6-KokBzrTc4/s1600/20_ZKE6D_580x410.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 314px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TNMyz1FtDPI/AAAAAAAAAS8/6-KokBzrTc4/s320/20_ZKE6D_580x410.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5535824232974191858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sık maç izlemediğim için  bugün izlediğim Porto-Beşiktaş maçının yazısını yazmadan edemeyeceğim. İlk yarıda hiçbir varlık gösteremeyen bir misfair takım ve boş tribünlere oynamasına rağmen gole daha yakın bir ev sahibi izliyorduk. Daha sonra Hakan Arıkan'ın penaltı ikramı geldi. Hakan Arıkan'ı yan toplarda yaptığı hatalı çıkışlarlar tanıyoruz. Fakat penaltı pozisyonunda bir yan topta yoktu. Çıkış gerektiren bir toptu. Fakat yan top değildi. Yine hatalı taraf oldu ve takım 1-0 geriye düştü. İlk yarı böyle bitecek derken, hakikaten de öyle bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda ise daha derli toplu bir takım vardı sahada. Daha gidişli gelişli bir maç yaşarken, İbrahim Üzülmez ile didişen 10 numaralı Porto'lu futbolcunun kırmızı kartı görmesi Beşiktaş baskısını bir üst seviyeye çıkardı. Peki ikinci yarıda ne oldu da takım daha derli toplu oynamaya başladı. Herks Tabata çıktı böyle oldu diyor. İnanırım. Ama madem böyle bir durum var. Tabata'ya bir ayar çekmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse taktikten teknikten ziyade asıl ekşının yaşandığı dakikalara gelelim. Önce Nihat'ın jeneriklik golünden başlayalım. O sırada twitter'a baktığım için golü tam anlamıyla canlı gördüm denemez. Canlı duydum. Daha sonra tekrarını izlediğimde Nihat'ın eski günlerini anımsadım. Bu adam hep böyle güzel şutlar çekerdi eskiden. Daha sonra Bobo ve Ersan'lı pozisyonlar var. Ama öncesinde Toraman'în gördüğü kırmızı kart. Toraman o kartı yemese maçın lehimizde devam etme süresi biraz daha artar ve Porto'nun direncinin kırılma ihtimali artardı. Fakat maçın pozisyonu Bobo'nun yarı sahadan denediği aşırtma şut pozisyonu. Gol olsa Nouma'nın Dinamo Kiev'e attığı dolün bir 30 metre geriden atılmışı gibi olacaktı diyebiliriz. Ama üst direk izin vermedi. Daha sonra Porto'nun İbrahim ve Guti'nin kardeşi yaşındaki hocası Villas Boas birkaç değişiklikle takımı toparladı. O ara yaşanan pozisyonda, ofsayt mıydı değil miydi diye duraklarken falan hop birden top kaleciyi geçip kaleye doğru yönelmeye başladı, hem de havadan. Orada topa uçan Ersan topu çizgiden çok nefis çıkardı. Ersan olsun, İsmail olsun, Necip olsun, kaleci Cenk olsun bunlar geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Umarım bir Serdar Topraktepe, bir Yasin Sülün, bir Batuhan olmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş zevk verdi. Gruptan çıktığımız zaman Avrupa'da bizi daha da zevkli maçlar bekliyor. Ama ligi bilemem tabi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1156296811110415601?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1156296811110415601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1156296811110415601' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1156296811110415601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1156296811110415601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/11/porto-besiktas.html' title='Porto - Beşiktaş : Ne yalan söyliyim zevkli maçtı'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TNMyz1FtDPI/AAAAAAAAAS8/6-KokBzrTc4/s72-c/20_ZKE6D_580x410.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4626021764762874506</id><published>2010-11-02T00:38:00.000+02:00</published><updated>2010-11-02T00:38:00.222+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Düz Adam vs Uyku</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0in; font-family: georgia; font-size: 11pt; text-align: justify;" lang="tr"&gt;Saat henüz 10.30 olmasına rağmen uykusu gelmiş ve kafasında çay ve kahve içme seçeneklerini ciddi ciddi düşünür olmuştu. Çayın içimi kolaydı, hafifti. Ayrıca tercihen bisküvi bandırılabilme özelliğini de beraberinde getiriyordu. Kahve ise daha kuvvetli bir uyarandı. İnsanın adeta psikolojisini değiştiriyor, sakinleştiriyor, iyimser hallere büründürüyordu. Fakat, mideyi yorduğu ve tabiri caizse bir hallaç pamuğu gibi şeyettiği gerçeği yadsınamazdı. Hallaç pamuğu neydi ve deyim içinde nasıl kullanılıyordu. Sallanır mıydı? Hallaç pamuğu gibi salladı. Silkeledi. Yok yok, hallaç pamuğu gib attı. Attı derken? Hallaç pamuğu da "çantada keklik mi sandın" deyimi gibi nereden türediği belli olmayan bir deyim değil miydi? Peki bilmediğimiz deyimleri bu kadar sık ve olur olmaz kullanma ısrarı nereden geliyordu?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: georgia; font-size: 11pt; text-align: justify;" lang="tr"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: georgia; font-size: 11pt; text-align: justify;" lang="tr"&gt;Bir ihtimal daha vardı, o da uyumak mı dersindi. Evet en faydalı, en rahat ve en çok arzu edilen ihtimal uyumaktı. Saate şöyle bir baktı ve kafasında daha önce 100 lerce kere çakmış olan o parlak fikir bir kez daha en mantıklı seçenek olarak, mantığının reddedemeyeceği bir biçimde zafere doğru emin adımlarla ilerlemeye başladı. "Şimdi yatayım sabah erken kalkar çalışırım" yalanı, bir kez daha iradeyi ele geçirmiş, uykunun yanında saf tutmuş ve bir gencin ödevlerini, sınavlarını meçhule doğru sürüklemişti.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: georgia; font-size: 11pt; text-align: justify;" lang="tr"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: georgia; font-size: 11pt; text-align: justify;" lang="tr"&gt;Yatağa yöneldiğinde hafiften uyku teşrif etmeye başladı bile. Yatağa yattığında Keremcem ve 9-15 yaş arası çocukların mutualist ilişkisini düşündü. Mutualist miydi, yoksa tek taraflı mıydı (onun adı neydi lan) ona tam karar veremiyordu. Çocuklar Keremcem hayranlığı ile Keremcem'e büyük paralar kazandırmıştı. Fakat Keremcem çocuklara ne kazandırmıştı? Asıl sorgulanması gereken nokta buydu? Sonra birdenbire, ne y.rrak kafalı adamım diye düşündü. Boş vakitlerinde böyle mal mal düşüncelere dalıp işine gücüne zerre kıymet vermeyen bir adam olduğu için sitem etti içten içe. Sıra kendini işine vermeye geldiğinde beyin reflex olarak kendini korumaya alıyor ve doğrudan uyku moduna geçiyordu. Yani kısacası, alışmadık götte don durmuyordu sevgili okurlar. Bir başka zamanda alışmadık götün don ihtiva edememesi durumunu inceleme kararı aldı. Ne de somut ve kolay anlaşılır bir örnekti. Halbuki çantada keklik, ya da hallaç pamuğı gibi lokal benzetmelerin ileride globalleşme ihtimali ne kadar zayıftı. Son düşündüğü buydu sanırım. Bana 6 saat yeter diyerek saati sabah 5'e kurdu ve zıbardı...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4626021764762874506?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4626021764762874506/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4626021764762874506' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4626021764762874506'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4626021764762874506'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/11/duz-adam-vs-uyku.html' title='Düz Adam vs Uyku'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8803735390977859437</id><published>2010-11-01T00:03:00.000+02:00</published><updated>2010-11-01T00:03:56.192+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşar'/><title type='text'>Yaşar'ın Esirinim Albümü Çalarken Oradaydım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TM3jVGUz6oI/AAAAAAAAAS0/-f8YfWl5L3Y/s1600/yasar-esirinim-1999.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 310px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TM3jVGUz6oI/AAAAAAAAAS0/-f8YfWl5L3Y/s320/yasar-esirinim-1999.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5534329468722866818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sene 98-2001 arasi bir seneydi ve ben yine pentium II 300 MHz bilgisayarımın başındaydım. Yıllar geçtikçe, geçmişte olan olayların oluş zamanı hakkındaki bilgimin giderek daha geniş bir zaman dilimine yayıldığını farkediyorum. Ne mi demek istiyorum? Mesela birazdan anlatacağım zaman dilimi ortaokul yıllarima denk geldiği için 98-01 tarihini rahatça verebiliyorum. Ama eğer ortaokul verisi kafamda olmasa, muhtemelen 95-2000 arası diyecektim. Lisede olduğunu hatirladığım olayları 2001-2004 arası diyebiliyorum. Çok nadir biçimde lise yılını hatırlıyorsam net yıl verebiliyorum. Ama yakın tarihte olan olayların ben üniversite 2'deyken mi 1'deyken mi olduğu hakkında inanin çok az fikrim oluyor. Bu sebeple genelde 2004-2009 arasi diyerek işin tarih kismini geçistiriyorum. Peki ya bundan sonrası sevgili okurlar. Kuşkusuz bundan sonra verilecek tarihlerin kesinliği bundan öncesi kadar net biçimde tanımlanamayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium II 300 MHz bilgisayar o zamanın piyasasina göre çok hızlı olmasa da, abimin engin bilgisayar donanım bilgisi ışığında dizildiği için abimin deyimiyle parçalar çok uyumlu çalışıyor ve adeta bir pentium 500 MHz hızına, en azından zihinlerimizde, ulaşabiliyorduk. Ayrıca bilgisayarı  klavyede space tuşundan açıp kapatabilmek de o zamanlar çok az insana nasip olabilecek bir lükstü.  Bu yazıya baslama sebebim aslinda çok tırt. O zamanlarda dinlediğim bir albümü gördüm az önce harici diskimde ve o albümün adının içinde geçtiği fakat nerden geldiği ve nereye gideceği belli olmayan bir yazıdır bu.  Albümümüzün adı Esirinim. Ünlü bestekar, söz yazari, gitarist ve Adanalı Yaşar'in ayni adlı  olmayan eseri Esirinim. Adeta esiri olmuştuk o zamanlar o albümün diyerek zorlama gülümsemeli espirimi de yapıyorum değerli okuyucular. Neden ve  nasıl elime geçtiğini bilemeyeceğim. Ama şunu biliyorum ki, bir albümü çok dinleyip sevdiğinizde  1. sarki bittiğinde kafanızda 2. şarki çalmaya başlar ya. O şarki çalmazsa sanki şarki yarim  kalmis gibi hisssedersiniz ya. İşte ben ve Esirinim klasöründeki 11 adet mp3 uzantılı dosya böyle baglanmıştık birbirimize. Özellikle "Hasret Ayazlari" parçasıyla transa geçiyor, winamp'in albüm sonunda basa dönmemesi özelligi sonunda oluşan derin sessizlikle kendime gelebiliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşar ile bu münasebetimden sonra, yollarımız pek kesişmedi. Kendisini bir süre lise yıllarımda Beyaz Show'da Beyaz'la muziplikler yaparken gördüm. 5 senedir pek haber alamıyorum. Zaten Esirinim albümünden sonra ben takip mesafesini biraz açtım ve buna mukabil Yaşar da, daha az hit çıkarmaya başladi. Bazen hiç işim olmamasına rağmen aklıma şu soru gelir. Yaşar gibi zamanında piyasayı sallamış bir insan neden bu kadar durgunlaşır. Belki de 2000 yılı civarlarında başlayan ve sahil gitarcılarını hedef alan kamuoyu baskısı yüzünden olabilir. Sahil gitarcıları diye nitelendirebilecegimiz grup, 2000'lerin başında geldikleri nokta itibariyle Akdeniz Akşamları'ni milli marş yapıp bağımsizlıklarını ilan edecekken, öyle bir kampanya başladı ki, insanlar gitar çalmayı biliyorum demeye utanır hale geldi. Sınıfta, kantinde, dersanede, mahallede, akliniza gelebilecek her türlü ortamda sürekli bir Akdeniz Akşamları gitarcısı temalı geyik muhabbetleri bu türün de kabuğuna çekilmesine sebep oldu. Dikkat ederseniz Yaşar'in gerileme devri de bu gelişmelerden sonraya rastlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse o dönem bilgisayarımda olduğunu hatırladığım fakat albüm isimlerini hatırlamadığım Candan Erçetin ve Rafet El Roman albümlerinde emeği geçen tüm pop müzik emekçilerine ve tabi ki "Sevgili Sezen'e" buradan selamlarimi iletiyorum. Son olarak, Yasar sevdigimiz bir abimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Yasar Top 5'i yaparak bu postu kapatalim&lt;br /&gt;1- &lt;a href="http://fizy.com/#s/1lu6u1"&gt;Hasret Ayazlari&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2- &lt;a href="http://fizy.com/#s/1g4eg2"&gt;Seni Ezbere Aldım&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3- &lt;a href="http://fizy.com/#s/1l2lgr"&gt;Divane&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4- &lt;a href="http://fizy.com/#s/1lrjvi"&gt;Kumralim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5- &lt;a href="http://fizy.com/#s/1hxoh5"&gt;Birtanem&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8803735390977859437?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8803735390977859437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8803735390977859437' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8803735390977859437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8803735390977859437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/11/yasarn-esirinim-albumu-calarken.html' title='Yaşar&apos;ın Esirinim Albümü Çalarken Oradaydım'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TM3jVGUz6oI/AAAAAAAAAS0/-f8YfWl5L3Y/s72-c/yasar-esirinim-1999.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2901152074273963313</id><published>2010-10-26T23:45:00.002+03:00</published><updated>2010-10-27T19:51:45.747+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sigara içen adam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogu canlı tutalım beyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aykut giriyon mu oğlum internete hala'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günan çok zenci var mı orda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='berk niye yorum yapmiyon'/><title type='text'>Yorum isteyene işte yorum</title><content type='html'>Hakkıyla kafa yorup, yeni ve yaratıcı fikirler üretip bunları geliştirerek ve oturup daha sonra bunları uzun uzadıya yazarak maç yazıları ve futbol gündemini değerlendirebilen bir blog olamadık hiçbir zaman sevgili blogger takipçileri. Çaktırmadan da olsa bu iddayla yola çıktık belki de. Ama sonradan gördük ki, kolay değil bu işler. Oturup uzun uzadıya Nolberto Solano'nun hayatını da anlatabilirdik. Bunu yapması umuduyla bazı arkadaşları bloga yazar yaptık. Post makinesi diye aldık, fakat maalesef şarjı tükenmek üzere olan pos makinesi çıktılar. Neyse burada blogumuzun iç meselelerini reytinge meze yapacak değiliz. Zaten meze olabilecek birşeyler de yaşanmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat gönlüm elvermiyor değerli blogseverler. Bu blogun en son postunun atıldığı tarihi görünce yazasım geliyor. Ama zaten izlemediğim Beşiktaş maçı üzerine bir yazı yazmak bana çok anlamsız geliyor. Hangi amaca, hangi insana, ne faydası var? En başta kendi açımdan bakarsak bana hiçbir faydası olmadığını net biçimde söyleyebilirim. Neyse bu sebepten ötürü gündemi "45 yıldır sigara içen adam" modunda yorumlayacağım. İşte 45 yıldır sigara içen adama uygun gördüğüm fotoğraf ve eşsiz yorumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TMc8mgj81HI/AAAAAAAAASM/p1V36Imbnbg/s1600/AALU001036.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TMc8mgj81HI/AAAAAAAAASM/p1V36Imbnbg/s320/AALU001036.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532457299521361010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş gene yenildi....Schuster'in de başını yakacaklar, bak demedi deme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fener Cimbom maçı berabere bitti... "Kadıköy'de sessiz gece" veya da "dağ fare doğurdu" veya da "Kadıköy'de ne tıkırtı var ne sıkırtı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş Iverson'u almış... Zamanında Higuain'i de almıştık, aman diyim, yanlış olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray Hagi'yi aldı... Tugay'la Hagi kaç sene beraber oynadı ve araları nasıldı ? Yardımcı da Popescu olaydı.... Rijkaard-Neeskens hesabı. gerçi Popescu menajer oldu heralde, başka taraklarda bezi yok heralde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Porto'ya yenildik...E ne olacağıdı ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rijkaard'ı postaladılar... Futbolcular yollattı adamı diyorlar. Mantığıma uymuyor. Futbolcular disiplinli sert aksi adamları yollamıyor muydu? bu adam kibarlıktan kırılmıyor muydu? Oooh kebap. E niye yollamak istesinler ki o zaman? Bence bu işte bir iş var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teofilo Gutierrez Trabzon'u terketti... Adam sezona hattrick le başlıyor ve bir ay sonra ülkeyi terkedecek konuma geliyor. Bence bu işte de bir iş var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da dünya futbolu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dortmund lider... Haydi aslanlar. Almanya'da Dortmund'u tutuyorum hacı. Bundan sonra bu böyle. Bu senelik değil mezara kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lyon toparlanamadı... Heriflerin in sağı solu belli olmuyor. Sen her sene hoca değiştirirsen ya ne olacağıdı ya. Gelen hocalar da Fransa'nın sıradan hocaları yani. Öyle ahım şahım adamlar da gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liverpool çöküşte... Demek ki Benitez nasıl iyi bir hocaymış ki, herif gidince aynı takım nasıl tepetaklak oldu. Bir de adama sallıyorlardı. Şimdi bakıp bakıp "beter olun" diyorlardır. "Benitez saldılar / o kaldı içerde"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PSV Feyenoord'a 10 attı... Kalede Zalad'ın yeğeni varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Real uçuyor... Oğlum çok sağlam takım oldular lan, ronaldo mesut higuain falan. genç takım. koşuyor. diri. alıyor veriyor. 2 ye 1 falan. barça düşünecek bunları artık, ben değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak "45 yıldır sigara içiyorum, bugüne kadar hiçbir zararını görmedim."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2901152074273963313?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2901152074273963313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2901152074273963313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2901152074273963313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2901152074273963313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/10/yorum-isteyene-iste-yorum.html' title='Yorum isteyene işte yorum'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TMc8mgj81HI/AAAAAAAAASM/p1V36Imbnbg/s72-c/AALU001036.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7193677068353557109</id><published>2010-07-08T09:20:00.001+03:00</published><updated>2010-07-08T09:45:21.840+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Almanya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DK2010'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İspanya'/><title type='text'>Final Öncesi Dünya Kupası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i.ytimg.com/vi/FNOuHUyD8Ik/0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 480px; height: 360px;" src="http://i.ytimg.com/vi/FNOuHUyD8Ik/0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Çok iyi de oldu, çok güzel iyi oldu tamam mı? Şimdi meselam Dünya Kupası olayını çok karıştırdılar. Ha aralarında Hollanda sürpriz yaptı. Bu sürprizlen çok güzel oldu. Meselam herkes Almanya'yı ya da İspanya'yı tutmak zorunda değil.  Ben İspanya'yı tutarım, o Almanya'yı tutar. Ha hiç kimseye sen gel bunu tut demeye hakkı yok, özgürlüğü bidir.Ha Almanya kurban olduğum yaresulallahtan gelebilir, amma lakin ki öyle değildir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımızın başında da belirttiğim gibi, dün ortaya çıkan final eşleşmesine Almanya'yı sevsem de, maç içinde bariz bir tarafı tutamasam da, sevindim. "36 yıl öncesinin rövanşı tekrarlanacaktı, o yüzden keşke Almanya çıksaydı" görüşüne katılmıyorum. Çünkü Hollanda 36 yıl önce nasıl 2. olduysa, bu sefer de Almanya'ya yenilirdi diye düşünüyorum. Bu yüzden şimdiki final eşleşmesinin vaadettiği, "Yeni Şampiyon" beni 36 yıl önceki rövanştan çok daha fazla sevindiriyor. Her ne kadar Hollanda'nın şansı biraz daha azalmış olsa da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçla ilgili detaylara inmek gerekirse Pedro'dan bahsedip bitireceğim sanırım. Zaten maçın başından beri girdiği çalımlar ile sonda yediği haltın sinyallerini veriyordu. En sonda da yapacağını yaptı. Torres'i belki de tekrar hayata döndürecek golü atmasını önledi. Böylece finalde ilk 11 çıkmayı da garantilemiş oldu diye düşünebiliriz eğer gerçekten kötü niyetli insanlar olduğumuzu kendimize kabul ettirebilirsek. Çünkü zaten Torres'i ilk 11 başlatmaya dünden hazır olan Del Bosque, olası bir Torres golünde Pedro'yu yedeğe çekip finale Torres'le başlardı diye kötü niyetli yorumlarda bulunmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta İspanya altın jenerasyonunu bir Dünya Kupası ile taçlandırma şansı yakaladı. Hollanda ise sevdiğim ve sempatik bulduğum bir takım olmasının yanında 40 yılda bir finale kalma şansını yakaladı. Bir daha nasıl çıkacak bu iki takım finale. 2014'te Almanya yine yarı finale çıkar nasıl olsa. Olmadı 2018 de çıkar. Peki Xavi bıraktıktan sonra İspanya'nın hali nice olur sevgili ÇalımsızGol severler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7193677068353557109?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7193677068353557109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7193677068353557109' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7193677068353557109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7193677068353557109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/07/final-oncesi-dunya-kupas.html' title='Final Öncesi Dünya Kupası'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6039904130322080353</id><published>2010-06-12T14:14:00.001+03:00</published><updated>2010-06-12T14:14:00.074+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DK2010'/><title type='text'>DÜNYA KUPASINDA DESTEKLEDİKLERİM VE DESTEKLEMEDİKLERİM</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TBNnJ4SPJLI/AAAAAAAAAR0/8P_yoq7FHs0/s1600/88160833.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 274px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TBNnJ4SPJLI/AAAAAAAAAR0/8P_yoq7FHs0/s320/88160833.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481838590865384626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünkü yazıda favorileri sıralayıp, içten içe şampiyon olmalarını istemediğimi belirtirken gönlümde yatanları bugüne bırakmıştım. Sıra geldi onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TBNnWw5Qz7I/AAAAAAAAAR8/1HC0bmzTF8U/s1600/lionel-messi-4_1534827i.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TBNnWw5Qz7I/AAAAAAAAAR8/1HC0bmzTF8U/s320/lionel-messi-4_1534827i.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481838812219887538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümüzde yatan aslan bellidir sevgili dostlar. Arjantini destekliyorum. cCc Maradona Reyis cCc diyorum. Keşke Riquelme başkan da kadroda olsaydı da öyle kazansaydı diyorum. Ama Maradona'nın teknik direktörlük kabiliyeti karşısında da umutsuzluğa kapılmıyor değilim. Maradona'nın olası bir İngiltere eşleşmesinde Capello'nun Arjantin'i kevgire çevirme hamlelerine karşılık verebileceğini, ya da benzeri hamleler üretebileceğini düşünmüyorum. Umarıuktesim bu düşündüklerim de yanılırım. Messi, Agüero, Tevez bücürleri işi koparır ve kupayı alır&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://cdn.picapp.com/ftp/Images/3/a/2/2/PicImg_Football__Holland_eae1.JPG?adImageId=8161304&amp;amp;imageId=4385190"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 500px; height: 672px;" src="http://cdn.picapp.com/ftp/Images/3/a/2/2/PicImg_Football__Holland_eae1.JPG?adImageId=8161304&amp;amp;imageId=4385190" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir sempati unsurumuz ise tabi ki Hollanda. Adamlara dair hala 74 ve 78'in uktesi var. Bu sefer hocaları da tecrübeli bir adam. Ama tabi ki Robben'in oynaması da şart. Zidane'a çehreden benzemesi ile zaten bende ayrı bir sempati uyandıran Robben başkanı en azından yarı finalde görmek bizleri mutlu eder. Ancak beni Hollanda'ya dair şaşırtan bir unsur ise Andre Ooijer. Bizdeki Emre Aşık muadili adam. Stoper sıkıntısını aşamayan Hollanda'nın güvenli sığınağı. Hadi bakalım Ooijer ağa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanında sürpriz yapması iyi olacak zayıf takımlar ve sürpriz yapması kötü olacak takımları da vererek bitirelim. Sürpriz yaparsa iyi olur diyeceğim takımlar Afrika takımları olacak. Nijerya'dan ve Fildişi'nden gelecek bir çeyrek final beni o saflara iter. Ancak bunun yanında sürpriz yapması beni fena üzecek olan bir Yunanistan ve İsviçre örnekleri var. Buradan o takımlara seslenmek istiyorum. "Aman diyim abiler, nolur 3 kuruşluk zevkimizin içine etmeyin. Zaten maçları saat 9.30'a koymuşlar. İzlerken uykumuz geliyor. Bir de siz çeyrek finale çıkarsanız saat 9.45 gibi yatağa geçmek zorunda bırakmayın beni. Gerekirse ben size yine Kızılay'dan kupa yaptırırım."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6039904130322080353?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6039904130322080353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6039904130322080353' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6039904130322080353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6039904130322080353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/06/dunya-kupasinda-desteklediklerim-ve.html' title='DÜNYA KUPASINDA DESTEKLEDİKLERİM VE DESTEKLEMEDİKLERİM'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TBNnJ4SPJLI/AAAAAAAAAR0/8P_yoq7FHs0/s72-c/88160833.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6735311246950487527</id><published>2010-06-12T14:02:00.002+03:00</published><updated>2010-06-12T14:07:44.674+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><title type='text'>Dünya Kupası Anketi</title><content type='html'>Sevgili dostlar bu ankette de, biraz falcılık oynayalım ve beklentilerin altında kalacak takımı tahmin etmeye çalışalım. Bakalım tutturabilecek miyiz. Adaylar kimler. Hemen sayalım. En başta üç favori var tabi ki İngiltere, Brezilya ve İspanya. Bunların yanında Arjantin'i eklemiyorum. Çünkğ eklersem açık farkla birinci geleceğini biliyorum. Bu üçlünün yanında diğer düşük profilli seribaşı adaylarım İtalya, Almanya. Hollandayı da saymıyorum. Çünkü Hollanda'nın standardı çeyrek veya yarı finalde penaltılarla elenmek. Yani yine çeyrek veya yarı finalde penaltılarla elenen bir Hollanda bence beklentilerin altında kalmaz, tam da benim beklentilerimi gerçekleştirir. O yüzden adaylar 5 takımla sınırlı. İngiltere, İspanya, Brezilya, İtalya, Almanya. Ha gayret sevgili kahve falı yorumlarına maruz kalmayasıca ÇalımsızGol okurları.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6735311246950487527?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6735311246950487527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6735311246950487527' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6735311246950487527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6735311246950487527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/06/dunya-kupas-anketi.html' title='Dünya Kupası Anketi'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2278005522148364564</id><published>2010-06-11T21:18:00.006+03:00</published><updated>2010-06-12T14:01:40.450+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DK2010'/><title type='text'>DÜNYA KUPASI TAHMİNLERİM</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i.a.cnn.net/si/multimedia/photo_gallery/2005/08/23/gallery.collisions/Ronaldo_20.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 580px; height: 680px;" src="http://i.a.cnn.net/si/multimedia/photo_gallery/2005/08/23/gallery.collisions/Ronaldo_20.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sevgili ÇalımsızGol okurları, birkez daha futbolda bir dönüm noktasına daha geldiğimiz bugünlerde bir adet post ile o güzel gözlerinizi ekran başında kilitli tutmaya karar verdik ve güzel bir Dünya Kupası postu atmaya karar verdik. Bu postta http://www.tribundergi.com'daki Dünya KUpası sonuçlarına dair yapılan ankette yaptığım birtakım tahminler baz alınacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle en güvendiğim ve  tutması halinde "ben demiştim" diyeceğim tahminden başlayalım. Şimdi bu tahmini yapabilmek için sürpriz olup olmayacağına karar vermek lazım en başta. Tarihe dönüp baktığımız zaman 82'de Polonya, 86'da Belçika, 94'te İsveç ve Bulgaristan, 98'de Hırvatistan,2002'de Türkiye ve Güney Kore sürpriz yapan ülkeler olarak sayılabilir. Sadece 90  ve 2006 yıllarında nispeten bir sürpriz gelememiş yarı finale. Tabi sürprizden kastımızın yarı final olduğunu belirtmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer yine bir sürprizin bizi beklediğini düşünerek, sürpriz adayımı URUGUAY olarak açıklıyorum. Çok sevdiğim ve dikkatle takip ettiğim bir takım mı? Değil. Ama adamlarda bir istikrar var. Ve Avupa dışında Avrupalıların kazanamayacağını düşünürsek Uruguay'dan bir yarı final gelir mi? Bence gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yarı final adaylarım arasında Lucescu'nun gelişmiş versiyonu olarak saydığım Capello'nun İngiltere'si var. Bu adam bu kadar beklentiyi boşuna çıkarmaz aga. Bu zamana kadar çıkarmadı. Bundan kelli de, eline İngilter U21 ver yine çeyrek final oynatır. Çok kahve ağzı bir yorum oldu ama Capello'ya güvenirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yarı final adaylarım beni zerre heyecanlandırmayan İspanya ve Brezilya. Hele ki Brezilya. Hep sempatiyle yaklaştığım bir takımdı. 98'de Ronaldo, 2002'de Ronaldinho hatrına sempatiyle yaklaştım. Ama ne Brezilya eski Brezilya, ne ben eski ben...Ne diye Ahmet Selçuk İlkan şiirine çevirdiysem postu. Belki de Dunga'nın gömlekleri geldi aklıma. Brezilya şu anda yine yarı finali görür diye tahmin ediyorum. Hele de geçen turnuvada çeyrek finalde elendikten sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir renkli gözüken, pozitif futbolun bayrağını taşıyan takım görüntüsüne sahip favori İspanya. Tabi ki İspanya bir Yunanistan değil, daha keyifli bir takım. Ama bir Barcelona değil. Barcelona kontenjanından çok tarftarı var bu takımın diye düşünüyorum. Ancak elmayla armudu karıştırmamak lazım diye uyarmak istiyorum futbolseverleri. İspanya maalesef yeterince renkli bir takim degil. Sınava çok iyi çalışıp gelen öğrenci gibiler. Yüksek not alacağı belli. Ama BA mı olur AA mı olur ona curve tanrıları karar verecek. Belki elenebilirler. Ama çıkıp da 4-1 yenilip eleneceklerini sanmıyorum. O yüzden potansiyelini sahaya yansıtıp yarı finali zorlayacaktır diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finali açıklamadan önce bir de gol kralını söyleyelim. Uruguay yarı finale çıkar da Forlan gol kralı olmaz mı? Olur tabi. Kaliteli golcü. Manchester'ın Amerika turnuvasında kaçırdığı boş kalelerle tanısak da onu, İspanya'daki istikrarlı performansı bir gol krallığıyla taçlansa fena olmaz. Zaten yaş olmuş 31, bundan sonra transfer yapacağı da yok. Torunlarına nasıl gol kralı olduğunu anlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim finale. Brezilya final oynar diye tahmin ediyorum. Ve şampiyon olur diye tahmin ediyorum. Ama hiçbir orjinalliği olmayan bir şampiyon. Kontenjandan şampiyon. Sıkıcı bir dünya kupası tablosu çizdim. Ancak mantığımın yolu bu. Zaten mantığımızın önceden kestiremediği olaylar olduğu zaman Dünya Kupası heyecanlı oluyor ve ben o mantığımı şaşırtan takımı destekliyor ve heyecanlanıyorum. O takımı ve o kontenjana aday olabilecek takımları da sonra yazarım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2278005522148364564?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2278005522148364564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2278005522148364564' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2278005522148364564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2278005522148364564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/06/dunya-kupasi-tahminlerim.html' title='DÜNYA KUPASI TAHMİNLERİM'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3162960256768286514</id><published>2010-05-30T21:12:00.003+03:00</published><updated>2010-05-31T06:17:19.891+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='San Antonio'/><title type='text'>Gayet Sığ Bir NBA Yorumu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TAKqESFLSAI/AAAAAAAAARk/klPgc9h-bec/s1600/san-antonio-spurs-banner_b8a424f3e2108d220bcc24e06db6954a.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 215px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TAKqESFLSAI/AAAAAAAAARk/klPgc9h-bec/s320/san-antonio-spurs-banner_b8a424f3e2108d220bcc24e06db6954a.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477127087385692162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara San Antonio Spurs vardı. Finallerin gediklisi, dosta güvenin, düşmana korkunun timsaliydi. Sonra gerek ülkemizde, gerekse dünya çapında adamlara karşı bir cephe oluşmaya başladı. Şimdilerde Inter'e karşı oluşan, geçmişte Yunanistan'a karşı oluşan; "ben TV'nin başına oturuyorsam gol izlemek isterim arkadaş" ekolünün temsilcileri basketbola da el atmıştı. Sürekli hücum, sürekli gol. Bu güruh San Antonio'ya karşı acımasız bir lobi oluşturmuştu. Halbuki basketbolda zaten yeterince gol (ya da basketbol tabiriyle sayı) oluyordu. Yani ben bir Inter maçında 1-2 gol görürken San Antonio maçında ortalama 70-80 arası sayı görüyordum. Kusura bakmayın ama, 80 sayıyı beğenmeyip sıkılan adam gitsin boş potaya turnike atsın derim ben. O zaman bol sayı olur. Dolayısıyla San Antonio maçları beni sıkmıyor, ve her ne kadar sürü psikolojisi içinde olduğum için, San Antonio'ya karşı gelmem gerektiğini düşünsem de, basketbol algımın yetersizliği ve maçlarda yaşanan sıkıntıyı anlamadığım için karşı gelemiyordum.Hem renkleri de siyah beyazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda Günan'ın alttaki postuna istinaden merak edip San Antonio'nun adını neden birkaç yıldır duymadığıumı merak ettim. "Acaba Tim Duncan basketi mi bıraktı lan" dedim bir an. Fakat karşıma çıkan sonuç, yıllar boyu inatla süren, adeta iğneyle kuyu kazar gibi sabırla ilerleyen ve çalışan San Antonio karşıtı lobinin amacına ulaştığıydı. Batı'nun incisi San Antonio artık Batı'da bile finallere ulaşmakta zorlanıyor. Takım girdiği mali krizi atlatmak için kupaları ebayde satışa çıkardı...yok ya, o kadar da değil. Burada bir süre durup sormak istiyorum, mutlu musunuz sevgili nbaseverler? Bu Kobe'yi Batıda durdurmak için  tek umudumuz San Antonio idi. Onu da bitirdiniz. Koskoca NBA İskoçya Ligi'ne döndü haberiniz yok. Siz San Antonio'dan sıkıldıysanız, ben de Lakers-Boston finalinden sıkıldım sevigli nbaseverler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;San Antonio sıkıcı takımmış, eyvallah tamam. Zevkli dediğin takım hangisi? Dallas. Yıldızı kim Dirk Nowitzki. Alman. San Antonio'nun yıldızı kim? Duncan'ı sayma, Ginobili. Arjantinli. Tamam basketboldan çok fazla anlamıyorsun ama be arkadaş hiç futbol da mı izlemedin? Futbol izlediğin kadarıyla Almanlar nasıl tiplerdir, Arjantinliler nasıl tiplerdir, hiç mi fikir edinemedin? Sıkıcı dediğin San Antonio atıyor 80 sayı, Dallas atıyor 100 sayı. 20 sayı için sattınız gül gibi takımı. Duncan'ı, Manu'yu, Eva Longoria yengeyi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3162960256768286514?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3162960256768286514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3162960256768286514' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3162960256768286514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3162960256768286514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/05/gayet-sg-bir-nba-yorumu.html' title='Gayet Sığ Bir NBA Yorumu'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/TAKqESFLSAI/AAAAAAAAARk/klPgc9h-bec/s72-c/san-antonio-spurs-banner_b8a424f3e2108d220bcc24e06db6954a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1030964231664537372</id><published>2010-05-30T09:40:00.001+03:00</published><updated>2010-05-30T09:40:00.665+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Celtics vs. Lakers Reloaded</title><content type='html'>&lt;p&gt;Doğu ve Batı 6. maçta şampiyonlarını belirledi. Celtics ve Lakers yine finalde karşı karşıyalar. NBA dfinallerinde 12. kez karşı karşıya gelişleri. bakalım bu yıl sonuç ne olacak.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bir de bu akşamki maçtan sonra şu sayıları paylaşmak istedim.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/TAIIPpVrDYI/AAAAAAAAAH0/9TxJvZbbQJI/s1600-h/Lakers_White_House_2010%5B1%5D%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="Lakers_White_House_2010[1]" border="0" alt="Lakers_White_House_2010[1]" src="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/TAIIP8C_9NI/AAAAAAAAAH4/T5NMn2CaJdA/Lakers_White_House_2010%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="512" height="305" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;6. maç : 37&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;5. maç : 30&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;4. maç : 38&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;3. maç : 36&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;1. maç : 40&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;2. maçta da 21 sayı 13 asist. Ama bu adam seri başlamadan önce kafası kadar şişen dizinden sıvı aldırarak şişliği indirip maçlara çıkmaya başladı. Bunu yapan kim peki? Yukarıdaki resimdeki adam… Helal olsun diyoruz kendisine.&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1030964231664537372?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1030964231664537372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1030964231664537372' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1030964231664537372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1030964231664537372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/05/celtics-vs-lakers-reloaded.html' title='Celtics vs. Lakers Reloaded'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/TAIIP8C_9NI/AAAAAAAAAH4/T5NMn2CaJdA/s72-c/Lakers_White_House_2010%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-5088552299845572735</id><published>2010-05-28T06:59:00.001+03:00</published><updated>2010-05-28T06:59:35.304+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Where amazing happens</title><content type='html'>&lt;p&gt;NBA…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Çok söze gerek yok…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S_8_owikfeI/AAAAAAAAAHs/DeaUTUiMTRc/s1600-h/Orlando%2BMagic%2Bv%2BBoston%2BCeltics%2Bt0YVicOwfHhl%5B1%5D%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="Orlando Magic v Boston Celtics t0YVicOwfHhl[1]" border="0" alt="Orlando Magic v Boston Celtics t0YVicOwfHhl[1]" src="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S_8_pq0n8SI/AAAAAAAAAHw/cODHIPVmpVo/Orlando%2BMagic%2Bv%2BBoston%2BCeltics%2Bt0YVicOwfHhl%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="379" height="521" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Şu anda batıda Los Angeles, Phoenix karşısında 2-0 başladığı seride 3-2 önde, ama asıl bomda, 3-0 geriye düşen Orlando’nun adeta şaha kalkarak seriyi 3-2 ye getirmesi. Ama Boston Lebron’u evine yolladı, adam ol gel dedi. Bakalım 2008 finali mi 2009 finali mi tekrarlanacak. Herkesin bağıra bağıra tahminden öteye geçtiği şekilde Los Angeles ve Kobe üst üste 2. şampiyonluğunu kazaacak mı?&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-5088552299845572735?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/5088552299845572735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=5088552299845572735' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5088552299845572735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5088552299845572735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/05/where-amazing-happens.html' title='Where amazing happens'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S_8_pq0n8SI/AAAAAAAAAHw/cODHIPVmpVo/s72-c/Orlando%2BMagic%2Bv%2BBoston%2BCeltics%2Bt0YVicOwfHhl%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7316666427715826827</id><published>2010-05-26T03:13:00.006+03:00</published><updated>2010-05-26T03:37:41.633+03:00</updated><title type='text'>Uykusuz Kafayla Sıvamaca</title><content type='html'>Gece ders çalışacağım diye akşamdan uykunu kaçırıp daha sonra da gece 3 gibi işinin önemli kısmını hallediyorsun ya, şu anda tam o noktadayım sevgili okur. Aslında işim tam hallolmadı. Sınava yönelik öğrenmem gereken konular halihazırda şurup gibi duruyor. Ama işin aciliyet gerektiren kısmını halletmiş olmanın verdiği rehavet damarlarımda ahenkle dolaşıyor. Bu arada Rejoice reklamları ile 10 küsür yıl önce hayatımıza giren ahenkle kelimesini hala kullanıyor olmam sizce de benim adıma büyük bir handikap değil mi? Saate bakarsak uyku saatimi çoktan geçirdim ve klavyenin tuşlarına basarken bile, backspace'e basma sıklığımdan ne kadar yorgun ve kontrolsüz olduğum anlaşılabilir. Ama sabah 7.30 da uyanacağımı bilmeme rağmen uyumak gelmiyor içimden. Şu an uyusam dahi yarın sabah zorla uyanacağımı bilsem bile, hala internette dolaşıyor ve bloga yazı yazıyorum. İçimde kıpır kıpır bir neşe. Sanki laptop 2 aylık tamirden yeni geldi. Sanki okunacak izlenecek materyallerle dolu şu anda internet. "Ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler"e benziyor ama az daha değişiği bir ruh hali, bir davranış biçimi şu an yaptığım. Bu arada uykusuzken insanın bloga yazı yazma sevdası depreşiyor sevgili okurlar bunu da blogun 2. yılına yaklaşırken rahatlıkla söyleyebilirim. Hani şu anda saat 3 küsür değil de, 1 olsa açar Lost'un finalini izlerim o derece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu yazı nedir yani? Ben çok farklıyım havalarına mı girdim burada, yoksa ben çok komiğim havalarına mı, belki de tespit manyağı insanım ben havalarına girdim. Tam bilemedim. Kesin bi havalara girdim. Çok iyi ve saf  niyetlerle yazılmış bir yazı olduğunu sanmıyorum. Zaten "yazmak, sosyal anlamda insanların önünde çırılçıplak kalmaktır" demiş bir söz üstadımız. O zaman sorarım sana sevgili yazar, insanların önünde çırılçıplak kalıyorsun, eyvallah. Ama babayın hayrına kaldığını da burada bana yutturmaya kalkma, neyin peşindesin???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7316666427715826827?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7316666427715826827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7316666427715826827' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7316666427715826827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7316666427715826827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/05/uykusuz-kafayla-svamaca.html' title='Uykusuz Kafayla Sıvamaca'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1553891023707988668</id><published>2010-05-19T23:39:00.006+03:00</published><updated>2010-05-20T00:04:26.635+03:00</updated><title type='text'>Lost Biterken</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S_RRjZqoAXI/AAAAAAAAARU/P3-l69BA7lM/s1600/Lost_Kubricks.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 282px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S_RRjZqoAXI/AAAAAAAAARU/P3-l69BA7lM/s320/Lost_Kubricks.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473089115788935538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaziya baslamadan once modifiyeli bir spoiler ibaresi koymak gerekir tabi ki. Hic Lost izlememis ve Lost izlemeye niyetli iseniz okumayin bu yaziyi. Ama 6. sezonun basinda bekliyor ve yaz tatilinde izlerim ben bunlari diyorsaniz yaziyi okumanizda bir beis gormuyorum. Beis lafini dogru kullanamadiysam, bu yeni kelimleri kullanmaktaki cesaretimi gozardi etmenizi gerektirmez diyerek yaziya baslayalim sevgili okurlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtta kalmanin kisi uzerinde yarattigi suru psikolojisine uyma baskisi ya da rahatligi sonucunda Lost izlemeye basladigimi itiraf ederek basalamaliyim bu yaziya. Benim torrentler arasindan kesfettigim, ya da o zamanlar kullandigimiz DC++ kullanicilari arasindan uzun arastirmalar sonucunda cimbizla cikardigim bir dizi degildi. Fakat dizinin ilk sezonunda izledikce hasil olan bir merak ve meraklandikca daha fazla izleme gibi bir donguye girmek beni bir hayli keyiflendirmisti. Ozellikle o donemlerde pek yaygin olan biriktir-izle teknolojisi sayesinde, gunde 6 saat CM oynayan bir insandan gunde 6 saat Lost izleyen insana donusumum pek zor olmamisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezonlar sezonlari kovaladi. Her zaman yaz taili baslarinda ilk yapilan aktivite oldu benim icin Lost`un biten sezonunu izlemek. Teori uretmeden izlememin en bariz sebeplerinden biri de budur. Teori uretmeye firsat birakmadan diger bolume atliyor ve boylece hem merakimi biraz yatistiriyor hem de zihinsel tembelligimi koruklemis oluyordum. Sezonlari teker teker inceledigimde hatirladigimi keyword tadinda verecek olursak  1. sezonun sonunda HATCH`in bulunmasi, 2. sezonun sonunda adadan gemi yaparak kacmaya calismalari,  sanirim 4. sezonda Faradaygillerin adaya dusmesi, Jack`in Benjamin ameliyati ve ayni anda Kate`den yedigi kazik, Mister Eko, may brada, uzun bacakli sarisin fakat cirkin tiki kiz ve abisi, Artz diye bir adamin diziye girip ayni bolumde havaya ucmasi, Juliette`in agladigi guzel sarki, may bradanin yengeyle konustugu duygusal sahne, sawyer`in birara habire kitap okumasi, sayidin radyoyu calistirmasi ve buna benzer sacma sapan ayrintilar.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S_RRpyV4b5I/AAAAAAAAARc/iqaYH7rvy7Q/s1600/lost-simpsons.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 204px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S_RRpyV4b5I/AAAAAAAAARc/iqaYH7rvy7Q/s320/lost-simpsons.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473089225492033426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gercek zamanli izledigim tek sezon son sezondu. Ve 15 bolumu bitirip 16. bolum arifesine gelmis bir izleyici olarak, beni cok etkileyecek bir bolum beklemiyorum. Cevapsiz sorular tabi ki olacak, ancak 6 sene surmesi kafamda birikmesi muhtemel sorulari da alip goturdu. Soru benim kafamda dizi bittikten sonra 10 dakika kaliyor. Zaten ilk sezonlardaki merak zaten 16 bolumlu sezonlara gecildikten sonra bende bayagi bir azaldi. Hatta son sezonda ne oldu diye sorsan cok net cevaplar vermeyebilirim. Megersem soyleymisti boyleymisti tadinda cevaplar olur. Ama bir sekilde bu son bolumu de izleyerek bir vecibemizi daha yerine getirmis olmanin rahatligini yasayacagiz diye dusunuyorum. Sonu ne olursa olsun, 6 sezon izledigime pisman degilim. Ama cok rahat `izlemeseydim de birsey kaybetmezdim` diyebilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1553891023707988668?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1553891023707988668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1553891023707988668' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1553891023707988668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1553891023707988668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/05/lost-biterken.html' title='Lost Biterken'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S_RRjZqoAXI/AAAAAAAAARU/P3-l69BA7lM/s72-c/Lost_Kubricks.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-9068685486303655896</id><published>2010-03-29T18:18:00.001+03:00</published><updated>2010-03-29T18:26:45.250+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Anket Sonuçları ve Yeni Anket</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S7DEj3Fn1II/AAAAAAAAARM/FAsRuhdjrIs/s1600/elyap%C4%B1m%C4%B1trafo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S7DEj3Fn1II/AAAAAAAAARM/FAsRuhdjrIs/s320/elyap%C4%B1m%C4%B1trafo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454075269107668098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşgeldiniz sevgili çoktan seçmeli, nadide ÇalımsızGol okurları. Uzun süre önce başlattığımız Beşiktaş'tan hangi yabancı gitmeli anketimize gösterilen yoğun ilgiden dolayı sonuçların kesinleşmesi biraz zaman aldığı için anket postunu biraz geciktirmiş bulunuyoruz. Kusura bakmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gecikme sırasında anketimizin cevabı gerçek hayatta cevabını buldu ve Delgado Başkan kadro dışı kaldı. Zaten anketimizde de Delgado şıkkı birinci sıradaki yerini oylama boyunca koruyarak gerçekle birebir örtüşen bir sonuç almamızı sağladı. "Böyle de anket sonuçlarımızla futbol dünyasına etki edebilen bir bloguz" demek istemiyorum ama ankette Delgado'nun sürekli 1. gitmesi ve Yıldırım Başkan'la Mustafa Hoca'nın yakın kaynaklardan aldığım bilgilere göre blogumuzu sürekli takip etmesinin bunda hiç mi payı yok sevgili spekülatif ÇalımsızGol okurları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni anketimize gelince, bu sefer yılın en iyi çıkış yapanını puanlayalım. Bursaspor'u koyarsam kesin birinci olur o yüzden koymuyorum. Ayrıca şıklarda "bunun neresi çıkış yaptı. bu adam hiç mi takip etmiyor futbolu" derseniz, "evet demek ki sizin kadar takip etmiyorum" derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaylarım şunlar; şu anda son 6 maçını da kazanmış, Şampiyonlar Ligi için  Man City ve Liverpool önünde büyük avantaja sahip Tottenham.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen seneki 9. luktan sonra liderliğe gözünü diken, ezeli cenabet Leverkusen (bu adamlar ancak çıkış yapar arkadaş, şampiyonluk için Afrika'dan büyücü çağırmaları lazım).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine geçen sezonki 9. luğundan sonra tatile ara verip kendini futbola veren (çok klişe oldu) bir zamanlar Cimbom'un 5 mi 6 mı ne attığı Mallorca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Total futbol aşığı sakar defanslar diyarında, en yüksek lige çıktığı ilk sezonda "Asansör takım olur.", "Kesin düşerler." , "Bunların alayı top, alayı apçı." eleştirilerine kulak asmadan mücadelesinden ödün vermeden orta sıralarda kendine yer bulan Heracles.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir Fransa Ligi klasiğine daha imza atarak, lige çıktığı ilk sezon zirveyi zorlayan takım kategorisineki boşluğu dolduran Montpellier.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet sevgili dostlar. Mouse elinizin altında, anket sağ üst köşede, ha gayret diyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fotoğraftaki elyapımı Hereke trafomuz da buradan tüm vize hazırlığındaki ilgili arkadaşlara gitsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-9068685486303655896?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/9068685486303655896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=9068685486303655896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9068685486303655896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9068685486303655896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/anket-sonuclar-ve-yeni-anket.html' title='Anket Sonuçları ve Yeni Anket'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S7DEj3Fn1II/AAAAAAAAARM/FAsRuhdjrIs/s72-c/elyap%C4%B1m%C4%B1trafo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8019451427720530349</id><published>2010-03-19T22:27:00.001+02:00</published><updated>2010-03-19T22:27:52.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tailgate'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Global futbol anlayışı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bizim memlekette futbol hep erkeklerin tek başlarına izlediği, kadınların hazzetmediği bir aktivite olarak görülür genel olarak. Ama bakın eloğlu futbolu nasıl yaşıyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S6PeQlyobpI/AAAAAAAAAHE/-2JSN-H3-PY/s1600-h/tailgate-main_full%5B1%5D%5B5%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="tailgate-main_full[1]" border="0" alt="tailgate-main_full[1]" src="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S6PeRUPR1xI/AAAAAAAAAHI/E-iT2QM3CDA/tailgate-main_full%5B1%5D_thumb%5B3%5D.jpg?imgmax=800" width="511" height="353" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Amerikalılar futboldan böyle bir eğlence çıkartıyor. Ailecek gidiyorlar, pikniklerini yapıyorar, arabalarının arkasından çıkarttıkları jeneratör ve plazma tvlerinde de hep beraber alkolik içeceklerin ve mangal mahsullerinin keyfini çıkartıyorlar. Neden bizde aileleri çatlatacak bir eylem gavurların ailele eğlencesi olabiliyor? Sorarım sizlere!&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8019451427720530349?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8019451427720530349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8019451427720530349' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8019451427720530349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8019451427720530349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/global-futbol-anlays.html' title='Global futbol anlayışı'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S6PeRUPR1xI/AAAAAAAAAHI/E-iT2QM3CDA/s72-c/tailgate-main_full%5B1%5D_thumb%5B3%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8789131513769595016</id><published>2010-03-07T23:34:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T23:46:12.334+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='leverkusen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nurnberg'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iddia'/><title type='text'>Acemi Bir İddiacının Ütülmesi ya da 10 Lirayı Nasıl Hiç Ettim ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sıkıcı bir pazar günü olanca sıkıcılığıyla devam ediyordu. İnternette gezmeye değer tek bir sayfa bulamıyordum. Takip ettiğim tüm blog, twitter, gazete, podcastler tükenmişti. Dizi izleyecek dermanım, film izleyecek sabrım yoktu. External'ımda bir aşağı bir yukarı gezinip gereksiz dosyaları silerek boş yer açma maksatlı vakit öldürüyordum. Diziler sekmesinde "Gossip Girl S1 E1-18" adlı dosyayı shift+del+enter yaptıktan 7 sn kadar geçmişti. 18 bölümün silinmesi bu kadar uzun sürmemeli diye ekranda gözüken silinme işlemine dikkatle bakmamla friends ismini görmem bir oldu. Meğerse, dün gece izlemek amacıyla aradığım friends klasörü nasıl olmuşsa Gossip Girl'in içine kaçmış ve ikisi birlikte external'ın toprak bağlantısından yeryüzüne geri dönmüştü. Böylece güne nahoş fakat değişik bir başlangıç yapmanın heyecanı sarmıştı bünyeyi. Bunlar hep Pazar Sendromunu atlatmaya yardımcı unsurlardı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Derken " Ben bu friends'i şimdi kimden geri çekerim?" diye düşünürken bir yandan da zapping yapmaya başladım. Önce Show TV'de Yemekteyiz reklamıyla karşılaştım. Koca Kafalar Yemekteyiz'e katılan bol dekolteli yarışmacı kontenjanını sorguluyor, Hıncal Uluç'un programında stüdyoda opera söyleyen bar taburesine oturmuş 3 abi vardı. Derken o sihirli rakama bastım ve NTVSpor'a geldim. Reklam vardı. Olsun dedim. Bıraktım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pazar günleri adetimdir. Gazeteler kiminle ropörtaj yapmış diye internetten şöyle bir bakarım. Bulduğum en kayda değer röportajda Esra Ceyhan seçimle değil de Kemal Derviş gibi dışarıdan atamayla Kadından ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı olmak istediğini anlatıyordu. Ve röportaj olması gerektiğinden çok daha fazla uzundu. Ne gerek vardı Esra Ceyhan'ı böyle uzun konuşturmaya? Orada sorulacak sorular Arif Verimli ile Zekeriya Beyaz ile yaşanan komik anlar, Harun Kolçak'ın konuk olduğu ünlü Malatya Açılımı vb. birkaç geyik konu. O röportajı da atlattıktan sonra, NTVSpor'da reklamlar bitti. NTVSpor'un her türlü topun evi tuzla buz ettiği reklam başladı. Ahanda dedim birşeyler başlayacak şimdi. Saat 11 sularında iken odaya da güneş vuruyor ve ben de aylar sonra ilk defa balkon kapısını açıyordum. İşte yavaş yavaş sendromdan kurtulup güzel bir pazar gününe adım atıyor gibiydik. NTVSpor'da reklamdan sonra başlayan program ise 1-0-2 idi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İki hafta öncesine kadar bu programı ne zaman görsem sinirlenip değiştiriyor, ne işi var NTV'nin böyle ucuz işlerle diye içten içe söyleniyordum. Halbuki iddiaya ucuz işler diyen birinden beklenecek hareketleri yapıyor muydum? Mesela NTVSpor'un denizcilik ile ilgili olan "Rüzgar Üstü" programını her hafta izliyor muydum? Ya da "Transworld Sports bugün ne alemde? Nerede yayınlanıyor?" diye merak ediyor muydum? Hepsini geçtim Bir Futbol Mundial izliyor muydum? Hayır sevgili dostlar. Amiyane tabirle ne emmeye ne gömmeye geliyordum. Anca sallıyordum. Neyse ki içimden salladığım için pek kimselerden tepki de görmüyordum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçtiğimiz haftaiçinden beri bu iddia mevzusuna karşı hayatımda bazı değişiklikler olmuştu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle bir oley.com hesabı almış, almamla birlikte ilk 10 liramı bitirmeme tek bir kupon kalmıştı. Bunu paylaştığım diğer iddia kaşarı arkadaşlarım "Biz 1 lirayla başladık, sen yine hızlı girmişsin" , "Daha nice 10 liralar gider o hesaba" , "yol yakınken dön bu sevdadan" diyerek beni nasihatlerinden mahrum bırakmıyorlardı. Kime oynadığım ve yattığım maçlardan bahsetsem beklediğim ilgiyi göremiyor, dinleyicilerimden yatan maçlarıma dair şaşırma ifadelerini gereken şiddette alamıyordum. Sanırım benim arkadaş çevrem iddia olayını çoktan bir sonuca bağlayıp rafa kaldırmış ve ben bu mevzuya biraz geç uyanmıştım. Tecrübe böyle bir şey olsa gerek sevgili okurlar. Tecrübeli insanlar sizin olağanüstü gördüğünüz ya da çok şaşırdığınız olayları büyük bir soğukkanlılıkla karşılarlar ya, hiç şaşırmazlar. Öyle bir durum yaşıyordum arkadaşlarımla. 50 misli oynadığı 1'e 70 kuponu Henry'nin son dakikada eliyle attığı gol yüzünden yatmış olan bir insanın karşısında sizin anlattığınız hikaye,  2 lira yatırdığınız 10 lira alacağınız kuponda PSV'nin ligin bitimine 10 küsür hafta kala, deplasmanda, lig 8.si NAC Breda'ya, gayet normal bir 2-1 ile kaybetmesi olursa, bırakın da adam şaşırmasın değil mi sevgili üstseverler. Ben bunları düşünürken 1-0-2 programı tüm hızıyla devam ediyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oley.com hesabımdaki ilk 10 liramdan bana kalan 2 liraydı sevgili dostlar. ilk kuponumda 6 liralık güzel bir sistem kuponu yapıp 5 maçta 2 tane tutturabilmiş, ikincisinde ise cumartesi maçlarında son maçta yatmıştım. kalan son 2 liramı haftaiçindeki şampiyonlar ligi maçlarına saklamayı düşünüyordum. Fakat iddia sektörüne girmiş biri olarak, bir iddiacı nasıl düşünürü çözebilmek, adamların mantığını anlamak amacıyla programı izliyor ve hiçbir şekilde kupon yapmayı planlamıyordum. Ta ki NTVSpor'da Efe Uysal'ın zihnime altın harflerle kazınan özdeyişini duyana kadar: " Tabii ki banko maç yoktur, ancak bazen çok güvendiğiniz maçlar çıkar ya" dedi Efe Uysal. Bu söz beni canevimden vurdu. Hesabımda 2 lira vardı. Taa haftabaşından aklımda Chelsea'nin bu hafta banko kazanacağı inancı vardı. Efe Uysal da banko olmayan fakat çok güvendiği bir maç vermişti bana. Maç Nürnberg - Leverkusen maçıydı. Bütün veriler Leverkusen'in Nürnberg'i haşlayacağını gösteriyordu. Leverkusen başarıya aç, heyecanlı golcü bir takımdı. Bayern ile liderlik için kapışıyordu. Ve Bayern Cumartesi günü puan kaybetmişti. Bu Leverkusen için kaçırılmayacak bir fırsattı. Ayrıca Nürnberg düşme potasındaydı. Ligin güçsüz ekiplerindendi. Ligin en az gol atan takımı olması yetmezmiş gibi, en çok gol atan oyuncusu da Leverkusen maçında oynamayacaktı. Hepsini geçtim iddiada salak gibi Leverkusen'e 1.40 veriyordu. Maç bana bir anda hayatımın fırsatı gibi göründü. 100.000 liram olsa o an yatırıp 140.000 ile yapacağım yatırımları hesaplamaya başlardım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Leverkusen, Chelsea ve Mallorca ile umuda yelken açmıştık sevgili altsever Fransız Ligi hayranları. İddianın en pis yanı da maçı oynadıktan sonra oturup gün boyu maçları livescore türü yerlerden takip etmektir. Böylece zamanın nasıl boşa geçtiği anlaşılmıyor bile. Neyse ki bu sefer New Star Soccer ile bu vakti değerlendirmiş gibi göründüm. Halbuki New Star Soccer oynadığım 4 küsür saat sonucunda elde ettiğim ilerlemeyi gözönüne alınca, New Star Soccer da en az iddia da skor takip etmek kadar boş bir aktivite haline geldi . Chelsea maçının başlamasına yakın oyunu kapatıp internete girdim. Kupon tutarsa kazanacağım miktarın 4 küsür lira olması benim heyecanlanmamı sağlamasa da, artık bir iddia kuponumda muvaffak olmayı gerçekten istiyordum. Daha önce muhtelif iddia deneyimlerim olmuştu. Genelde 7 tane 1 oynadığım oranı da 4 olan kuponlardı. Dünyanın en saf ve iyi niyetli kuponlarıdır benim gözümde bunlar sevgili okurlar. Onların hepsi yattı. Tamam anladım. Ama bu seferki ciddi bir girişimdi. O 10 lirayı eninde sonunda kaybedecektim. Ama " İddia hesabımda zamanında 200-300 lira birikti de sonra büyük oynadım hepsini kaybettim" diye havamı da atacaktım.  Tek amacım buydu o 2 liralık kuponu oynarken. Ama olmadı sevgili çift şansseverler. Leverkusen ilk yarı yediği 2 golü çıkarayım derken 3.yü de yemiş, maçı da 3-2 kaybetmişti. Sağlık olsundu sevgili handikapseverler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8789131513769595016?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8789131513769595016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8789131513769595016' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8789131513769595016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8789131513769595016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/acemi-bir-iddiacnn-utulmesi-ya-da-10.html' title='Acemi Bir İddiacının Ütülmesi ya da 10 Lirayı Nasıl Hiç Ettim ?'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4473742840902010629</id><published>2010-03-07T21:16:00.003+02:00</published><updated>2010-03-07T21:27:05.306+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='New Star Soccer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oyun'/><title type='text'>New Star Soccer 2010 : Santiago Nunezcilik</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S5P6NsbDXaI/AAAAAAAAARE/zcMLxuxLCrM/s1600-h/nss3pic8.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S5P5m3wHn8I/AAAAAAAAAQ8/PWJeBid1nAg/s1600-h/New-Star-Soccer2010_18112009_161459.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 248px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S5P5m3wHn8I/AAAAAAAAAQ8/PWJeBid1nAg/s320/New-Star-Soccer2010_18112009_161459.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445970820617183170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Futbol oyunları kaça ayrılır? Sanırım 2 ye ayrılır. Birincisi PES ve Fifa tarzı takımın tüm oyuncularını maç içinde kendinizin bizzat yönettiği oyunlardır. İkincisi ise CM ve FM tarzındaki menajerlik oyunları. İlk türün bir alt kategorisinde ele alabileceğimiz bir başka tür var ki, o da tek bir oyuncuyu yönettiğiniz futbol oyunlarıdır. Bu türün ise şu ana kadar denk geldiğim tek ciddi oyunu New Star Soccer serisidir. Bu genel sınıflandırmamıza internetteki şut çekmeli frikik atmalı oyunları da katabilirdik ama, onları şu aşamada pek ciddiye almıyorum. Yoksa başında geçirilen zamana bakıldığı zaman Stirker of the Month da gayet vakit öldürücü bir aktivitedir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S5P6NsbDXaI/AAAAAAAAARE/zcMLxuxLCrM/s320/nss3pic8.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445971487590931874" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;i&gt;New Star Soccer 3'ün ocak söndürmeden sorumlu bölümü&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;New Star Soccer ile oyunun 3. serisi olan aynı adlı New Star Soccer 3 ile tanıştım. Peter Baggen adı altında girdiğiniz zaman internette dolaşan şifre ile oyunun şifresini kırıp sürekli oynanabilir hale getirebiliyordunuz bu oyunu. Grafikleri bakımından Sensible Soccer tadı yakalamanızı sağlayan bu oyunu uzun süre oynamışlığım var. Başlarda çok zevkli bir oyun olmasına rağmen, oyuncunuz güçlendikçe oyun kolaylaşıyor ve rutine biniyordu. Faul aldırmak için çok verimli çalışan bir bug a da sahip olan bu oyun yıllarca görevini başarıyla yerine getirdi. Ne yapacağını bilmeyen, canı sıkkın bünyeyi 3 saat New Star Soccer 3'e veriyordunuz. Hemen sonrasında, "Ben ne yapıyorum 3 saattir, mal mıyım? Yapacak tonla işim var. " haleti ruhiyesiyle hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyordunuz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;NSS3'ü andığım bugünün öğlen saatlerinde, merakım sonucu New Star Soccer 4'ün de çıkmış olduğunu gördüm. Oyunu yükleyip oynamaya kalktığımda, feci yavaş bir oyunla karşılaşmamla birlikte, oyunun 10. maçtan sonra registration code istemesi ile daha formayı sırtıma geçirmeden oyuna veda etmek zorunda kaldım. Daha sonra biraz internette araştırma yapınca New Star Soccer 4 arayüzü üstüne kurulu olan ve registration code sorunu halledilmiş bir versiyonun internette dolaştığını farkettim. Oyun New Star Soccer 2010 adıyla sürülüyor piyasaya sevgili oyunseverler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyunu yükleyip açtığımda ilk gözüme çarpan ilkine göre fena halde gelişmiş grafikler oldu. Fena halde dediğime bakmayın, öyle bilgisayarı kastıracak bir durum yok. Ama ilkine göre bayağı ilerleme var. Oyunun klasiği haline gelmiş harf oyunları burada da mevcut. Altay'a Altey, Beşiktaş'a Bisiktes, gibi garip ama kendi içinde tutarlı isimler verilmiş. Oyuna başlarken size kariyerinizle ilgili kişisel bazı sorular soruluyor, ten rengidir, saç rengidir, kaş rengidir bu tarz ayrıntıları belirtmeniz isteniyor. Başlangıçtaki yeteneklerinizi bilgisayar tanıtmanız isteniyor. Ancak burada yaşanan sıkıntı şu. İlk oyunda 20 üzerinden oyuncu ability leri puanlanıyordu. Bu oyunda artık 100 üzerinden puanlama yapılıyor. Ancak size başlangıç ability si ayarlamanız için verilen puanlar yine 20 üzerindenmiş gibi az. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyuna düşük ability ile başlayınca maç içinde yapabilecekleriniz de oldukça kısıtlanıyor. Hatta ben hiçbir şey yapamadım. İlk senemi tamamen antrenmanla geçirdim. Antrenman sistemi de değişmiş. Mesela eskiden passing ability nizi 4 ten 5 e çıkarmak için 20 saniyede 10 koni devirmeniz gerekirken artık bu tarz aşılması gereken duvarlar ortadan kaldırılmış. Şimdi passing antrenmanına girdiğinizde sahanın muhtelif yerlerinde koniler var. Ayağınızda bir top var. O topla kaç koni devirirseniz o kadar puan alıyorsunuz. Sonra aldığınız puanları 100'e bölüp, bölümü size ability olarak ekliyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Antrenmanda yeni eklenen bir diğer özellik ise antrenman maçları. İster büyük sahada ister Fifa98'deki kapalı spor salonu tarzı bir sahada maç yapabiliyorsunuz. Orada maç içinde aldığınız her pas, attığınız her şut size puan olarak geri dönüyor. Maç sonunda da bunları toplayıp sizin çetelenize ekliyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat ilk sezon kendimi antrenmana vermemin sonucu olarak, confidence değerim düştükçe düştü. Bir ara uzun süre %1'de seyreden bu değer, antrenman maçlarına önem vermem ve Altay'dan Karşıyaka'ya geçmem sonucunda %20'leri görse de, şu an yine %13'te, ve ben bu confidence değeri ile kadroya giremiyorum. Confidence yükselsin diye her gördüğüm maça dalar oldum sevgili dostlar. Halısaha kenarlarında kramponlarımla oturup " Eksik var mı abi? Kaleci lazım mı?" diyerek maç eksiğimi kapatmaya çalışıyorum. Ama bayağı zahmetli bir süreç olacağa benziyor. Confidence olmayınca hoca da takıma almıyor işin kötüsü.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fiziksel antrenmanları yapabilmek için fitness bisikleti, yüzme havuzu gibi yardımcı elemanları oyundan gelen helal paranızla satın alıp ancak o şekilde pace, acceleration, strength ve stamina değerlerinizi arttırabiliyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bunun dışında aktarmak istediğim madde kumarbaz arkadaşları sevindirecek cinsten. Oyunda casino ve at yarışı özelliklerine aynen devam. Kumara biraz daldım fakat at yarışına fırsatım olmadı. Oyunun haberler kısmında değişen bir şey pek yok. "Arkadaşın tatile gidiyor, evcil hayvanına bakabilir misin?" , "Yolda sizin formayı giymiş birini kaza yapmış halde gördün. Ne yaparsın ?" , "Takım arkadaşların seni pavyona çağırıyor, ama aynı zamanda ailene de akşam yemeği sözün var. Ne yapacaksın?" , "Kazım Kazım kelepçeler hazır, kırbacı al gel dedi. Gidek mi la?" tarzı dilemma sorular yine oyunda mevcut. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2-3 saatlik bir antrenman sürecinden sonra biraz gerçek maç oynayabilecek seviyeye geldim. Ve oynadığım kadarıyla şu an için 3. sünden daha zor bir oyun. Abartı bir zorluğu yok. Ama 3. den de zor. Bakalım ilerleyen günlerde Altay ile başlayan futbolculuk kariyerim bizleri hangi insanlarla, takımlarla, renklerle kesiştirecek. Şimdilik kendinize iyi bakın. Esen kalın sevgili futbol sevdalısı cefakar okurlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4473742840902010629?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4473742840902010629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4473742840902010629' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4473742840902010629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4473742840902010629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/new-star-soccer-2010-santiago.html' title='New Star Soccer 2010 : Santiago Nunezcilik'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S5P5m3wHn8I/AAAAAAAAAQ8/PWJeBid1nAg/s72-c/New-Star-Soccer2010_18112009_161459.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6702563789274835896</id><published>2010-03-05T03:23:00.001+02:00</published><updated>2010-03-09T18:03:26.246+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='star wars'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trooper'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starship'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sci-fi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yuh'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='movie'/><title type='text'>Ordu Yapılanmasında Yeni Anlayış: Starship Troopers</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S5BNh6ZQUYI/AAAAAAAAAHA/oAZ_qkqvJhA/s1600-h/StarshipTroopers-1997.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 238px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S5BNh6ZQUYI/AAAAAAAAAHA/oAZ_qkqvJhA/s320/StarshipTroopers-1997.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5444937194497134978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu ara kapıldığım Star Wars rüzgarının ardından, uzay temalı sci-fi film arayışımda imdb'de yaklaşık 80bin kişiden aldığı 7.2 ile güzel bir yapım olabileceği intibası uyandıran bir filmden kısaca bahsedeceğim: Starship Troopers.&lt;br /&gt;İzlerken senaristiyle yönetmeniyle oyuncularıyla bir erotik film ekibiyle çekildiğinden şüphe ettiren bu yapımı kısaca anlatacak olursak: Gelecek bir zamanda askeri dikta altında birleşen dünya, karantina altında bulunan bir gezegendeki dev böceklerin azıtmaları sonucu savaşa girer. Tamamı karikatür tiplerden oluşan oyuncu kadromuzun kahramanlıklarının ardı arkası gelmez ve zafer kazanılır. Tabi bunda koğuşta, tuvalette, duşta, savaş alanında sürekli beraber olan kadınlı erkekli ordunun sürekli "biz o. çocuğuyduk" ekolünden bir lise sınıfı gibi sinirden stresten uzak laubali tavırlarının saha performansını hayal edilemez şekilde artırarak her askeri kahraman haline getirmesinin payı büyük. Bir sahnede başroldeki subayımız, çavuşuyla sevişirken daha üst rütbeli başka bir subayın çadıra girip "Bilmem nereye sevkediliyoruz ama siz işinizi bitirin, 20 dakikanız var" diyerek onlara çanak tutması ne demek istediğimi anlatmıştır size umarım.&lt;br /&gt;Eğer hayallerdeki ordu yapısını görmek ve ağzınızı açık bırakacak bir film izleyip, kahramanlık öykülerinden ilham almak istiyorsanız bu filmi mutlaka izleyin. Tabi TVde izdivaç programı bile olsa izleyecek daha iyi bişeyiniz yoksa.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6702563789274835896?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6702563789274835896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6702563789274835896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6702563789274835896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6702563789274835896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/ordu-yaplanmasnda-yeni-anlays-starship.html' title='Ordu Yapılanmasında Yeni Anlayış: Starship Troopers'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S5BNh6ZQUYI/AAAAAAAAAHA/oAZ_qkqvJhA/s72-c/StarshipTroopers-1997.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-5831295796200445108</id><published>2010-03-04T17:19:00.001+02:00</published><updated>2010-03-04T17:19:05.424+02:00</updated><title type='text'>Boston legal</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S4_PXwyxkeI/AAAAAAAAAGY/bUYUI4UhEsU/s1600-h/0000001%5B1%5D%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: block; float: none; margin-left: auto; border-top: 0px; margin-right: auto; border-right: 0px" title="0000001[1]" border="0" alt="0000001[1]" src="http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S4_PYYTC1wI/AAAAAAAAAGc/uiliBXX1jDg/0000001%5B1%5D_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800" width="451" height="364" /&gt;&lt;/a&gt; Nasıl kaçış gözümden, nasıl olmuş da izlememişim şimdiye kadar? Ünlü oyuncu olaraktan sadece William Shatner a.k.a. Captain Kirk var bildiğim kadarıyla, diğerlerini en azından ben tanımıyorum. Legal komedi olaraktan ilerleyen dizi aslında kısaca, bulabildiğin kadar sıyırmış avukatı biryere toplarsan ne olur diye açıklanabilir. 2003-2008 arasında ABC de oynamış, 5 emmy kazanıp, sonra grey’s anatomynin gelişiyle abc nin gözünden düşüp yayından kaldıılmış bir dizi olaraktan, haftada bir pazar gceleri izliyorum, herkese de tavsiye ederim. Ohooho, ben zaten izliyorum/izledim bunu diyorsanız da ayıp değil mi niye söylemiyonuz madem?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S4_PZS55JJI/AAAAAAAAAGg/IsZS19ka3j0/s1600-h/BL%20Flamingos%20LARGE%5B2%5D%5B6%5D.gif"&gt;&lt;img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: block; float: none; margin-left: auto; border-top: 0px; margin-right: auto; border-right: 0px" title="BL%20Flamingos%20LARGE[2]" border="0" alt="BL%20Flamingos%20LARGE[2]" src="http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S4_PaFcnqRI/AAAAAAAAAGk/nYR6-iedE8s/BL%20Flamingos%20LARGE%5B2%5D_thumb%5B4%5D.gif?imgmax=800" width="344" height="344" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-5831295796200445108?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/5831295796200445108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=5831295796200445108' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5831295796200445108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5831295796200445108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/03/boston-legal.html' title='Boston legal'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S4_PYYTC1wI/AAAAAAAAAGc/uiliBXX1jDg/s72-c/0000001%5B1%5D_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7330094544594222421</id><published>2010-02-19T18:03:00.002+02:00</published><updated>2010-02-20T02:27:00.154+02:00</updated><title type='text'>Men’s figure skating</title><content type='html'>&lt;p&gt;Nasıl bir spordur öyle, erkeklere hiç gitmemiş bence. tabi amerikada havai antenin çektiği kanal sayısı sınırlı olunca ( ne olursa olsun, havai antenden bile high definition yanın geliyor) çalışırken açık kalan şeylerde böyle oluyor. Altın madalyayı amerikalı Evan Lysacek kazandı, ama 2 adamın hakkı yendi gibi görünüyor, sağdakinin(Johhny Weir-USA) hakkı biraz kırık olmasından yendi sanırım, biraz değil adam bildiğin kırık. Ötekisi de bilmiyorum neden yendi ama, bence kazanması gereken adam oydu(Yevgeny Plushenko-RUS). Neyse, daha çok tartışmaya gerek yok, bitti kurtulduk, artık sahne bence bu sporun gerçekten sahibi olan kadınların&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S362QQPwjUI/AAAAAAAAAGE/SMq1f3z88Ac/s1600-h/Johnny-Weir-Olympics-Fur-300%5B1%5D%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-right-width: 0px; display: center; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin-left: 0px; border-left-width: 0px; margin-right: 0px" title="Johnny-Weir-Olympics-Fur-300[1]" border="0" alt="Johnny-Weir-Olympics-Fur-300[1]" align="left" src="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S362RVS9zlI/AAAAAAAAAGI/Cm0850enwhg/Johnny-Weir-Olympics-Fur-300%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="186" height="244" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S362Rg4WKWI/AAAAAAAAAGM/HqbKbE4cHLY/s1600-h/alg_olympics_plushenko%5B1%5D%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-right-width: 0px; display: center; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin-left: 0px; border-left-width: 0px; margin-right: 0px" title="alg_olympics_plushenko[1]" border="0" alt="alg_olympics_plushenko[1]" align="center" src="http://lh3.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S362SMn4zNI/AAAAAAAAAGQ/wdGXinO7Y9k/alg_olympics_plushenko%5B1%5D_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800" width="381" height="246" /&gt;&lt;/a&gt; . &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Hayır yanlış anlaşılmasın, ayrımcılık yapmıyorum. Hatta çift olarak da buzda dans edilmesine birşey demiyorum, çiftler hatta göze hoş da geliyor ama, tek erkeklerde japonlar haricinde hepsinin dansları adeta kendilerini pazarlıyor gibiydi. Neyse tartışmaya gerek yok artık, bitti gitti kurtulduk valla, neydi nasıl bişeydi öyle anasını satıyım…&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7330094544594222421?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7330094544594222421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7330094544594222421' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7330094544594222421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7330094544594222421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/mens-figure-skating.html' title='Men’s figure skating'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S362RVS9zlI/AAAAAAAAAGI/Cm0850enwhg/s72-c/Johnny-Weir-Olympics-Fur-300%5B1%5D_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4405803918987264060</id><published>2010-02-09T06:29:00.001+02:00</published><updated>2010-02-09T06:29:49.469+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='super bowl'/><title type='text'>Super Bowl</title><content type='html'>&lt;p&gt;Uzun uzadıya amerikan futbolu yazısı bekleyenler yanılıyorlar. Sadece bir konuya açıklık getirip çıkıcam ben. Milliyet.com.tr de gezinirken şu resme rastladım:&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S3DkuNlMnFI/AAAAAAAAAFs/alLczHGbGNA/s1600-h/lafl%5B4%5D.png"&gt;&lt;img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="lafl" border="0" alt="lafl" src="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S3Dku9LankI/AAAAAAAAAFw/zJd9nX9LrMM/lafl_thumb%5B2%5D.png?imgmax=800" width="519" height="411" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Haber super bowl, resme gel dedim. Yanılmayın gençler, super bowl bu değil. Super bowl ahanda aşağıdaki. İnsanları yanlış yönlendiriyorlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;img src="http://static.nfl.com/static/content/public/image/getty/2010/09000d5d8164647b_gallery_600.jpg" /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Dünyanın en çok izlenen televizyon olayı birden o kadar güzel görünmedi dimi?&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4405803918987264060?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4405803918987264060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4405803918987264060' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4405803918987264060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4405803918987264060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/super-bowl.html' title='Super Bowl'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/S3Dku9LankI/AAAAAAAAAFw/zJd9nX9LrMM/s72-c/lafl_thumb%5B2%5D.png?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4934379568828182222</id><published>2010-02-08T17:43:00.000+02:00</published><updated>2010-02-08T17:43:00.200+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meşrubat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buzluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Dolapta Unutulan Donmuş Meşrubat</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S3Arhj3M-sI/AAAAAAAAAQ0/mxs2pwbGDt4/s1600-h/50x70FIN.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 229px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S3Arhj3M-sI/AAAAAAAAAQ0/mxs2pwbGDt4/s320/50x70FIN.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5435892605798644418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1. Bunun alt markaları RC Kola ve Le'Cola diye tahmin ediyorum. Ama RC Kola kalmadı sanırım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eğer mutsuzluğu tanımlamak gerekirse zaman zaman başvurulabilecek bir tanım. Düşün ki yazın sıcağı derece bilmem kaç. Markete gitmişsin zar zor. Sıkıntı, bunalım. Yapacak bir şey yok. Bir de bakarsın markette en sevdiğin meşrubat kampanyaya girmiş. Sanırım son kullanma tarihi gelmek üzere. Ama sana kaç yazar. Son kullanma tarihi geçse de içerim ben onu. Hem bence ürünün üzerinde yazan son kullanma tarihleri aslında gerçek son kullanma tarihinden 1 hafta öncesi. Neden mi? Tezim şudur ki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Müşteri daha fazla tüketsin diye&lt;br /&gt;2- Diyelim ki gerçek son kullanma tarihini yazdılar. ben de baktım ürüne, son kullanma tarihi bir gün geçmiş. amannn ne olacak diyip içerim ben o meşrubatı. Sonra da hasta olurum. Gider adamlara dava açarım. zarara girerler ya da girmezler ama durduk yere iş çıkarırım başlarına. Halbuki gerçeğinden bir hafta önce yazsalar, ben de hastalanmam adamların da kafa rahatlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse konumuza dönecek olursak, kampanyaya giren her meşrubat gibi bunu da marketin ortasına hunharca dizlerler. Ve marketin dolabında o meşrubattan bulamzsın. Eve gidip buzluğa koyarım bir saat sonra kıvama gelir diye düşünürsün. Birden o sıkıntı stres gider, hayatın yepyeni bir anlam kazanır. Eve gidip buzluğa koyarsın, ama koymadan önce de bir yudum alırsın ki meşrubatın donmasına zemin hazırlansın. Yoksa hiç açmadan 3 gün dursa buzlukta hiç bir şey olmaz o meşrubata. Ama sen o yudumu alırsın, buzluğa koyarsın. Buraya kadar her şey tamam. Moralinin de düzelmesiyle bilgisayar başına geçersin ve yeni yeni maceralar peşinde koşmaya başlarsın. Moralinin aslında neden düzeldiğini, bu nedensiz yaşama sevincinin kaynağını hatırlamazsın bile. Sonra o bilgisayarda yaptığın iş, oynadığın oyun her ne yapıyorsan bir süre sonra doğru seni sıkmaya başlar. Yepyeni heyecanlar ararsın. O arayış esnasında buzluğa yatırdığın hazinen gelir aklına. Sevinçten mutfağa nasıl gittiğini anlamazsın bile. Dünyanın yarısı senindir artık. Önce meşrubatın yanına yiyeceğin aburcuburu hazırlarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buzluğu açıp da talihsiz manzarayla karşılaşınca ise lanet edersin bu hayata. Zamanı geri almak istersin. Alamazsın. Yemişim parasını gidip soğuğunu alayım dersin. Üşenirsin. Zaten kainat üzerinde satılan hiç bir meşrubat, buzlukta saatlerce beklemiş kapağı açılmamış meşrubat kadar soğuk olamaz. O yüzden gidip yenisini alsan bile hayal kırıklığına uğraman kaçınılmazdır sevgili dostum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yapacak bir şey yok. Zaten saat de geç olmuş. Bence yola donduktan sonra eritilmiş sulu meşrubatla devam etmek tek çare. Ya da en fazla poşet tang ile yola devam edebilirsin ama bu da attan inip eşeğe binmek olur. Fakat o anda pek de fazla seçeneğin yok. İstersen soğuk su eşliğinde de gününe kaldığın yerden devam edebilme özgürlüğüne sahipsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4934379568828182222?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4934379568828182222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4934379568828182222' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4934379568828182222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4934379568828182222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/dolapta-unutulan-donmus-mesrubat.html' title='Dolapta Unutulan Donmuş Meşrubat'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S3Arhj3M-sI/AAAAAAAAAQ0/mxs2pwbGDt4/s72-c/50x70FIN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2053702161848829472</id><published>2010-02-04T19:17:00.000+02:00</published><updated>2010-02-04T19:17:00.057+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='motorspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olips'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ralli'/><title type='text'>Olips Motorspor ve Can Sıkıntısı Buhranları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2rTGxrBNyI/AAAAAAAAAQs/9-2Xp4m564s/s1600-h/ntv_olips.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 150px; height: 115px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2rTGxrBNyI/AAAAAAAAAQs/9-2Xp4m564s/s320/ntv_olips.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434388013742372642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1. Fotosu da yok. Bula bula bu ufak logomsu görseli buldum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Değerli dostlarım, amatör spor dallarını icra eden bir çok sprocu haklı olarak sürekli futbola gösterilen aşırı ilgiden ve ona sağlanan aşırı maddi destekten solayı şikayet eder. Kendilerinin de sporla uğraşmalarına rağmen çok fazla insan tarafından sallanmamaktan şikayet ederler. Haklılar da. Sonuçta o futbolcudan aşağı kalır bir efor sarfetmiyor. Bütün kariyerini, umudunu bu spor yönünde harcıyor.  Hayatını bu eksene oturtuyor. Fakat bir sıradan Süper Lig futbolcusu kadar tanınmıyor ve para kazanamıyor. Amatör dallara destek verilmesi güzel bir olay. Mesela tenis Türkiye'de amatör bir dal iken, TRT'nin verdiği grandslamler sayesinde bugün çok zevkli bir uğraşımız oldu. Efes Pilsen bugün Türk basketbolunda vazgeçilmez bir marka. Fakat bazı dallar da var ki,yayınlanan programın ilgimizi çekmesi bir yana, bizleri "bunu yayınlayacağına, duman savaşçıları reklamını versen daha iyi" durumuna sokan programlardı. İşte bunlardan birini konuk edeceğiz bu postumuzda sevgili okurlar. Olips Motorspor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuradan başlamak lazım ki, Kent markası şekerleme alanında Türkiye'de hatırı sayılır bir firma. Firma olarak da kim ikna ettiyse motor sporlarına sponsor olmaya böyle bir ortaklık doğdu. Tabi burda Bonibon ya da Jelibon markalarıyla da sponsor olabilirlerdi. O yüzden Olips seçimi doğru seçim olarak duruyor. Bu ortaklık sayesinde benim yıllar süren eziyetim Olips Motorspor programı da böylece doğmuş oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonları NTV'de saat 15.10'da yayınlanan bu prgramda genelde Dünya Ralli Şampiyonası ile ilgili haberler ve rallilerden görüntüler verilirdi. Motocross yarışlarından yine birtakım görüntüler. Formula1 ile ilgili haber çııkar mıydı tam bilemiyorum. Ancak zaten programın çoğunluğunu oluşturan Dünya Ralli Şampiyonası ile olan problemimdi beni bu programdan soğutan. Zaten Ralli Şampiyonası'nı izlerken zevk almak bana çok uzak bir kavram. Çünkü birbiriyle yarışan arabalar yok. parkur var. Ve bu parkuru en kısa sürede tamamlamaya çalışan arabaları çekiyor kamera. Çekerken de iki tane kamera var. Birincisi arabanın içine yerleştirilmiş kamera. Bu kameradan alınan görüntü ışık açısından zayıf bir görüntü. Çünkü yarışlar yağmurlu havalarda koşuluyor. Bunun üzerine yol boyunca arabanın camlarının çamur olması sebebiyle, yolu da göremiyoruz. Dolayısıyla o görüntüden anladığım tek şey, sallanan iki tane adam. Bazen de araba devrilirdi. İkinci görüntü ise parkurun en zorlu yerlerine konan kameralardan alınan görüntüler. Buraya konan kameralarda sırayla yarışan arabaların hepsi geçerdi. Şöyle düşün ki, 8 tane araba geçiyor. Kim iyi geçti kim kötü geçti ben nerden anlayayaım sevgili program yapımcısı. Geçip gidiyolar işte. Trafik polisi kamerasından şehir trafiğini izlemek gibi bir şey. Bazen de çukurlu yerlere kamera konurdu. Araba uçardı falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi o vakitler de internetin pek yaygın olmadığı vakitler. En yaygın eğlencelerimizden biri televizyon. Haftasonu Avrupa Ligleri kanallarımızda canlı olarak yayınlanmıyor henüz. Ya da Cine5 veriyor Avrupa Liglerini. Özellikle buhranlı geçen pazar öğleden sonralarında tek umudumuz Futbol Mundial, Avrupadan Futbol tarzı programlar. Tam o beklentiler içerisindeyken bünye "Olips Motorspor" programı açıkçası beni hiçbir zaman cezbedemedi. Buhranlı pazar öğleden sonralarında sıkıntıdan kendi kendime langırt oynayacak seviyeye geldiğimi hatırlarım. Biliyorum büyük hayranları var rallinin de. Balığa gider gibi, haftasonları ralliye giden, araba parçaları toplayıp yerel gazeteye çıkan insanlarla da tanıştım. Fakat, Olips Motorspor'a alışamadım. Transworld Sports bile zor katlanılır bir programken Olips Motorspor hiç olmadı. Amatör sporlar desteklensin. Gücü olan desteklesin. Ama ben Olips Motorspor'u destekleyemiyorum. Siz seviyorsanız destekleyin, beni aranıza almadan oynayın oyununuzu, ama beni de mazur görün, dayanamıyorum Söderberg'e Colin McRea'ye. Mahalleye kanalizasyon borusunu değiştirmeye gelen iş makinesi bile daha büyük aksiyon benim için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2053702161848829472?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2053702161848829472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2053702161848829472' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2053702161848829472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2053702161848829472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/olips-motorspor-ve-can-sknts-buhranlar.html' title='Olips Motorspor ve Can Sıkıntısı Buhranları'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2rTGxrBNyI/AAAAAAAAAQs/9-2Xp4m564s/s72-c/ntv_olips.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6467179077701020829</id><published>2010-02-04T16:29:00.000+02:00</published><updated>2010-02-04T16:30:18.762+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><title type='text'>Anket Sonucu ve Yeni Anket</title><content type='html'>Bu kaçıncı anketimiz bilmiyorum fakat son anketimiz şunu gösterdi ki, bizleri takip eden dostlarımız FM'ye karşı pek iyi duygular beslemiyorlar. Ankete katılan 22 kişinin 11'i FM'yi içki sigara mertebesinde bir bağımlılık olarak yorumluyorlar. Yapmayın sevgili kardeşlerim. Bu kadar nefret etmeyin. Hayır nefret ediyorsanız da oynamayın. Silah zoruyla değil. Ya da makul oynayın. Mesela ben makul oynayabilmek adına 4 tane CM 01/02 kırmıştım. Artık oynamayacağım, hayatım altüst oldu diye. Ama ne oldu? 5. cdyi de paşa paşa çektirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim yeni anketimize. Gündeme ışık tutan bir anket olması sebebiyle şunu soralım. Beşiktaş'ta Delgado krizi malum. Delgado'nun dönüşüyle birlikte dışarı çıkacak yabancı kim olmalı sizce&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6467179077701020829?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6467179077701020829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6467179077701020829' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6467179077701020829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6467179077701020829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/anket-sonucu-ve-yeni-anket.html' title='Anket Sonucu ve Yeni Anket'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1927401599502966747</id><published>2010-02-04T09:13:00.003+02:00</published><updated>2010-02-05T16:33:51.627+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='jo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='antalyaspor'/><title type='text'>Antalyaspor:2-Galatasaray:1 || İzledik Bari Yorumlayalım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2oXVwCs4jI/AAAAAAAAAQk/NZoFViarpd0/s1600-h/news_manset_resim_5j_NecatiAtes01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 162px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2oXVwCs4jI/AAAAAAAAAQk/NZoFViarpd0/s320/news_manset_resim_5j_NecatiAtes01.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434181562816848434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;i&gt;Fig.1. Çok güzel gol attı. Ama bunun üstüne çıkıp da "Bana çok yanlış yapıldı" geyikleri yapmasın nolur. Ben Antalyasporlu olsam, kırılırım, darılırım öyle bir şey olurs&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;a&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Karlı bir Ankara akşamında uzun zamandır görmediğim yakınlarımı görmek üzere gittiğim evde rastladım bu maça. Maç Galatasaray'ın nasıl olduğunu anlamadığım golüyle 1-0'a gelirken Arda'nın topa ayağının üst dışıyla attığı uçan tekme izlenmeye değerdi. Daha sonrasında o cüsseyle bir NFL yıldızı olabilecek Djeihoua'nın golü Galatasaray'lı taraftarlarda soğuk duş etkisi yarattı. Burada Djeihoua ve Ali Zitouni'ye birer parantez açmak istiyorum. Djeihoua ismi sebebiyle dikkatimi çeken bir futbolcu. Ünlü Harf/Toplam Harf oranında %62.5 luk bir yüzdeyle adını bas bas bağırtan "cehuva" ayrıca Vladimir Beschastnykh'ten sonra ismi en zor yazılabilen ikinci futbolcu. Hatta, toplam harf/yazmada zorlanma oranında beschastnykh'e bayağı bir fark attığını söyleyebiliriz. Tabi bunu söylememizin bir sebebi de her vladimir beschastnykh yazdığımda ctrl+v yapıyor olmam. Halbuki vladimir beschastnykh'i de bir yerden bakarak yazsam belki daha farklı bir yorum yapabileceğim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk golün etkisini daha üstünden atamayan Galatasaray daha tam toparlayamamışken Antalyaspor Necati Ateş'in uzak ağlara çok güzel gönderdiği golle bir kez daha öne geçiyordu. Bir kez daha öne geçiyordu derken yanlış bir tabir kullandığımı düşünenler olabilir. Sanki Antalyaspor bu maçta daha önceden öne geçmişti de, Necati'nin golüyle bir kez daha öne geçti gibi anlaşılıyor "bir kez daha öne geçti" lafı. Halbuki futbol bir bütündür ve takımlar oynadıkları tüm maçların toplamında başarı ve başarısızlığı tadar. Antalyaspor da Galatasaray maçından önce hangi maçta öne geçtiyse bu maçta da Galatasaray karşısında bir kez daha öne geçti. Yani bu Antalyaspor'un ilk öne geçişi değil. Ya da en son Galatasaray karşısında ne zaman öne geçtiyse (bu geçen sene de olabilir. 5 maç önceki karşılaşmalarında da olabilir) bir kez daha öne geçti. Gibi...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir başka kayda değer notum ise spiker amcama. Değerli abiciğim, Galatasaray geçtiğimiz haftalarda Everton'dan(evırtın -sen ivırtın desen de olur) ismi  "Jo" olarak yazılan ve büyük ihtimalle "Jo" diye okunan bir futbolcu aldı. Bu futbolcu daha önce de çeşitli adı sanı duyulmuş takımlarda  oynadı. Yani senin bu isimle daha önce karşılaşmış olman lazım. Ama sen sanırım unuttun. Olabilir. Ama sevgili amcam, sen "Jo" ismini "covuva" tadında telaffuz ettin. Düşünüyorum. Acaba sen çatır çatır Portekizce biliyorsun ve orada "Jo" adı "covuva" olarak mı telaffuz ediliyor? Ben Portekizce bilmiyorum. Mesela sen "Jo" olarak yazılan ismi "Yo" olarak okusan ve Portekizce'de bu böyle okunuyor desen büyük ihtimalle yerim.(Mesela Holoşko örneği) Ama "Jo" yu "covuva" olarak okumana inansa inansa Kadir İnanır hatta o da inanmaz Levent İnanır sevgili amca. Bence az önce yazdığım şaka ilk çıktığında çok komikti, ve okuyanı yere yığıyordu. Fakat zaman geçtikçe şakarlarda da belli bir aşınma, yıpranma, pörsüme oluyor&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci yarıda ise Galatasaray hiç bir şey yapmadı. Özellikle "Jo" çıktıktan sonra Antalya kalesinin 30 saniye ekranda gözükmediği bir ikinci yarı izledim. Gerçekten de Galatasaray'ın oyunu kötü ve hiç eğlenceli değil. Umarım düzelir. Şifo Mehmet de sorsan orta saha oynardı. Ama bana sorsan Oktay kadar gol atmışlığı vardır. Hele ki Toshack zamanında bir seri yakalamıştı adam her maç bir tane yazıyordu. Zaten 9 numara giyen orta saha mı olurmuş. Magazin basınının en çok evlendirmek isteyip  evlendiremediği iki isimden biri olan Mehmet Özdilek'e burdan sevgilerimi sunuyorum. İkincisi de Sinan Özen'dir. O da kendi içinde kurudu gitti. Yazıktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1927401599502966747?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1927401599502966747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1927401599502966747' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1927401599502966747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1927401599502966747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/02/antalyaspor2-galatasaray2-izledik-bari_04.html' title='Antalyaspor:2-Galatasaray:1 || İzledik Bari Yorumlayalım'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S2oXVwCs4jI/AAAAAAAAAQk/NZoFViarpd0/s72-c/news_manset_resim_5j_NecatiAtes01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-194819081010625071</id><published>2010-01-22T12:00:00.003+02:00</published><updated>2010-01-22T12:28:34.581+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sömestr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Blogla Hasret Giderme</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S1l7pZ0CrfI/AAAAAAAAAQc/5B8Se0xZbuA/s1600-h/funny-random-98-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S1l7pZ0CrfI/AAAAAAAAAQc/5B8Se0xZbuA/s320/funny-random-98-4.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429506777005862386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Uzun bir aradan sonra tekrardan huzurlarınızdayız sevgili okurlarımız. Sizlerden uzak kaldığımız bu arada, blogu nasıl daha iyi duruma getirebiliriz, yenilik olarak sizlere neler sunabiliriz diye çok kafa patlattık, sabahlara uzanan toplantılar yaptık, son gelişmeleri yerinden takip etsin diye kendi cebimizden para çıkıp Amerika'da yazar okutuyoruz. Fakat maalesef hiçbir somut sonuca ulaşamıyoruz. Yani blogda değişen bir şey yok.İşin kötüsü ileriye dair bir umut da yok, maalesef böyle geldi böyle gider. Keşke sizlere daha doyurucu postlar sunup, takip ettiğimiz başarılı bloglara biraz olsun yaklaşabilsek. Hiçbir şey yapmasak bile bari fotoğraf video içerikli postlar geçebilsek. Ancak bizden bu kadar oluyor sevgili okurlar. Amerika'daki yazarımız başı bağlı olmasa springbreak partilerine yollayacağız, ancak biliyoruz ki böyle bir durumda ilk o zor durumda kalacak. O kadar toplantı yap, düşün taşın, kafa patlat, bir fikir bile çıkmıyor. Ne yapalım? Blogu mu kapatalım. İzleyicilerimize ayıp olmaz mı? &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birlikten kuvvet doğa diyerek kalemine güvendiğimiz arkadaşlarımızı davet ettik, sağolsunlar bizleri kırmadılar, geliriz yazarız dediler. Ancak maalesef yazar olduğunu unutan bazı yazar(lar) var blogumuzda. Kendisine hiçbir şekilde bir dargınlığım olamaz ama. Çünkü ben ne yazıyorum ki, ona karşı bir kırgınlığım olsun. Sonuçta eklediğimiz yazar arkadaşlar da maaşlı işçi değil ki, hak talep edesin. Onlar da benim arkadaşım sonuçta. Ayrıca onların da kendi meşgaleleri var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir kere futbol içeriği üretmek için yeterli miktarda veri toplamıyoruz. Evimizde bir digiturk bile mevcut değil. Televizyonun anteni yok. Çatalla izliyorum. Diğer arkadaşlarım da benden hallice. Amerika'daki yazarımız zaten anca NFL izliyor. Onun yazdığından da biz bir şey anlamıyoruz. Amerikan Futbolu'nun kuralını kaç kişi biliyor ki bu ülkede? Kaldı ki, açık kanaldan verilen maçlar da var. Her haftasonu Barcelona, Inter, Bayern maçlarını karasal yayından izleme imkanımız var. İzleyip buraya postlar geçsek çok şahane içerik olacak belki de. Ancak farklı olarak ne söyleyeceğiz ki? Messi 'nin takım içinde ne kadar önemli bir parça olduğundan mı dem vuralım? İtalya Ligi'nin eskisine göre yıldızsız halini mi dile getirelim? Ya da Ronaldinho döndü dönmedi tartışmaları mı yapalım? Zaten her yerde yapılıyor bunlar. Kalkıp size her hafta Reggiana ile ilgili haberler versek, o da en başta bizi bayar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maalesef bu blogun gerçeği bu sevgili okurlar. Umalım ki ileride daha iyiye, daha güzele doğru yelken açarız. Tüm kardeşlerimin sömestr tatilini şimdiden kutlarım. 83'e 4 veren 67'ye 3 veren, ve burada bizleri okuyan öğretmen arkadaşlarımız varsa da, onları hiçbir zaman anlayışla karşılayamayacağımızı da önemle belirtmek isteriz. Yani 67 alan çocuk karakter olarak orospu çocuğu bile olsa, o küçük yaşında onu o yoldan geri döndürmek için 67'den 4 almayı hak ediyordur bence. Çocukla çocuk olmamak lazım. Diğer blog yazarı arkadaşlarımla konuşmadım ama eminim ki onlar da benimle aynı fikirdedir. Hatta bu konuda bir yazı bile yazabilirim akşama doğru.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-194819081010625071?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/194819081010625071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=194819081010625071' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/194819081010625071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/194819081010625071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/01/blogla-hasret-giderme.html' title='Blogla Hasret Giderme'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/S1l7pZ0CrfI/AAAAAAAAAQc/5B8Se0xZbuA/s72-c/funny-random-98-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2563486609908863759</id><published>2010-01-05T21:39:00.003+02:00</published><updated>2010-01-05T21:48:03.175+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='angaralıyım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başkent'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oturak alemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oturmaya mı geldik'/><title type='text'>Ankara ve İlçeleri.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S0OWRmLfc9I/AAAAAAAAAG4/oy6HkHsGAZM/s1600-h/ankara.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 220px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S0OWRmLfc9I/AAAAAAAAAG4/oy6HkHsGAZM/s320/ankara.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423343605334897618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ankara denince akla hep siyaset, bürokrasi, grilik, estetikten uzak binalar, İ. Melih Gökçek (içleri ısıtan gülümsemesi hariç) vb. itici kavramlar gelir. Özellikle İzmirliler ve İstanbullular tarafından köy muamelesi gören bu güzide şehir, bütün ülke insanı tarafından "Köyden başkent yaparsan anca bu kadar olur" gibi aslı astarı olmayan iddialarla aşağılanmaya çalışılır. Ama araştırmacı ruhumuzun verdiği gazla online kaynakları kullanarak yaptığımız küçük bi araştırma sonucunda Ankara'nın ve ilçelerinin ülkemizin kültürel mirasına sadece müzik alanında bile ne kadar büyük bir katkı yaptığını gördük:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peçenekli Süleyman.&lt;br /&gt;Bozkırlı Coşkun.&lt;br /&gt;Başkentli Resul, Gökhan, Yasin.&lt;br /&gt;Avşarlı Ersoy.&lt;br /&gt;Sincanlı Mustafa, Fehmi, Erkal.&lt;br /&gt;Beypazarlı İlyas, Orkun, Oğuzhan, Gökhan, Ahmet, Halit. &lt;br /&gt;Ankaralı Namık, Turgut, Yasemin, Coşkun, Doğan, Ayşe.&lt;br /&gt;Ayaşlı Serhat, Emre.&lt;br /&gt;Kayaşlı Murat, Barış. &lt;br /&gt;Yenikentli Nadir.&lt;br /&gt;Balalı Ferhat, Şahin Kardeşler, Memet. &lt;br /&gt;Akyurtlu Hüseyin, Mehmet. &lt;br /&gt;Çamlıdereli Fevzi. &lt;br /&gt;Çubuklu Cem, Yaşar, Ali Dayı. &lt;br /&gt;Elmadağlı Adnan, Çağrı, Emrah. &lt;br /&gt;Haymanalı İdo, Celal, Zeliha, Dedo, Mehmet Doğan. &lt;br /&gt;Gölbaşılı Erdoğan, Ufuk, Niyazi, Berkay.&lt;br /&gt;Kazanlı Mustafa, Mehmet, Mesut, Volkan. &lt;br /&gt;Mamaklı Yasin, Ferdi, Onur. &lt;br /&gt;Kızılcahamamlı (Şentepeli) Ahmet. &lt;br /&gt;Keçiörenli Deniz, Ferdi, İsmail, Hüseyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerek kendini bütün şehre mal etmiş gerek ilçesinin kültür bayrağını göndere çekmiş bir çok sanatçı bizlere ve gelecek nesillere unutulmaz eserler bırakmaya kararlı görünüyor. Özellikle sadece evleri ve gümüş işleriyle ün salan Beypazarı'nın arka planda unutulan müzik kültürü göze çarpıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada bir örnek olması ve insanı titreterek kendine getirmesi amaçlı bir de örnek verelim ve vatandaşlık görevimizi yapmış olmanın verdiği huzurla konuyu kapatalım. Ferdi Tayfur'un "Emmoğlu"sunu caz yapan Fatih Erkoç'un "Pıtı Pıtı Atıyor Kalbim" çalışmasına Başkentli Resul'den kendine has bir yorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="Başkentli Resul - Pıtı Pıtı" value="http://www.youtube.com/v/LflICshx4pY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/LflICshx4pY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="200"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOt: Unuttuğumuz bütün ustalara da burdan saygılarımızı sunuyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2563486609908863759?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2563486609908863759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2563486609908863759' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2563486609908863759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2563486609908863759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/01/ankara-ve-ilceleri.html' title='Ankara ve İlçeleri.'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/S0OWRmLfc9I/AAAAAAAAAG4/oy6HkHsGAZM/s72-c/ankara.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6385790501797392232</id><published>2010-01-02T09:41:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T09:41:24.647+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvan herifler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='florida'/><title type='text'>2010 Sugar Bowl</title><content type='html'>&lt;p&gt;İsminden “şekerine ya da sakızına maç” gibi anlaşılsa da BCSin şampiyonluk maçı dışındaki en prestijli 4 maçından birisi olarak idrak edebildiğim maç az önce sonuçlandı. Maçta karşı karşıya gelen takımlar olan Florida ve Cincinnati olmasına rağmen, maçtan sonra öne çıkan insanlık sınırlarını zorlayarak oratlığı darma duman eden, üniversite futbolunun neredeyse bütün rekorlarını altüst eden Tim Tebow ve Florida ofansif takımı oldu. Şimdiye kadar zilyon tane rekoru zaten kırmış olan Tebow 2-3 tane rekor daha kırmış, fln fln.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;En son Alabamadan fena tokat yiyen takımı görünce, çekişmeli maç olur diye evde televizyon karşısına toplanacaktık ki, ilk yarıda hayvanlar 37-3 yaptılar. Sağolsunlar ikinci yarıda azcık yaydılar da maçın sonucunun belirlenmesiyle herkesin ayrılmasından sonra açtığım Age of Empires 2 görevlerinden arada bir kafamı kaldırmaya değer birşey çıktı ortaya. Ulan madem böyle oynayabiliyorsunuz, geçen maçta neredeydiniz, şampiyonluk görürdük dünya gözüyle. Misafirlere de rezil olduk maç rezil olunca ne yapsak ki şimdi…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/Sz74ovzUKbI/AAAAAAAAAE8/dqeVoCb7fUk/s1600-h/gatorade%5B9%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-right-width: 0px; display: block; float: none; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin-left: auto; border-left-width: 0px; margin-right: auto" title="gatorade" border="0" alt="gatorade" src="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/Sz74o1uMIGI/AAAAAAAAAFA/j-oHw1VvdiE/gatorade_thumb%5B7%5D.jpg?imgmax=800" width="504" height="370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Maçın sonucu kesinleştiğinde hemen üstteki resimde gördüğümüz, önemli maçların sonunda yapılan bir college football geleneğine tanık olduk. Futbolcular sevinçten Gatorade termosunu kaptıkları gibi koçun başından aşağı döküyorlar. Buna da Gatorade Shower deniyor, ama bu soğuklarda adamın şaftını kaydırmaktan başka ne halta yarar bilemiyorum. &lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6385790501797392232?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6385790501797392232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6385790501797392232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6385790501797392232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6385790501797392232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2010/01/2010-sugar-bowl.html' title='2010 Sugar Bowl'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/Sz74o1uMIGI/AAAAAAAAAFA/j-oHw1VvdiE/s72-c/gatorade_thumb%5B7%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-699142385725592361</id><published>2009-12-29T06:03:00.001+02:00</published><updated>2009-12-29T06:03:35.846+02:00</updated><title type='text'>Akıllara zarar senatör adayı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Akıllara zarar reklamlar serimize Jay Leno destekli devam ediyoruz. Bu sıradaki reklam bir senatör adayı tarafından hazırlanmış. &lt;/p&gt;  &lt;div style="padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; float: none; padding-top: 0px" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:4ae00f45-a488-4fe8-b1a1-26586317fe53" class="wlWriterEditableSmartContent"&gt;&lt;div id="bae8463e-a20a-4fb7-9ba9-4f6592e8502e" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=53e_7_LfhxI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" target="_new"&gt;&lt;img src="http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/Szl_l7EJ2-I/AAAAAAAAAE0/uB0_mUlbUuc/video2c63532c5271%5B6%5D.jpg?imgmax=800" style="border-style: none" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('bae8463e-a20a-4fb7-9ba9-4f6592e8502e'); downlevelDiv.innerHTML = &amp;quot;&amp;lt;div&amp;gt;&amp;lt;object width=\&amp;quot;425\&amp;quot; height=\&amp;quot;355\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;param name=\&amp;quot;movie\&amp;quot; value=\&amp;quot;http://www.youtube.com/v/53e_7_LfhxI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;&amp;amp;hl=en\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/param&amp;gt;&amp;lt;embed src=\&amp;quot;http://www.youtube.com/v/53e_7_LfhxI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;&amp;amp;hl=en\&amp;quot; type=\&amp;quot;application/x-shockwave-flash\&amp;quot; width=\&amp;quot;425\&amp;quot; height=\&amp;quot;355\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/embed&amp;gt;&amp;lt;\/object&amp;gt;&amp;lt;\/div&amp;gt;&amp;quot;;" alt=""&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p&gt;Şaka diiil muhittin!!! Hepsi gerçek…&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-699142385725592361?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/699142385725592361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=699142385725592361' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/699142385725592361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/699142385725592361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/akllara-zarar-senator-aday.html' title='Akıllara zarar senatör adayı'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/Szl_l7EJ2-I/AAAAAAAAAE0/uB0_mUlbUuc/s72-c/video2c63532c5271%5B6%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1348496899900429173</id><published>2009-12-26T06:57:00.001+02:00</published><updated>2009-12-26T06:57:12.465+02:00</updated><title type='text'>Lebron vs. Kobe</title><content type='html'>&lt;p&gt;Noel günü özel maçlarından birisinde bu akşam Cleveland Cavaliers ve Los Angeles Lakers karşı karşıya geldi. Sonuç lakersın fena halde tokatlanmasıydı. Kobe Bryant 35 sayı, 9 rebound ve 8 assist yapsa da, 2 katını kaçırdı. Cavaliersa bakınca Lebronun hayvanlık edip mi kazandırdığını düşünmüyor değil insan. Ama Lakersın bu akşam başarıyla yaptığı tek şey Lebronu insanlık sınırkarı dahilinde tutmaktı. Ama adamlar her potaya gittiklerinde attıkkları için 102-87 gibi bir skor ortaya çıktı. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/SzWXppURvHI/AAAAAAAAAEY/Q0nZ9KAP8Lo/s1600-h/prmak%5B12%5D.jpg"&gt;&lt;img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin-left: 0px; border-left-width: 0px; margin-right: 0px" title="prmak" border="0" alt="prmak" src="http://lh4.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/SzWXp0Cf2kI/AAAAAAAAAEc/etoZfgD45h4/prmak_thumb%5B10%5D.jpg?imgmax=800" width="424" height="307" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ama bu maçın asıl dikkat çekici yanı Lakers 20 sayı geriye düşünce çamurlaşmasıydı. Hemen yukarıdaki resimde Sol üst köşede gördüğümüz köpük parmak benzeri taraftar zamazingoları 4. çeyrekte Staples Centerda sahaya uçmaya başladı. Yukarıdaki resimde de görüldüğü üzere Lebron bu fırsattan istifade ederek Mo Williams’a, “Hşş, koçum, takımın yıldızı benim, seneye transfer olacam zaten, al şu adamları başımdan da biraz oynayam hep sen atıyon bu ne lan!” diyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Kısaca demek istediğim, Kobe attıklarının yarısını kaçırarak yine 35 sayı attı hayvan, az kalsın triple double yapıyordu takımının 15 sayı fark yediği maçta. Kim ne derse desin, maç bitmeye 5 daika kalmış ve Lakers 20 sayı gerideyken Lebronu kilitleyip, bir top çalıp, “Ne olursa olsun oynarım arkadaş ben” diyerekten bişeyler kanıtlamıştır kesin. Sonra Mo Williams 28 sayı, Lebron James de 26 sayıyla oynadı. Yaşlı başlı Shaq ise konuk takım Clevelandin pota altında durdurulamaz silahıydı, Kobe sayesinde 5 faule ulaşıncaya ya da yoruluncaya kadar, anlamadım o kısmını. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu yıl Noeli Fenerbahçe-Galatasaray maçı havasında, sahaya bol fırlatmalı, çamur ev sahibi takım taraftarlı bir Lakers-Cavaliers maçı izleyerek geçirdim bakalım. Böyle bir eğlenceliği seneye de bekliyoruz.&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1348496899900429173?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1348496899900429173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1348496899900429173' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1348496899900429173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1348496899900429173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/lebron-vs-kobe.html' title='Lebron vs. Kobe'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh4.ggpht.com/_VDZo0B_AsIc/SzWXp0Cf2kI/AAAAAAAAAEc/etoZfgD45h4/s72-c/prmak_thumb%5B10%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4493359419798644951</id><published>2009-12-25T20:50:00.000+02:00</published><updated>2009-12-25T20:50:07.656+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bence öyle değil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lahmacun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pide'/><title type='text'>Bence Öyle Değil - Ayran ve Pide Mevzusu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzUJJMBgYFI/AAAAAAAAAQU/NzmF_9TVA3g/s1600-h/pide_kapali.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzUJJMBgYFI/AAAAAAAAAQU/NzmF_9TVA3g/s320/pide_kapali.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419247780061274194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1. Google'da bulduğum en düzgün pide ayran fotosu bu. Halbuki ben hep açık pide yerim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanında Beyaz Show'da duyduğum bişeydi. Eminim ki Beyaz da biyerden duydu. Konumuz "bize özgü şeyler" muhabbetlerinde hep dile gelmiş hatta suyu çıkmış bişey. Bu tarzda çok espri üretildi. İlk duyduğumda hepsine güldüm ama zamanla suyu çıktı. Bugün ele alacağımız mevzu da bunlardan biri: &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Biz öyle bir milletiz ki, pidenin son lokmasıyla ayranın son yudumunu hep denk getiririz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdan ne anlaşıldığı ile başlayalım. Öyle bir pide ayran yiyişimiz var ki, nasıl oluyorsa oluyor senkron bir şekilde pide-ayran yiyip içebiliyoruz. Bunu tamamen bilinçsiz yapıyoruz. Ve hatta her yudumumuz birbiriyle hemen hemen aynı miktarda ayran içeriyor. Sonra son lokmaya geliyoruz ki, pide ve ayran kesişiyor. Sonra buna şaşırıp üstüne türlü espriler şakalar üretiyoruz. Espriden anlaşılan bu ama peki kastedilen, varolduğu iddia edilen, üstün, doğaüstü yetenek var mı? Evet böyle bir durum var, ama bu genetik yollarla nesilden nesile geçen doğaüstü bir durum falan değil ve gayet mantıklı bir açıklaması var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili 1.5kuşkaşsever ÇalımsızGol okurları öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki, pideyle ayranın bitişini denk getirme çabası gayet haklı ve yapılması gereken bir çabadır. Düşün ki ayran erken bitti. O zaman saf gibi kuru kuru pide yersin. Zaten pidenin sonlarına doğru meze olarak gelen salata biter. Ayran da biterse ibiş gibi kalırsın ortada. Gider soğuk su içersin ki, bu da hiç tat vermez. Dilin damağın pidenin yağıyla kalakalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin içyüzünü açıklamak gerekirse; pide-ayran bitimi kombinasyonu, yiyen kişinin yemeğe başlarken tamamen bilinçli bir şekilde yürüttüğü ve kritik hamlelerle sona erdirdiği alınteriyle yoğrulmuş bir süreç. Olaylar şöyle gelişir. Yemek gelince bir tabak dolusu pide ve en iyi ihtimalle 330 ml ayran gelir. Ve eğer ayran dikkatli tüketilmezse ayran pidenin yarısında bitecekmiş hissi verir. Bunu acı bir biçimde farkeden deneğimiz, "ayranı yavaş yavaş içeyim de sonradan bakarsın açılırız." diye düşünmeden edemez. Ve yemeğin ortasına geldiği halde ayranın henüz %75'i hala bardaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada yemeğe ara verip durum değerlendirmesi yapan deneğimiz ayran miktarının olması gerekenden fazla olduğunu farkedip ayrana yüklenmeye başlar. Garip bir mutluluk sarar bünyeyi. "Hem karnım doyuyor, üstüne ayran da var, daha ne isterim" halet-i ruhiyesidir bu. Fakat az az içmeye öyle alışmıştır ki, birden hızlanamaz ve %25 pide kaldığı esnada halen %35 civarında ayran bardakta durmaktadır. Bu noktada iyice film kopar ve ayrana iyice abanılır her lokmadan sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pide bitiminde ayran ve pide kesişimi yaşnması ihtimaali oldukça yüksektir bu durumda. Fakat, gazlı içecek tüketilmesi halinde, gazlı içeceğin yüksek hızda tüketilmesi durumunda ortaya çıkacak nahoş durumlar yüzünden, genelde bir miktar gazlı içecek içilmeden çöpe gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bahsetmek istediğimiz durum budur. Ayranın ve pidenin bitiminin denke gelmesi genetik bir özellik değil tamamiyle aklın, mantığın, iradenin ve çabanın dile gelmiş halidir. Bir başka yazımızda öğrenci evlerinde neden lahmacun tüketiminin fazla olduğunu irdeleyeceğimiz yazımıza kadar kalın sağlıcakla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4493359419798644951?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4493359419798644951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4493359419798644951' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4493359419798644951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4493359419798644951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/bence-oyle-degil-ayran-ve-pide-mevzusu.html' title='Bence Öyle Değil - Ayran ve Pide Mevzusu'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzUJJMBgYFI/AAAAAAAAAQU/NzmF_9TVA3g/s72-c/pide_kapali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3088665809811651066</id><published>2009-12-24T23:25:00.003+02:00</published><updated>2009-12-27T03:24:18.124+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bence öyle değil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='einstein'/><title type='text'>Bence Öyle Değil - Einstein ve Aptallık</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzPZbKBxy9I/AAAAAAAAAQM/Hjka1tte45M/s1600-h/einstein460x276.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 192px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzPZbKBxy9I/AAAAAAAAAQM/Hjka1tte45M/s320/einstein460x276.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418913837228346322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1.  Takdir edersiniz ki yaş ilerledikçe kafa da güzelleşiyor ister istemez&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Einstein'ın şöyle bir lafı vardır hatırlarsanız: &lt;em style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"iki şey sonsuzdur:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kainat ve insanların aptallığı;ancak kainat konusunda henüz emin değilim". &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi bilmem ama, ben bugüne kadar bu lafıyla Einstein'ın kendi üstün zekasının bir hayli farkında bir insan olarak, diğer insanları aşağıladığı fikrindeydim. Yani sanırsın ki, Einstein kibirli bir ustabaşı ve hergün amele pazarından işçi toplayıp gün boyu onları çalıştırıyor. Akşamleyin de kayınçoyla iş güç muhabbeti yaparken, kayınçoya işçilerin istediği işleri tam anlamıyla yapamadıkları için onlara aptal yakıştırması yapıyor. Böyle bir durum mümkün mü? Ne işi olur elin profesörünün ameleyle, inşaatla, harçla, malayla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki bu ünlü sözün söylenmesine sebep olan şey çok başka. Bunu Einstein'ın günlüklerini okursanız görürsünüz. Einstein önce birazdan anlatacağım olayı yazmış günlüğüne. Sayfanın sonuna da bu ünlü sözü yapıştırmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay şöyle oluyor sevgili detaysever ÇalımsızGol okurları. Albert Hoca o gün dersten çıkıp evine giderken kafası bi milyon. Bir yandan ertesi güne hazırlanması gereken midterm soruları, öbür yandan dersten sonra "hocam ben memleketten sağlık raporu aldım. Onu sağlık merkezine versem telafi sınavına girebilir miyim?" diye soran öğrenci, bir yandan daha birinci midtermü okuyamamış olmanın verdiği sıkıntı ve öğrencilere karşı vicdan azabı. Öğrencilere dersin sonunda, "Midtermleri akşama okuyup sonuçları ormanın girişine asarım, gece gidip bakarsınız" sözünü vermese belki işleri çok daha kolaylaşacak. Fakat gider gitmez önce eski midtermleri okuyacak. Sonra ikinci midterm sorularını hazırlayacak. Daha sonra da onu E=mc^2 formülüne götürecek deneyler dizisinde çok önemli aşamalar kaydedecek. Fakat eve gidince fiziksel ihtiyaçları ağır basan Einstein, kenefe girince bozulmak üzere olan konservesini hatırlar. Konserve bozulmamıştır ve hemen onu ocağa verir. Fakat deneydir, midtermdür derken mutfaktan yanık kokusu ile irkilir. Konserve yanmıştır. Konserveyi ocakta unurmuştur profesör. Saat geç olduğundan bakkal da kapalıdır. O anda Einstein o gece aç kaldığını anlar. Tamtakır dolabı açar ve sabahtan kalma birkaç buruşuk siyah zeytinle karnını doyurur o gece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tarafta ilmin geldiği en son noktada uğraştığı deneylere dalmışken, çok basit bir şeyi unutuyor. Halbuki çalar saati yarım saat sonrasına kursa, gidip yemeğin altını kapatacak. Bunu yapmıyor. Afedersin ama aptallığın daniskasını yapıyor. Şimşek de o anda çakıyor aklında. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kendi aptallığının farkına öyle bir derinden varıyor ki, sayıp sövmeye başlıyor kendi kendine ve ünlü sözümüz de bu duygu hezeyanı arasında çıkıveriyor&lt;/span&gt;. 2 hafta deney yapmaya ara veriyor, fiziğe küsüp tefekküre dalıyor. Az daha filozof olacakken "Mis gibi kadrom var fizik bölümünde. Bu yaştan sonra aç mı kalayım. Yemişim felsefesini, düşün düşün b.ktur işin" gibi sığ bir yorum ve düşünce tarzıyla tekrardan deneylerine kaldığı yerden devam ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3088665809811651066?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3088665809811651066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3088665809811651066' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3088665809811651066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3088665809811651066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/bence-oyle-degil.html' title='Bence Öyle Değil - Einstein ve Aptallık'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzPZbKBxy9I/AAAAAAAAAQM/Hjka1tte45M/s72-c/einstein460x276.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-177809595385112747</id><published>2009-12-24T22:21:00.002+02:00</published><updated>2009-12-24T22:23:40.818+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>2009 Bunlarla Geçti</title><content type='html'>2009 yılında 3 büyüklerde önplana çıkan tartışmalar, yorumlar, haberler. 10 maddeye sığrdırmak zor tabi. Ama en ilk 10'a alınacaklar aşağıdakiler gibime geldi. Sıralama farketmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; BEŞİKTAŞ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1- &lt;/span&gt;Yildirim Demirören yeter!!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2- &lt;/span&gt;Güle güle gökhan zan yasasin ferrari!!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3- &lt;/span&gt;Ne olacak bu Batuhan'in hali???&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4- &lt;/span&gt;Delgado dönünce ne olacak???&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5- &lt;/span&gt;Mustafa Denizli'nin sampiyonlar ligi siftahi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; 6- &lt;/span&gt;Nobre'ye o kadar para veren zihniyet ve maddiyattan bagimsiz Nobre sorunsali.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7- &lt;/span&gt;Nihat ne zaman gol atmaya baslayacak?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8-&lt;/span&gt; Tabata o kadar eder mi?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; 9-&lt;/span&gt; Fenergassaray kötü olunca bjk sampiyon sayildi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10-&lt;/span&gt; Hocanin tam birakacakken tekrardan continue'ya basmasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GALATASARAY&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1- &lt;/span&gt;Sabri'deki degisim mental.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2- &lt;/span&gt;Arda kaptanligi kaldiramadi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3- &lt;/span&gt;Rijkaard transferi ve b plani muhabbeti.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4- &lt;/span&gt;Rijkaard anca büyük takimda is yapar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5- &lt;/span&gt;Total futbol da neymis gerek yok böyle mal mal işlere kalkışmaya.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6- &lt;/span&gt;Avrupa liginde finale yürüyor uefa sampiyonu takimdan bile iyi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7- &lt;/span&gt;Haldun Üstünel yarin öbürgün Messi'yi de alip getirecek.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8-&lt;/span&gt; Tedbil-i kiyafet vakasi - Tufan kiligina girmis Cemal kardesimiz&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9-&lt;/span&gt; Sahi bi linderoth vardi, noldu o?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10-&lt;/span&gt; Hincal Uluç Galatasarayli degil!! (2009'un degil her sezonun gündem maddesi. ama benim anlamam için rijkaardin gelmesi gerekti.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;FENERBAHÇE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1-&lt;/span&gt; Özer çok kral futbolcu.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2-&lt;/span&gt; Topuz transferi ve topuzun saçlarini kesip artik herkes gibi olmasi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3-&lt;/span&gt; Emre belözoglu çok kral topçu.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4-&lt;/span&gt; Kazim ve disiplin problemleri.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5-&lt;/span&gt; Daum Avrupayi önemsemiyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6-&lt;/span&gt; Aziz Yildirim'in 3 sene sampiyonluk sözü.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7- &lt;/span&gt;Aykut Kocaman'in görevi ne tam olarak?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8-&lt;/span&gt; Kelepçeli trenli adult parti...(vuuhuuu)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9-&lt;/span&gt; Guiza'yi dügünümde oynatmam (ben bulmadim bu espriyi ama kim buldu onu da bilmiyorum)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10-&lt;/span&gt; Alex Fenere gelmis geçmis en iyi yabanci!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-177809595385112747?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/177809595385112747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=177809595385112747' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/177809595385112747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/177809595385112747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/2009-bunlarla-gecti.html' title='2009 Bunlarla Geçti'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-9187716009948963455</id><published>2009-12-22T21:23:00.001+02:00</published><updated>2009-12-22T21:23:00.175+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cenabet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Son Zamanlarda Maruz Kaldığım Nahoş Bir İkinci Durum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD50FlYazI/AAAAAAAAAP8/w9uPUkTRP00/s1600-h/bedeviii.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD50FlYazI/AAAAAAAAAP8/w9uPUkTRP00/s320/bedeviii.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418105024974187314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Düşün ki, 3 aydır telefoncuya kontör almaya gitmiyorsun. ATM kartın ile rahat rahat kontör ihtiyacını gideriyorsun. Fakat bir gün, sabah kontör yüklemek için hesabına girdiğin zaman kontör yükleyemediğini farkediyorsun. Her zaman karşına gelen sayfa o sabah yok. Var ama eksik, işlev görmüyor. Şaşırıyorsun, fakat "olur böyle şeyler, kontörün acelesi yok" deyip ertesi günü bekliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün yine sayfaya girdiğinde yine aynı sayfayla karşılaşıyorsun ve yine kontör yükleyemiyorsun. Bu sefer daha değişik yollara başvurmaya kalkıyorsun mesela sms ile kontör yükleme nanesinin tadına bakmaya karar veriyorsun. Bir adet sms in içine hemen hemen tüm atm kartı bilgilerini bir sms e girip sonsuzluğa uğurluyorsun sms i. Fakat yarım saat beklemene rağmen kıytırık bir "yardım almak için şuna şuna mesaj atınız" gibi bir mesaj geliyor. Senin içinde bir kuşku var. "Acaba istek alındı da geç mi gönderecekler" gibisinden için içini yiyor. Bir kez daha aynı mesajı yollayıp tekrar beklemeye geçiyorsun. Bu sefer ihtiyacın olmadığı halde aynı günde 2 defa kontör almak gibi bir talihsizlik riskiyle de karşı karşıyasın. Fakat önemsemiyorsun. "Nasıl olsa 1 defa da alsam bitecek, gidip yine alacağım" gibi saçma br mantığa kaptırıyorsun kendini. Fakat üstünden geçen bir yarım saat daha ve yine kontör gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci çare olarak servis sağlayıcı firmanın çağrı merkezini arıyorsun. Çünkü artık teknoloji o kadar gelişti ki, sms ile-interenet üzerinden-telefon açarak-bayiden-akaryakıt istasyonundan hatta zorlasan nalburdan bile kontör alacak teknolojiye ulaştık. Ve teknoloji bu noktaya gelmişken kalkıp telefon bayisine kadar yürüyüp kontör almanın hiçbir esprisi yok. Komik değil yani. Bu sefer telefon açma yoluyla kontör alma opsiyonunu deniyoruz. Telefonda yaklaşık bir 3 dakika geçirdikten sonra atm kartına kontör satılmadığına şahit oluyoruz. Neden? Bilmiyorum. ATM kartına internetten satılıyor fakat telefondan satın almak için kredi kartı lazım. Sağlık olsun deyip kapatıyoruz telefonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer bankamızın telefon şubesini arayıp internet hakkında bilgi almaya çalışıyoruz. Bankamıza göre internet servisinde bir sorun yok ve sorun bizim bilgisayarımızda. Bunu test etmek için bize birkaç talimat veriyorlar. Diyor ki, "Internette boş bir sayfa açın". Açıyoruz. Şimdi Araçlardan Internet Seçenekleri'ne gelin.- Hayır google açıkken internet seçeneklerine gelsem ne olacak. Onu bilmiyor mesela, neyse.- Tam gelecekken bizim sunucumuzda internet seçeneği olmadığını çünkü Mozilla kullandığımızı farkediyoruz. Peki çağrı merkezi çalışanı bu lafı duyunca durur mu, hemen cevabı yapıştırıyor: "Biz Internet Explorer'dan hizmet verebiliyoruz. Ordan işleminizi yapmayı denerseniz işleminiz gerçekleşecektir." Deli gönül inanıyor tabi bu saf iddiaya. Bu sefer Internet Explorer yardımıyla işlemimizi yapmaya çalışıyoruz. Sonuç tabi ki başarısız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD5-aYlLsI/AAAAAAAAAQE/tZPuP0A5syQ/s1600-h/bedeviiii.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 212px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD5-aYlLsI/AAAAAAAAAQE/tZPuP0A5syQ/s320/bedeviiii.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418105202356334274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine Telefon Şubesi tekrar aranıyor. Bir başka çağrı merkezi uzmanı var hattın diğer ucunda. Temkinli davranıp Internet Explorer açıyoruz. Bize verdiği ilk talimat şu "Genel sekmesine gelip, oradan geçmişi silin". Ergenliğinde internet kullanmış arkadaşlar iyi bilir bu genel sekmesi altındaki geçmişi sil butonunu. Fakat ortada bir sorun var ki o anda oturduğumuz bilgisayar ortak kullanılan bir bilgisayar ve geçmişi bir kalemde silip atamıyoruz. Bunu duyan Çağrı Merkezi Uzmanı durur mu, hemen cavabı tokat gibi yapıştırıyor: "O zaman siz çerezleri silin, sildiğiniz anda işleminiz başarıyla gerçekleşecektir.". Gerçekleşmeyeceğini biz de biliyoruz fakat bıkkınlıktan olsa gerek susuyoruz. Bu sefer Çağrı Merkezi Uzmanımız bize yeni bir öneriyle geliyor. "Artık telefon üzerinden de kontör alabilirsiniz, isterseniz sizi bağlıyım yorulmayın" diyor. Tamam diyoruz. Biz telefon üzerinden kontör almaya uğraşırken bu sefer ATM kartının telefon şubesi giriş parolasının olmadığı gerçeğiyle yüzleştiriliyoruz. Fakat bunu öğrenmek için telefon şubesi şifresi sandığımız başka bir şifreyi 2 defa girip kartı bloke etmemiz gerekiyor. Daha sonra kartımıza bir telefon şubesi şifresi alıp, tekrar kontör alacakken görüşme süremiz 20 dakikaya yaklaşıyoruz. Artık insani ihtiyaçlarımız başgöstermeye başlıyor. Oturmaktan sırt ağrısı, konuşmaktan susama ve telefon tutmaktan kulak ısınması gibi sorunlar fiziksel koşullarımızı zorluyor ve 20 dakikanın sonunda kontör yükleyemeyerek telefonu kapatıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, 4 aydır sağlıklı bir biçimde internet şubesinden kontör alırken, ve bütün şartlar görünürde aynıyken neden birdenbire kontör alamayacak duruma geldiğimizi bize dünya üzerinde hiç kimse açıklayamıyor. Kontörsüzlük de tehlikeli seviyelere gelmeden gidip en yorucu fakat garanti yoldan, yani telefon bayisine nakit para verip karşlığında kazı kazan kartı görünümünde 2 kart alarak kontör ihtiyacımızı gideriyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-9187716009948963455?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/9187716009948963455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=9187716009948963455' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9187716009948963455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9187716009948963455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/son-zamanlarda-maruz-kaldgm-nahos-bir_22.html' title='Son Zamanlarda Maruz Kaldığım Nahoş Bir İkinci Durum'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD50FlYazI/AAAAAAAAAP8/w9uPUkTRP00/s72-c/bedeviii.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8579001955345366698</id><published>2009-12-22T19:22:00.002+02:00</published><updated>2009-12-22T19:22:00.316+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cenabet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Son Zamanlarda Maruz Kaldığım Nahoş Bir Durum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD3HH0Y0EI/AAAAAAAAAPk/bjn5IHRvobs/s1600-h/bedevi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 242px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD3HH0Y0EI/AAAAAAAAAPk/bjn5IHRvobs/s320/bedevi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418102053456629826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Düşün ki bilgisayarına virüs girmiş. Ama öyle böyle bir girmek değil. Akşam bilgisayarı çalışır vaziyette bırakıp uyumaya gidiyorsun. Sabahına bir bakıyorsun ki, çatır çatır internete giren makine artık girmiyor. Diyor ki "tanımlanamayan ağ"a bağlanmaya çalışıyorsun. 4 aydır kime sorsan tanınan, herkesin tanıdığı sevdiği ağ, ne olduysa bu bir gece içerisinde sevgili bilgisayarın tarafından tanınamıyor. Teşekkürler sevgili vista.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen galiba bir format şart diye kaçınılmaz sona yaklaşırken, bir yandan da şartları zorlamaya yeni yeni çareler üretmeye devam ediyorsun. "Bunda kesin virüs vardır" diye düşünürken, şunu güzel bi taradım mıydı hiçbişeyi kalmaz diyosun. Tam taramaya kalkıyorsun ki, antivirüs programının en son 7 ay önce güncellendiğini farkediyorsun. "Ulan namussuz hergün ben mi açıp güncelleyecem seni, bağlantı her zaman var, aç güncelle işte" diye düşünüyorsun fakat artık çok geç. Giren girmiş. 7 ay öncenin antivirüs ü doğal olarak hiçbirşey bulamıyor bilgisayarda. Sen de arkana bakmadan "tez vakit uninstall edilsin" diye ferman veriyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi güncel ve dinamik bir anti virüs ile bilgisayarında istemediğin kadar virüs bulup bilgisayarı eskisinden de iyi hale getirme umudu taşıyorsun. Fakat bilgisayar internete bağlanamadığından başka bir bilgisayardan daha önce kullanıp memnun kaldığın virüs programının en güncel versiyonunun setup dosyasını indiriyorsun. Beklerken kafan rahat."Ey bilgisayar, sen mi büyüksün, ben mi!" diye geçiyor kafandan. "Beni yenemeyeceksin" diyorsun. Program iniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD3XW4jL1I/AAAAAAAAAP0/v9pK_qDNXtA/s1600-h/bedevii.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 208px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD3XW4jL1I/AAAAAAAAAP0/v9pK_qDNXtA/s320/bedevii.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418102332378525522" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programı USB bellekle alıp, "durup dururken internete girmeme sorunu"yla boğuşan bilgisayara takıyorsun. Antivirüs setup dosyasını açıyorsun. Kullanım şartlarını kabul edip, "C:/Program Files" klasörü altında güzel bir yer veriyorsun kendisine. "Al burası senin, iyi çalışırsan sana "D:/" de yazlık alırım" diye gazı veriyorsun. Next'e basıyorsun. Preparing to install diyor. Tam yükleme başlayacakken, beklenmedik bişey oluyor. "Registration form" geliyor. Sen ilk 1.5 saniye sallamıyorsun. Refleks olarak nasıl olsa biryerlerde "Register Later" diye bir ibare vardır diye düşünüyorsun. Fakat ertesi 3 saniyede acı bir biçimde farkediyorsun ki, yok öyle birşey. Programı yüklemen için registration yapman şart ve bunu yapman için internete bağlanman şart. Fakat zaten senin sorunun internete bağlanamamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla olası bir virüsü de temizleyemiyorsun. Belki virüs yok bilgisayarında. Ama tek umudun oydu. Bütün çözümü orada bir virüsün olmasına ve o virüsü elinle koymuş gibi temizlemeye bağlamıştın. Şimdi o plan tamamen suya düştü. Artık format a biraz daha yakınsın. İşin parapsikolojik tarafına gelirsek, sen bıraktığın gece cayır cayır çalışan internetin ne sebeple bozulup kullanılamaz hale geldiği ölene kadar bir sır olarak kalacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8579001955345366698?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8579001955345366698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8579001955345366698' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8579001955345366698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8579001955345366698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/son-zamanlarda-maruz-kaldgm-nahos-bir.html' title='Son Zamanlarda Maruz Kaldığım Nahoş Bir Durum'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SzD3HH0Y0EI/AAAAAAAAAPk/bjn5IHRvobs/s72-c/bedevi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6519780127817558604</id><published>2009-12-18T05:28:00.002+02:00</published><updated>2009-12-18T05:29:19.573+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wtf'/><title type='text'>Akıllara zarar reklamlar</title><content type='html'>&lt;div&gt;Bu tarafa ne zamandır yazmamışım, unutuyorum arada mazur görün.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Boş zamanlarım bunları izlemekle geçiyor işte, aklını alıyorlar şerefsizim insanın.&lt;/div&gt;&lt;object width="640" height="505"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/JTdYGdJTvSk&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;hd=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/JTdYGdJTvSk&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;hd=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="640" height="505"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6519780127817558604?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6519780127817558604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6519780127817558604' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6519780127817558604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6519780127817558604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/akllara-zarar-reklamlar.html' title='Akıllara zarar reklamlar'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2197271509249793233</id><published>2009-12-16T13:04:00.000+02:00</published><updated>2009-12-16T13:05:07.692+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='thy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='barcelona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sponsor'/><title type='text'>Barça THY ile Uçtu. Uçuyor.</title><content type='html'>Mişli muşlu bir rivayetten resmi hale gelen Barça THY ilişkisi Barcelona'nın resmi sitesindeki ve haber organlarındaki fotoğraflarla belgelenmiş olup aşağıda görülen resim ile de perçinlenmiştir. Hayırlı uğurlu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SyhCaK-Z-iI/AAAAAAAAAGw/qfBP6pIcq0g/s1600-h/barc.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SyhCaK-Z-iI/AAAAAAAAAGw/qfBP6pIcq0g/s320/barc.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415651569303157282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu arada takımın THY ile olan ilk seferinin İspanyol şirketlerinin ayak oyunları nedeniyle, Laporta ve FC Barcelona'nın bütün çabalarına rağmen, direk Dubai'ye değil de İstanbul aktarmalı gerçekleştirildiğini bir dipnot olarak düşelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2197271509249793233?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2197271509249793233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2197271509249793233' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2197271509249793233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2197271509249793233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/barca-thy-ile-uctu-ucuyor.html' title='Barça THY ile Uçtu. Uçuyor.'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SyhCaK-Z-iI/AAAAAAAAAGw/qfBP6pIcq0g/s72-c/barc.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7959061537576909566</id><published>2009-12-09T22:22:00.003+02:00</published><updated>2009-12-10T12:03:08.780+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='msn'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>MSN İleti Klişeleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SyADFzfMHDI/AAAAAAAAAPc/-WtGAYoHuJY/s1600-h/blog.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SyADFzfMHDI/AAAAAAAAAPc/-WtGAYoHuJY/s320/blog.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413330150354590770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu yazıda "buraya kişisel bir ileti giriniz" yazan msn kutucuğundan yola çıktık.Bu kutuya girilen birtakım karakterlerle insanların bazen nasıl tüm duygularını yansıtmaya çalıştıklarını tahlil etmeye çalıştık kendimizce. Bu duygu bazen sonuna kadar kin oldu, bazen kuyruğuna basılan kedi misali iletilerle karşılaştık. Yeri geldi şarkılardan, kitaplardan, filmlerden duyduğumuz laflarla, gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen kişiliğimizi cümle aleme duyurmak istedik. Fakat bu gizemimiz, yazdığımız lafı okuyan kişi google'da o lafı aratana kadar sürdü. Halbuki bize sorabilirdi. Sormadı. Canı sağolsun. Fakat gün gelir de, bizi okuya okuya, b.k gibi blog tutma klişeleri adlı yazınıza ilham kaynağı olursak, sizin de canınız sağolsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;1-Gerçek gizem budur:&lt;/span&gt; Girişte de bahsettiğimiz gibi, gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen kişiliğin ifşa edilme ihtiyacı çok defa msn iletisinin tetikleyicisidir. Çoğu zaman başarısızlığa uğrar. Fakat, çoğu kişi tarafından ortak bir amaç olmadan kullanılan bir ileti vardır ki, gizemin kitabını yazmıştır. Evet sevgili dostlar şu iletiden bahsediyorum : (On www.ebuddy.com Web Messenger). Ben ömrü msnimde bu iletiye sahip bir insanla diyalog kurabilme şerefine ulaşamadım. İşte sana gizem üstüne gizem. Bi kere, senin benim gibi Microsoft'un ürünü olan şimdiki adı Windows Live Messenger kullanmıyor bu arkadaşın. ebuddy adlı site üzerinden iletişim ihtiyaçlarını gideriyor. Muhalif bir insanla karşı karşıyasın yani. Üstüne ebuddy.com adlı siteden giriyor. e-buddy ne demek? Türkçe'de e-kanka diye çevirilebilir bence? Adam kankalık üstüne kurulmuş bir siteye takılıyor. Orada kimbilir ne muhabbetler, geyikler, şakalar vs... Bu adamda çok numara var bence. Bence bu arkadaşa takılmalı, hayatı öyle yaşamalı.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Away olduğundan dem vuranlar:&lt;/span&gt; Bazı insan vardır msnini hiç kapatmaz. Bunun şöyle bir dezavantajı vardır ki, bu insana bir süre sonra kimse inanmaz hale gelir. Mesela bu arkadaş birgün "away" durumundayken kankası "orda mısın loyn" diye mesaj atar. Fakat away arkadaşımız, o esnada çok daha estetik görünümlü insanlarla konuşmakta olduğu için kankasını sallamaz. Gece saat 2.30 civarlarında cevap atar "noldu olum" diye. "Akşam yazmışın bişeyler de, bil başında değildim" der. Fakat, bırakın kankasını, sağır sultan bile inanmaz o adamın o gün away olduğuna. Bu nahoş olay üzerine, arkadaşımız "away" in kar etmediği dünyasında away olduğunu belirtmek için yeni iletiler girmeye başlar. Mesela "bil başındaysam beni s.ksinler" diye ileti yazabilir. O zaman kanaat getiriririz ki; ya arkadaşımız gerçekten bilgisayarının başında değil, ya da canı başka birşey çekiyor. Eğer, cinsel tercihleri genelin eğilimi yönünde ise ona telefondan ulaşmaya çalışırız. Fakat, msn dışında gerçek hayatta bizde şüphe uyandıracak tavırlar içerisine giriyorsa da, tercihlerine sonuna kadar saygı duyar, onun mutlu bir hayat yaşaması için demokratik yollardan ne yapılması gerekiyorsa yapmaya ona yardım etmeye destek olmaya çalışırız.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Maşgulüm Anam:&lt;/span&gt; "Away"in maddesi olur da, "busy"nin (BusyCat Dolls adlı Rock grubumuzla bu yaz üniversite şenliklerinde alkolünüze meze olacağız, bekleyin.) maddesi olmaz mı sandın? Bu arkadaşlarımızın tek derdi, boşa geçirecek bir saniyelerinin bile olmamasıdır sevgili 10 parmak msn kullanıcısı çalımsız gol okurları. Bu arkadaşlarımızın iletilerinde "yaklaşma yakarım","işi olmayan yazamaz","meşgulum, yazsan da göremem" tarzı sayıklamalara sıkça rastlarız. İşe onların tarafından bakacak olursak haklı oldukları zamanlar var. Şöyle örnek vereyim. Diyelim ki, okuldan grup arkadaşı ile birlikte ertesi güne rapor hazırlıyorlar. Ve o esnada da, başka bir arkadaşına çok zamandır atmak istediği bir dosyayı atıyor. Şimdi msn de olmak zorunda çünkü arkadaşıyla görüş alışverişinde bulunup rapor yazacak, aynı zamanda dosyayı da atması için "offline" durmaması gerek. Sırf bu örnek üzerinden bile, ben "busy" takılan insana kötü gözle bakamıyorum. Ayrıca "busy" olmanın, yani meşgul olmanın neresi kötü? Hani allah boş duranı sevmezdi. Aylak aylak msnde takılacağına bişeylerle meşgul ol. Ayarları kurcala, bilgisayar öğren azcık. Oyun oyna diye mi aldık sana bu bilgisayarı.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Not Kıroları:&lt;/span&gt; Malumunuz hepimizin şu hayatta en önemli stres atma kaynaklarımızdan birisi bilgisayar ve uygulamaları. Bu yeri geliyor msn oluyor, yeri geliyor bsplayerda bir film, yeri geliyor mozillada dns ayarları sayesinde girilebilen bir site. Bazı insan msn den bir veya birden fazla arkadaşıyla konuşarak stresini atabiliyor, bazı insan da msnden ancak ileti yoluyla kendi stresini dışavuruyor. Özellikle vize ve final haftalarında, öğrenci akranlarımız, kardeşlerimiz, zamanında abilerimiz bu iletilerinde okulunun zorluğundan ve sıkışık takviminden nasıl bahsediyor: "önüm arkam sağım solum sınav", "of yine mi sınav", "final countdown", "fuck the calculus", "ı dont need sex, because metu(ya da başka bir okul) fucks me everyday"...vb. Fakat, belirtmek zorunda olduğum bir başka önemli husus ise maalesef şudur ki, nerde bu tarz ileti yazan insan vardı benim öğrenciliğim zamanında, gitti hep en yüksek notu aldı. Alsın tabi, helal hoş olsun. Ama burda bir çelişki var. Sen bu kadar zorlama bu kadar sevmeden yapıyorsan bu işi, o notları nasıl aldın? Yok sevmiyorsan neden msnine bu tarz iletiler girip suyu bulandırıyorsun? Bu insanları anlamak zordur velhasıl. Daima bu insanlardan kaçınmalı, mümkün mertebe birlikte fotokopi deftere bile girilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Koordinat Belirtme Heveslileri:&lt;/span&gt; Farzedelim ki, ben İstanbul'da yaşayan bir insanım. Haftasonu da bir arkadaşımı görmeye Ankara'ya gittim. Fakat arkadaşımın Ankara'daki olanakları yeterli değil veya bu ziyaretim onu pek heyecanlandırmışa benzemiyor. O zaman ne yapıyorum, cumartesi akşamı hemen msn e giriyorum ve iletiyi yapıştırıyorum "Ankaradayım :)" . Şimdi ben bu insana nasıl yanlı yaklaşabilirsin, nasıl eğlenebilirsin msn arkadaşının bu zor zamanlarında. Zaten cumartesi akşamını msn başında geçirmek başlı başına bir stres, gam, keder unsuruyken; bu arkadaşımız kalkmış tedbil-i mekan a başvurmuş fakat hala msne mahkum bırakılmış. Bunun dışında memlekete her gittiğinde "@memleketim" okula her döndüğünde "@okulun_bulunduğu_şehir", lise arkadaşının yanına gittiğinde "@lise_arkadaşımın_okulunun_olduğu_şehir" gibi 3 tane de popüler koordinatları vardır bu arkadaşların. Genelde bu 3'ü arasında döner durur iletiler&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-"Osursam osurdum derim"ciler:&lt;/span&gt; Böyle arkadaşlar sağolsunlar bizleri hiç merak içinde bırakmazlar. Hayat ayrıntıda gizlidir lafını şiar edinmiş bu klavyeseverler, hayatlarına dair her türlü gereksiz ayrıntıyı vermekten imtina etmezler. "Yemekteyim :)", "Banyodayım :/", "@100 Numara :O" . Bize daha faydalı şeylerden bahsetsen halbuki keşke. Hayat bugun sana ne verdi, ne öğrendin biraz da onlardan bahsetsen. Ne düşündün mesela 100 Numaradayken. Belki de hayatının fikri geldi aklına o anda. Onu bizimle paylaşmaz ama bu sevgili msn dostumuz. Biz sadece o anda tuvalette olduğunu biliriz. Bu tarz gereksiz ayrıntılarla bizleri uyutur, adeta kitlelerin afyonudur bu arkadaşlar aman kapılmayın. Kah okuldadır, kah tv başında, kah tuvalette, kah banyoda, hemen sonra yemek sofrasında. Baş döndürücü bir lifestyle di mi. Ben yazarken yoruldum valla.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Spor Gündemi:&lt;/span&gt; Bir derbi oynanmaya görsün, bir ezeli rakip yenilmeye görsün, hemen akar iletiler su gibi. Küfürler, iğnelemeler gırla gider. Burada kabak msne sık sık girmeyen arkadaşlara patlar. O akşam derbi gazıyla iletisiyle birlikte online olur arkadaşımız: "Nası koyduk Fener'e" diye. Sonra o gece biter, sabah olur. Yağmur yağar iklimler değişir, fakat o arkadaşınız bir daha online olmaz. O ileti orada kalır. Siz her girdiğinizde maruz kalırsınız o iletiye. Belki de bilerek yapıyordur bunu. Bu sayede bir gece olan derbi zaferini ertesi derbiye kadar sürdürmüş olur. Bu süre boyunca offline takılır hatta. Çünkü online olsa tepki mesajları alacağını bilir. "Görmemişin biri derbi kazanmış..." şeklinde mesajlara maruz kalmadan sizlere hergün hergün o derbiyi tekrar yaşatır. Böyle de fanatik bir arkadaşımızdır bu adam.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Hiyeroglif Kullanarak İletişim Kuranlar:&lt;/span&gt; Malumunuz msn zırt pırt güncellenen bir program. Ne var bu kadar güncelleyecek bilmiyorum. Msn üzerinden dünyayı ele geçirmeyeceğiz sonuçta. Her güncellemenin de belli getirileri oluyordur tabi ki. Bunlardan biri de bu maddede bahsedilen arkadaşlarda olduğu gibi bizlerin "(as)[æ]{ßd}ansd&lt;" olarak gördüğümüz; fakat belli başlı msn güncellemeleri ile kuşa, çiçeğe, böceğe dönüşen cıvıl cıvıl nickler iletiler. Biz bu iletilerin asıl gösterilmek istenen formunu nasıl görürüz ne zaman görürüz bilmiyorum. Bu arkadaşları teknolojiyi yakından takip etmeleri hasebiyle kutluyor, aynı zamanda bu teknoloji meraklarının daha da faydalı kazançlı yönlere yönelmesini şiddetle arzuluyorum. Hayır ortada belli bir merak bir yatkınlık söz konusu, neden bunu daha faydalı kullanmayalım.  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-Dinlediği Şarkıyı İfşa Etme:&lt;/span&gt; Eskiden çok vardı bu arkadaşlardan. Bu arakdaşlar sayesinde az türkçe mp3 indirilebilen site öğrenmedik. "http://www.mp3deposu.com.tc.biz--tan_yıldızlar_da_kayar[320kbps]" tadında dosya isimleri ile amme hizmetinde sınır tanımadılar. Güzel bir uygulamadır kanımca. Futbol gibidir. Tıkanan muhabbeti açmaya birebirdir. Ya da dosya transferlerine vesile olup, o anda bitecek conversationların ömrünü biraz daha uzatabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-Quote Aşıkları:&lt;/span&gt; Alıntı yapma işi .çok geniş bir alandır. Kimisi gider çok beğendiğiniz bir laf yazar ileti kısmına, hayran kalırsınız ufkunuz açılır. Kimisi de sevgilisine sinirlenir, demet akalın quoteları ile laf çarpıtarak intikam alma hevesine girer. Halbuki lafını çarpıtmaya çalıştığı insan tarafından çoktan bloklanmış veya silinmiştir. Ya da delikanlılık damarı basar arkadaşın ve hayatın anlamını "beni bi Allahım bi dostlarım bilsin gerisi bekleme yapmasın ilerlesin" cümlesiyle özetler. Kalkıp bu adamı eleştiremezsin ama. Çünkü bu iletiyle aynı isimli bir facebook grubu açsa üye olacak kişi sayısı, senin çok beğendiğin lafa üye olacak kişi sayısını katlar; ya da tam tersi. Quote yapmak güzeldir, karşındaki insan hakkında da güzel fikir verir. zannımca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaman-Yokoğluyok-Gunan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bitirirken: Daha fazla madde eklenebilirdi. Fakat en yazılası 10 maddeyi derledik, ve biliyor musunuz...Bu derlemeyi yaparken maddelerin sırasını önemsemedik...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7959061537576909566?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7959061537576909566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7959061537576909566' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7959061537576909566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7959061537576909566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/msn-ileti-kliseleri.html' title='MSN İleti Klişeleri'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SyADFzfMHDI/AAAAAAAAAPc/-WtGAYoHuJY/s72-c/blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4685921600446089046</id><published>2009-12-07T19:27:00.005+02:00</published><updated>2009-12-07T19:47:37.921+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='thy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='barcelona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sponsor'/><title type='text'>Barça THY ile Uçacak(mış).</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/Sx0_C7X5ybI/AAAAAAAAAGk/4RvtW5bZgcU/s1600-h/THY3D_SA_dikey_logo_3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 166px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/Sx0_C7X5ybI/AAAAAAAAAGk/4RvtW5bZgcU/s320/THY3D_SA_dikey_logo_3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412551646699440562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benim de başta inanamadığım bir haber. Her ne kadar her yerde aynı şeyler tekrarlanmış olsa da ben bir özet geçeyim sizin için:&lt;br /&gt;Öncelikle, evet bildiğimiz FC Barcelona. THY de bildiğimiz Türk Hava Yolları. 3 yıllık sponsorluk için anlaşmaya varmak üzerelermiş. Barça, Şampiyonlar Ligi deplasmanlarına ve yurtdışı diğer hazırlık maçı vb. maçlara THY ile uçacakmış. Kendilerine adı Barcelona olan ve üzerinde klüp logosu bulunan bir uçak tahsis edilmesini istemişler. Hatta 13 Aralık'ta Dubai'ye THY ile uçacaklarmış. Sponsor derken de küçük bir sponsorluk deil. Audi, Nike ve biri bankacı diğeri biracı olan iki Katalan sponsorun ardından 5. sponsor olacakmış. Yani altta görülen resmi site girişindeki markaların arasında yukarıdakı logoyu da görebileceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/Sx0-loulo7I/AAAAAAAAAGc/_VfWe1NB7Qg/s1600-h/fcb.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 241px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/Sx0-loulo7I/AAAAAAAAAGc/_VfWe1NB7Qg/s320/fcb.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412551143478109106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne diyelim hayırlı olsun. Her ne kadar yönetimi ve bazı eylemleriyle ülkemizde çok tepki çeken bir kurum olsa da yurtdışında sükse yapabilecek bir girişimde bulunmuşlar, tebrik etmek lazım. Sonuçta hava taşımacılığı beynelmilel bir sektör.&lt;br /&gt;Not: Haberlerin yalancısıyız. Hatamız olursa affola.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4685921600446089046?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4685921600446089046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4685921600446089046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4685921600446089046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4685921600446089046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/barca-thy-ile-ucacakms.html' title='Barça THY ile Uçacak(mış).'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/Sx0_C7X5ybI/AAAAAAAAAGk/4RvtW5bZgcU/s72-c/THY3D_SA_dikey_logo_3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8102401810724104328</id><published>2009-12-05T21:55:00.003+02:00</published><updated>2009-12-05T22:08:26.144+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SEC'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='florida'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salih abi çevir ordan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alabama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaçırma onu oradan'/><title type='text'>SEC Championship Game</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/8/8a/SEC_Championship_2009.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 132px; height: 139px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/8/8a/SEC_Championship_2009.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Kazananın direkt olarak ulusal şampiiyonluk maçına çıakcağı güneydoğu konferansı şampiyonluk maçına 1 saat kaldı. Aynı geçen yılki gibi, yine sıralamada 1. ve 2. sırada olan Florida ve Alabama karşı karşıya geliyor, ve geçen sene Floridadan tokadı yiyen Alabama intikam için sahaya çıkıyor. İnternetten izlemek isteyenler için kaynaklar olacaktır. Burada Türkiye ligindeki gibi amaan ben sıkıldım koşmayacam diyen oyuncu yok. Yiyosa koşma, tuttukları gibi yapıştıırırlar çime, suyunu çıkartırlar adamın. Bakalım favori Florida yine tokatlayabilecek mi Alabamayı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8102401810724104328?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8102401810724104328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8102401810724104328' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8102401810724104328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8102401810724104328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/12/sec-championship-game.html' title='SEC Championship Game'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8650374923010908767</id><published>2009-11-29T22:10:00.003+02:00</published><updated>2009-11-29T22:41:50.557+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SEC'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='timsah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NCAA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='florida'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='koskoca alberti maymun etmişler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gators'/><title type='text'>Senior Day @ The Swamp</title><content type='html'>&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 386px; height: 240px;" src="http://www.gatorzone.com/football/images/sun68/1259466468.jpg" border="0" alt="" /&gt;"Senior Day" tam olarak ne bilmiyorum ama, anladığım kadarıyla üniversite futbol takımının 4. sınıf oyuncularının "The Swamp" lakaplı Ben hill Griffin Stadyumunda çıktıkları son maç olarak yorumladım. Gainesville'deki son maçlarında, Tim Tebow ve diğer 4. sınıflarla beraber Florida Gators, en büyük rakiplerinden Florida State Seminoles takımını 37-10 yenerek, Ulusal şampiyonlukta favori gösterildiğini iyicene hatırlatmış oldu. Arada tim Tebow 1-2 rekor daha kırmış olabilir ama artık kabak tadı verdi, yeter.&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.gatorzone.com/football/images/sun68/1259466522.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 386px; height: 240px;" border="0" alt="" /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.gatorzone.com/football/images/sun68/1259466468.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Yine birsürü aksiyon olmuş ama, iş güç işte göremedik hiçbirini. Haftaya SEC(güney doğu konferansı) şampiyonluk maçında, ulusal sıralamada 1. sıradaki Gatorade'li Florida ile ulusal sıralamada 2. sıradaki Alabama karşı karşıya gelecek. Nasıl konferans ise, buranın şampiyonu direk ulusal şampiyonluk maçı yapacak, diğer 4 konferans arasında ayrı lig oynayacak bu maçın kazananına layık oalbilmek için. Anlamadım gitti bunların lig sistemini.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8650374923010908767?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8650374923010908767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8650374923010908767' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8650374923010908767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8650374923010908767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/senior-day-swamp.html' title='Senior Day @ The Swamp'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-343120582612951181</id><published>2009-11-27T22:09:00.004+02:00</published><updated>2009-11-27T22:20:47.112+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alabama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='helal lan auburn'/><title type='text'>Alabama-Auburn</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/2/2c/Irnbowllogo.jpg" style="text-decoration: none;"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 242px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/2/2c/Irnbowllogo.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Güzel bir amerikan futbolu maçı izlemek isteyenler hemen internetten belli kaynaklardan(!) CBSte şu anda yayınlanan University of Alabama - University of Auburn maçını izleyebilirler. Ulusal Ligde Floridayı yakından takip eden, ve gelecek hafta SEC(South Eastern Conference) şampiyonluk maçında rakibimiz olacak olan Alabama'nın karşısında maça fırtına gibi başlayan Auburn, 2 erken touchdown bularak skoru 14-0'a getirdi. Bakalım maçın gerisi ne olacak? Alabama eyaletinin bu 2 takımı arasında oynanan "Iron Bowl" adı verilen maç, haftaya oynanacak şampiyonluk maçından önce Alabama'nın naamağlup ünvanını kaybetme ihtimali ortaya çıktığı için ben de daha bi heyecanla izliyorum.&lt;div&gt;Düzel başka bir maç arayanlar için yarın 3.30(CEST)'da oynanacak olan "Florida Gators - Florida State Seminoles" maçını da tavsiye edebilirim. Florida state e bağlı olarak çok heyecanlı bir maç daha izleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-343120582612951181?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/343120582612951181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=343120582612951181' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/343120582612951181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/343120582612951181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/alabama-auburn.html' title='Alabama-Auburn'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7384056418448757735</id><published>2009-11-27T08:44:00.004+02:00</published><updated>2009-11-27T08:53:12.122+02:00</updated><title type='text'>bütün bayramlar kutlu olsun</title><content type='html'>Kurban Bayramınız kutlu, Black fridayiniz mübarek olsun. burada black friday ateşini cayır cayır yaşayamıyoruz, malum Gainesville nüfusu toplam 150.000, ama yine de sırada bekleyen insanlara Florida'nın tropik ikliminde bile 4 derecelere kadar düşen sıcaklıkta allahtan sabır diliyorum. Az kaldı sıkın dişinizi, kaptırmayın bütün indirimleri çinlilere!&lt;div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_VDZo0B_AsIc/Sw92Uf-R4TI/AAAAAAAAAD0/noDYGpqlDoI/s320/DSC00004.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408671772047434034" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Resim Gainesville Best Buy önünde, saat 11 sularında çekilmiştir, hava sıcaklığı 9 derece, bekleyenler kendi istekelri doğrultusunda beklemektedirler. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7384056418448757735?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7384056418448757735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7384056418448757735' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7384056418448757735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7384056418448757735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/butun-bayramlar-kutlu-olsun.html' title='bütün bayramlar kutlu olsun'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VDZo0B_AsIc/Sw92Uf-R4TI/AAAAAAAAAD0/noDYGpqlDoI/s72-c/DSC00004.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3784995104404930157</id><published>2009-11-26T19:24:00.001+02:00</published><updated>2009-11-26T19:24:00.245+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><title type='text'>90'lar Türk Pop Rüya Takım ilk 11</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw6znYtRYhI/AAAAAAAAAPM/FuB56B7bW8s/s1600/90s20.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 233px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw6znYtRYhI/AAAAAAAAAPM/FuB56B7bW8s/s320/90s20.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408457691747148306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili okurlar bir listeleme, yaftalama, kaliba sokma postuyla tekrardan karsinizdayiz. Az önce Grup Vitamin'in en sevdigim sarkisi olan, 90 lar pop müzk akiminin bir özeti niteligindeki, "Ismail" sarkisini dinlerken aklima geldi. En güzel 5 vitamin sarkisini seçeyim diye. Daha sonra diger vitamin sarkilarina bakinirken, o zamanlarin popüler akimi olan dogulu sivesi ile konusarak güldürme akimina rasgeldim ve sarki listesi yapmaktan vazgeçtim. Fakat daha sonra herseyin kadrosun yapiyoruz 90lar pop dream team nasil olurdu acaba diye söyle biraz kafa yordum. Listede 30 sarkici arasindan siyrilan dream team ile sizleri basbasa birakiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taktik: 90 li yillarda 4'lü savunma tabanli taktikler yine iktidarda olmustur. Fakat simdikinden çok daha fazla takim 3-5-2 tabanli taktiklerle oynuyordu. Ve madem nostalji yapiyoruz, taktigimiz 3-5-2.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GK: Ferda Anil Yarkin : Hani bazi futbolcular vardir, isimden kazanir. Mesela Arthur Suarez Octavio, diye bir ismim olsa profesyonellik yolunda herkesten bir adim önde olurdum diye düsünüyorum. Ferda Anil Yarkin da öyle bir isim. Bu adami nereye koysan bu kadroda yer bulur aslinda. Belki de en çok 10 numaraya yakisirdi. Diego Armando Maradona gibi isim. Fakat, ben iri cüssesi ve hüzünbaz karakteri sebebiyle kaleye koydum. Zira kaleci adam, duygusal olur, 3 gol yedi mi olmayacak bir 4. gol yer, ama bir kurtarmaya basladimi da olmayacak golleri çikarir. Gerçi keman çalmasi sebebiyle Gilardino'ya atifta bulunabilir ve forvete de koyabilirdim, ama cüsse ortada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DC : Soner Arica : 3 lü defans deyince 2 adam markajcisi, 1 tane de saga sola kosturan, milletin pisligini temizleyen libero gelir akillara. Markajcilar da istikrarli, kit yetenek fakat istikrar sahibi futbolculardir. Rahim Zafer mesela. Ismi sebebiyle, futbola uzak kadinlar tarafindan böyle isim mi olur diye o yillarda mitlestirilmeye çalisilan Rahim kanli canli oynadi Besiktas'ta, tipki Soner Arica'nin 90'li yillarda süren hükmü gibi; gösterissiz ama tatminkar. Belki modellikten gelme oldugu için tip bakimindan yeterli performansa sahipti Soner Arica. Ama müzikal anlamda onu ortasaha veya forvet gibi daha yetenek gerektiren mevkilerde görevlendirmek takimimiza ihanet olurdu. Iyi bir markajciydi, isini yapti. Simdi yeni yeni ünleniyor olsa, sarkicilik yerine dizi oyunculugunu seçerdi diye tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DC : Kayahan : Bu adamin yasi basi geçmis iken nasil olur da, gencecik körpelerin takiminda yer bulur diyebilirsiniz. Ama dedigim gibi, 3'lü defansin ortasi, sagin solun açigini gedigini kapatan adam. Kayahan degil midir, kah Hülya Avsar'a, yillarca Nilüfer'e verdigi sarkilarla birtakim sarkicilari ayakta tutan adam. Ama kaç genç kizin odasinda Kayahan posteri asiliydi o yillarda? Iste bu sorunun cevabidir bu yetenegin defansin göbeginde, olanca göbegiyle oynamasinin sebebi. Ayrica üretkenligi ve istikrari da "libero Kayahan" karakterinin yaratilmasinda büyük rol oynadi. O degil de, bir zamanlar libero adinda bir çocuk bezi piyasaya girmisti. Acaba libero'nun bilmedigimiz baska bir anlami var da, onu düsünerek mi koydular? Yoksa hani çocugunuz ne yaparsa yapsin bezimiz libero edasiyla ne varsa içerde tutar sizdirmaz mi demek isteniyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DC : Coskun Sabah : Sasirmaniz için gerekçeler var tabi.Birincisi bu adam popçu mu? Degil. Fizik müsait mi? Değil. Ama gözden kaçirmamamiz gereken bir nokta var ki sevgili dostlar, Hakan Sükür'ün en kral, en has adamiydi bu adam. Biraz Televole izlemis olanlar ne demek istedigimi anlamistir sanirim. Her hafta "yilin bulusmasi" adi altinda televole ekranlarinda boy gösteren ikili, cafenin birinde oturur, sükür ün esprileri ve anilar sarkisi esliginde bize keyifli dakikalar yasatirlardi. Dolayisiyla buraya bu adami koymamak olmazdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WBR : Mirkelam : Bir sag kanatta ne ararsiniz. FM diliyle konusacak olursak, Hiz - Hizlanma - Dayaniklilik - Yaraticilik. Dripling ve orta kesme kabiliyetleri de var ama, onlari teyit edebilecegimiz veriler yok elimizde. Yukarida saydigimiz özellikleri ise birinci elden teyit etmek için sizleri "Mirkelam - Her Gece" klibine davet ediyorum. Yaklasik 3'43'' gibi bir sürede 0-&gt;100 km/h sürate ulasiyor. Fakat kamera da, yüksek bir hizda giden araba üzerinde çekim yaptigi için, klibi izlerken 100 km/h yi gözlemekte biraz sikinti yasayabilirsiniz. Bu klip isiginda Pace - Acceleration - Stamina özelliklerini teyit etmis oluyoruz. Bu klibi çekmeyi akil etmek ise yaraticilik degil de nedir? Ayrica ismi de futbolcu olmaya müsait isimler listesine çok yükseklerden girer. Ha neden sol kanat degil de, sag kanat dersen; sol kanat çok baska bisey arkadas...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WBL : Mansur Ark : Sol kanat farkliligin biraz daha üst seviyeye çiktigi bir alandir. Bir kere adam solaktir çünkü. Beyninin baska tarafini kullaniyordur, o yüzden degisik isler yapabilir. Ama çok da istikrar bekleme o adamdan. Bir iki patlatir, gönüllerde taht kurar, ama yeri gelir mum gibi sönmesini de bilir. Iste bu özellikleri birlestirdigimizde önümüze çikan portredir Mansur Ark. "Inadi birak" sarkisiyla çocuklugumda çigir açan, fakat maalesef devamini getiremeyip bizleri hayal kirikligina ugratan bu adam, Markus Münch'ün siyah-beyaz'i erken terk etmesi gibi, tadini damaklarda birakmistir. Rapimsi bir tarzda, bize farkli bir dünya vaadetmis, fakat bu vaadini bir kasetten öteye tasiyamamistir.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;MC : Kenan Dogulu : Simdi ortasahayi bir teknik bir de kosan adamdan olusturmaya kalkacak olursak, bu adam 90 larin emre belözoglu sifatiyla, ortasahanin teknik açigini kapatir. Yakarim Roma'yi da yakarim diyecek kadar gözü kara, çekirdekten müzisyen bu adam; ayni zamanda mücadeleden de kaçinmayan, bodur ve inatçi bir fizige sahip. 90'larin karakterine uygun at kuyrugu saçlari 2000'lerin kült ismi Maldonado ile örtüsse de, 6 numarali formayi basariyla tasiyacagina inaniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MC : Levent Yüksel : Ortasahanin mücadele gereksinimi karşılayabilecek, golde, asistte, şanda şöhrette gözü olmayan,  yeri geldiğinde geride durmasını bilen, özünde iyi, sempatik bir adam gerekit o bölgeye. Bunun da tanımı Türk Pop Müziğinde Levent Yüksel'dir. Yıllarca Sezen Aksu besteleriyle gönlümüzde taht kuran bir şarkıcıykeni birden ben artık kendi ayaklarım üstünde duracağım diyerek piyasadan kaybolan Levent Yüksel, yine de çalışkan bir karakter olduğu izlenimini bırakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMC : Burak Kut : Bu adamı forvete mi, forvet arkasına mı koysam diye düşünürken, aklıma Okan Bayülgen'in, 90ları konu ettiği programda yaptıkları geldi ve 10 numaraya yerleştirdim elemanı. Efendim bu adam, o programda, klavyeden, gitara ne varsa çalmış, ordan oraya koşturmuştur. İlk çıktığı zamanlarda üstüste patlattığı hitlerle, döneminde Tarkan olsun Mustafa Sandal olsun geri durmayan Burak Kut, Tarık Daşgün misali ortalardan kaybolana kadar gayet vaatkar bir başlangıç yapmıştır kariyerine. Ayrıca kariyerini 2000li yıllara taşıyamayan Burak Kut gibi, klasik 10 numara tabiri de milenyum ile birlikte eski popülerliğini kaybetmeye başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FC : Tarkan : Forvete başka kimi koyabilirdim ki? Ronaldo, Batistuta, Shearer, Bergkamp, Cantona, Klinsman nasıl 90lı yılların starlık bayrağını taşımışsa, Tarkan da pop müziğin bayrağını taşımıştır. Tabi buraya Mustafa Sandal'ı da koyabilirdik. Ama maalesef taktik gereği bu takıma bir Tarkan veya o tarzda adam yeter. İstikrarı dolayısıyla, profesyonellik anlamında yeterli olduğunu göstermesi sebebiyle forvet arkasından, forvet arkasından forvete transfer olmuştur. O da zamanında Sezen Aksu ile birlikte şöhreti yakalayan bir isimken, ikinci patlamasını Nazan Öncel desteğiyle yapmış ve şu sıralarda duraklamaya girmiştir. Bundan sonra hızlanır mu dersen, bence hızlanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FC : Gökhan Semiz : Başta da dediğimiz gibi bu listenin çıkış noktası grup vitamin. Gökhan Semiz dendiği zaman uzun boyu ve esprili karakteri ile Hakan Şükür gelmiyor mu akıllara? 3-5-2'nin hızlı forvet kontenjanını Tarkan ile doldurduk. Uzun ve hava hakimiyeti yüksek forvet ise daima gönüllerimizde yer alacak olan Gökhan Semiz ile dolduruyoruz.Şükür demişken, Hakan Şükür'ün hegamonyası altında geçen yıllarda Fenerbahçe'nin Hakan Şükür tarzı yırtıcı forvet arayışına ne demeli? Her sene bir arayış, her sene ayrı bir fiyasko.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw6z_RQXUKI/AAAAAAAAAPU/zz3rhvYPzKE/s1600/tam+kadro.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 206px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw6z_RQXUKI/AAAAAAAAAPU/zz3rhvYPzKE/s320/tam+kadro.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408458102063714466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknik Direktör : Her ne kadar çoğu popçuya destek olup o zamanların çoğu hit şarkısında adı geçse de teknik direktör olarak Sezen Aksu'yu değil de, Barış Manço'yu seçiyorum. Göze hoş gelen, şiir gibi bir futbol oynatcağına eminim Barış Abi'nin. Bruno Metsu tarzı saçlarıyla, oradan da Dünya Kupası'na gider, en az Senegal'in yaptığını yapardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3784995104404930157?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3784995104404930157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3784995104404930157' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3784995104404930157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3784995104404930157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/90lar-turk-pop-ruya-takm-ilk-11.html' title='90&apos;lar Türk Pop Rüya Takım ilk 11'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw6znYtRYhI/AAAAAAAAAPM/FuB56B7bW8s/s72-c/90s20.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-350994321781756216</id><published>2009-11-26T10:22:00.000+02:00</published><updated>2009-11-26T10:22:00.411+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Manchester United'ı United'da Yenmek</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw43U0EjblI/AAAAAAAAAPE/0ZGnmW2VHGk/s1600/0000042064.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw43U0EjblI/AAAAAAAAAPE/0ZGnmW2VHGk/s320/0000042064.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408321033233198674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1. Biri Kuğu Gölü Balesi yaparken, sağdaki Yılan Dansı yapıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçtan önce "Besiktas portföyüne bir Manchester United galibiyeti eklemeli" diye açiklama yapti Mustafa Hoca. O an bi umutlandim, önceki maçlardan önce böyle aklimda kalan bi açiklama yok. Böyle oturdum televizyonun karsisina. Ridvan formasi giyen japon miniklerin Manchester'li futbolcularla elele çiktigi maçta, bir an Ridvan mi oynuyor ki bu adamlar Ridvan formasi giymis diye düsünsem de, kadro saglamdi. Solak bildigimiz Tello, sagdan geliyordu. Bek bildigimiz Ismail, soldan akiyordu. Fink-Ernst her daim presini yapiyor, net pozisyon vermekten imtina ediyorlardi. Bunun yaninda Manchester'in yedek kadrosuyla çikmis olmasi, gruptan çikmayi garantilemis olmasi ve Besiktas'in da Fener galibiyetiyle kazandigi morali düsününce, "Bu Manchester'i yenemeyecegiz de, hangi manchester'i yenecegiz?" sorusunu akillara getiriyordu. Fakat, bu haliyle bile ManU yenilmesi çok zor bir takimdi ve zaten bunu da iyi oynadigimiz dönemde kale önüne pek inememekle gösterdik. Kale önüne inemedik ama Tello'nun indirdigi top, bizi öne geçirmeye yetti. Daha sonra klasik olarak, baski yemeye ve sahamiza hapsolmaya basladik. Kaptan İbrahim, Obertan'ı çok güzel sindirdi. Devrenin sonunda Fink'in topu gol olsa ne güzel olurdu. Olmadi ama 2. yariya büyük umutlarla girmemize vesile oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarı Barcelona-Inter maçı misali düşük tempolu ve durdura durdura oynadığımız bir yarı olarak başladı. Sol cepheden çok güzel bir frikik kazandık. Sergen olaydı nasıl vururdu şimdi kimbilir dedik, canı sağolsun Tello bayağı bi yukarıdan vurdu. Daha sonra Manchester yüklenmeye başladı. Gibson isimli Dünya Kupası mağduru İrlandalı arkadaş topları uzaktan çok güzel auta atsa da, başka türlü tehditler kalemize gelmeye hazırlanıyordu. İlk yarı çok daha fazla sorumluluk almaya çalışan Obertan, ikinci yarı kendine gelip tekrardan hareketlenmeye başladı. Bu adamın kafası arkadan Henry'e benziyor. Obertan yetmedi, Owen girdi. O da yetmedi Evra girdi. Ataklar üstüste gelmeye, bizler de ortada bizi heyecanlandıracak bir Beşiktaş futbolu olmamasına rağmen, galibiyet olasılığı hasebiyle gerilim kaynaklı bir heyecana garkolduk. Izdırabı bol bir heyecandı bu. Çünkü her an gol gelebilirdi, ve ikinci yarı bizde de bir takım eksikler peydahlanmıştı. O ana kadar savunmada yeterince güven veren Toraman, sakatlandı. Bunun üzerine, şu güne kadar stoperde olumlu bir oyununa raslamadığım İbrahim Kaş'ın stopere geçmesi yetmiyormuş gibi, Erhan Güven isimli kardeşimize de sağ beki emanet ediyorduk. O saatten sonra İbrahim Kaş görevini eksiksiz yerine getirse de, Erhan Güven'in bünyelerde yarattığı güvensizlik, gerilimin dozunu bir hayli arttırıyordu. Zaten, bunu farkeden ManU da hep sağdan gelmeye başladı. Bunun dışında Tello çıkarken, Tabata giriyor derken Uğur İnceman'ın oyuna girişi iyice sahamıza hapsetti bizi. İbrahim Kaş'ın penaltı şüphesi uyandıran -ve bence penaltı olan- pozisyonunda herşey bitti derken hakem devam dedi. Fakat yolda bizleri iki mucize daha bekliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;90 dakikayı kazasız belasız atlatmışken, 5 dakika uzatma balyoz gibi indi, dakikalar bitmek bilmedi. Akıllara "Ferguson'un bu sene uzatmalardaki balı bu sefer de tutar mı?" sorusu geldi. Manchester yükleniyor, kıskaç daralıyordu. O dakikaya kadar uzaktan şutlar dışında, çok hayati toplarla karşılaşmayan Rüştü, uzatmada öyle 2 top çıkardı ki, aklım &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=_GvRIGAYcDQ"&gt;Taffarel-Henry&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=yqZ1ee2NHOE"&gt;Shevchenko-Dudek&lt;/a&gt; pozisyonlarına gitti. Fakat o pozisyonlarda da olduğu gibi, bu tür kurtarışlar galibiyetin habercisidir. Ki öyle de oldu. Maçın bitimiyle birlikte Barcelona, Chelsea, Liverpool galibiyetlerine bir yenisini daha ekledik. Böylece Mustafa Hoca da, milli takım hocalığı döneminde aldığımız Almanya ve Hollanda galibiyetleri tadında bir başka beklenmedik bir galibiyetle tarihe geçmiş oldu. Mustafa Hoca'nın da sanırım spiritual diye tabir edilen, canı isteyince çok iyi çalışan, ama uzun süreli motivasyon gerektiren işlere gelemeyen bir karakteri var. Ben bunu gördüm. Bu aralar motivasyonu iyi, umarım böyle devam eder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-350994321781756216?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/350994321781756216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=350994321781756216' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/350994321781756216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/350994321781756216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/manchester-united-unitedda-yenmek.html' title='Manchester United&apos;ı United&apos;da Yenmek'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sw43U0EjblI/AAAAAAAAAPE/0ZGnmW2VHGk/s72-c/0000042064.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-9193004846025824998</id><published>2009-11-23T13:19:00.000+02:00</published><updated>2009-11-23T15:22:36.464+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grafik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Diodes Go Anal</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwqL94Mx4VI/AAAAAAAAAO8/ue-0YMQtDC8/s1600/diode.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 131px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwqL94Mx4VI/AAAAAAAAAO8/ue-0YMQtDC8/s320/diode.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407288197785968978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-9193004846025824998?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/9193004846025824998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=9193004846025824998' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9193004846025824998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/9193004846025824998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/diodes-go-anal.html' title='Diodes Go Anal'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwqL94Mx4VI/AAAAAAAAAO8/ue-0YMQtDC8/s72-c/diode.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-784299654554659585</id><published>2009-11-22T12:27:00.005+02:00</published><updated>2009-11-23T16:16:16.228+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarkı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeteneksiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beatbox'/><title type='text'>YetenekSizsiniz Türkiye: Beatboxing Darbukatör Bilal.</title><content type='html'>Dün akşam öğlen başladığımız eşli ihalenin ikinci ayağında sırf ses yapsın diye açk duran televizyonda Yetenek Sizsiniz Türkiye'ye denk geldik. Daha doğrusu program bizim oyunumuza denk geldi. Bi çok rezil rüsva diyebileceğimiz performansın yanında güzel denilebilecek işler de vardı. Bunlardan biri de blog sahibimiz Yaman'ın hemşehrisi, doğuştan görme engelli, hem beatbox'çı hem darbukatör ve müezzin sesli Bilal Göregen'in "Sevdiğim Kız Bana Abi Deyince" adlı şarkısıydı. Kendisi ilk olarak bu programda gördüğümü zannetmeme rağmen yaptığım küçük bi araştırma sonucunda kendisiyle ilk tanışmamızın Facebook'ta bir zaman dolaşmış olan &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=MqYGxMi66HY"&gt;Yeşil Başlı Gövel Ördek&lt;/a&gt; videosuyla olduğunu ve kendisinin zaten bir YouTube starı olup daha önce de TV programlarına çıktığını öğrendim. Alttan da video isminin farklı olduğuna aldırmadan "Sevdiğim Kız Bana Abi Deyince"yi dinleyebilirsiniz ama başka bir programdan alınmış versiyonunu. Sondaki, Acun'un programındaki versiyonundan farklı olması nedeniyle doğaçlama olabileceğini düşündüğüm kısmı hariç gayet başarılı olan parçadaki ilahiyi andıran tınılara ve 2:40taki yuvarlatılmış 'v'lere özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/R0h2BKl3n4I&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/R0h2BKl3n4I&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu noktada sen ne güzel komşumuzsun Cemil'in "Abi kör olmasa mala bak diye dalga geçerdik " değerlendirmesine katılır mısınız katılmaz mısınız orası size kalmış.&lt;br /&gt;Bu arada bir dipnot: Kendisi bu sene İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okumaya başlamış. Burdan takdir ve tebriklerimiz yolluyoruz.&lt;br /&gt;Edit: Diğer videoları için de şu linkleri kullanabiliriz. İstersek. Özellikle Arguvanlım'daki giriş beatbox yeteğinin zirve noktası, dikkat edelim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=zbQdQ_YFVak"&gt;Gesi Bağları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=hF0te_cCWhI"&gt;Kesik Çayır&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=iEQJsQqfaK8"&gt;Arguvanlım&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-784299654554659585?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/784299654554659585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=784299654554659585' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/784299654554659585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/784299654554659585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/yeteneksizsiniz-turkiye-beatboxing.html' title='YetenekSizsiniz Türkiye: Beatboxing Darbukatör Bilal.'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3681605183648119934</id><published>2009-11-19T19:20:00.004+02:00</published><updated>2009-11-19T19:20:00.156+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='henry'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Zeki, Çevik ama Ahlaksız</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVyzHT8iEI/AAAAAAAAAO0/g8oyqcadVi4/s1600/henry.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 224px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVyzHT8iEI/AAAAAAAAAO0/g8oyqcadVi4/s320/henry.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405853150189750338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1. Sanki topu yuvarlağa almasalar anlamayacaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maçlardan önce hocalar "fairplay kuralları çerçevesinde bir müsabaka oynansın hakeden kazansın" temennisini dile getirir. Ama ben bunun iyi niyetle verilmiş bir demeç olduğuna inanmıyorum. Asıl vurgulanmak istenen olay şöyle: Fairplay kesinlikle önemli. Şöyle önemli eğer fairplay olmazsa, yetenekli olan değil, kurnaz olan kazanır. Yani Fairplay olsun derken bile asıl vurgulanmak istenen, "karşı takım akıllı oynasın bizim hakkımızı yemesin" dir. Yoksa "bizim futbolcular akıllı oynasın, yoksa karşıya ayıp ederler" değil. Fakat biz, iyi niyetimizden olsa gerek ilk manasıyla anlıyoruz olayı sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden Henry'nin yaptığı bana sürpriz olmadı. Sonuçta o da bir insan, hırsları var, kariyerinin son dünya kupası olacak, gitmek istiyor. Ha onaylıyor muyum yaptığı hareketi? Kesinlikle onaylamıyorum. Sonuçta Henry, İrlanda'nın hakkını yemiştir. Çalmıştır. Karşı takım isterse Yunanistan gibi öğle vakti insanın uykusunu getirecek bir futbol oynasın, çalmayacaksın. Sportmenlik bunu gerektirir. Fakat futbolcular maalesef konu kazanmak olunca hak hukuk dinlemiyorlar. Al sana Messi. Espanyol'a eliyle gol atmadı mı? (&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=0rVBrjQQPLs"&gt;ahanda Link&lt;/a&gt;) Garibim Espanyol yiyince, 2 günde unutulur. Ama konu playoff gibi kanlı bir maç olunca tepkiler de daha sert oluyor tabi. Hadi bakalım Kolombiya - Arjantin maçında atsın golü elle. Sniper'la indirirler adamı maçın ortasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden bu olaya şaşırmayalım, sonuçta binlerce rakibi arasından sıyrılıp dünyanın en önde gelen futbolcusu olmuş bir insanı sadece yetenekle açıklamak biraz romantik ve safça oluyor. Bu işin içinde bolca hırs da var. Henry, adam değilsin, ama üzülme senin yolunda giden, gitmiş çok insan var. Yani yarın maçın tekrarı oynansa, Robbie Keane kendini yere atsa (ki atmayacağının garantisini kim verebilir) nası bi dumur yaşarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Sabri'nin önerisiyle haftasonu Kızılay'da Yüksel Caddesi'nin metro girişinde topluca Henry formalarını yakalım fikri geldi. Neden olmasın diyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3681605183648119934?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3681605183648119934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3681605183648119934' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3681605183648119934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3681605183648119934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/zeki-cevik-ama-ahlaksz.html' title='Zeki, Çevik ama Ahlaksız'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVyzHT8iEI/AAAAAAAAAO0/g8oyqcadVi4/s72-c/henry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1806015195804261504</id><published>2009-11-19T16:50:00.004+02:00</published><updated>2009-11-19T23:53:26.263+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Neden Geldik İstanbul'a -Part 2-</title><content type='html'>Daha önce ilk kısmını yayınladığımız serinin final bölümünde sizleri geçmiş yıllara götürüyor, ve genizinize bir gıdım gözyaşını yumruk gibi indiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVLgILK7XI/AAAAAAAAAOM/yw4TNbg8xzw/s1600/okocha.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 220px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVLgILK7XI/AAAAAAAAAOM/yw4TNbg8xzw/s320/okocha.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405809943050382706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fig.1. Kramponlar yakıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5- Jay Jay Okocha:&lt;/span&gt; Kırmızı krampon akımının ilk temsilcilerinden olan Okocha 2 sezon forma giydiği ligimizde istikrarlı performansı ve golcü özelliğiyle kendisine Avrupa kapılarını tekrardan açmayı başardı. Hep düşünmüşümdür Afrika'dan forvet çıkıyor, defansif orta saha çıkıyor, defans da çıkıyor; ama gel gör ki 10 numarada bir sıkıntı var. Şakır şakır akan kanat oyuncuları var ama 10 numara anlamında bir Okocha ve Moshoeu dışında aklıma gelen çok fazla isim yok. Ve bu oyuncuların da ligimizde top koşturması o zamanın transfer başarısı. O zamanki fırtına gibi esen Amunike'li, Babayaro'lu, Amokachi'li kadroda kendisine zaten yeterince piyasa yapan Okocha, Türkiye'den ayrıldıktan sonra 4 yıl PSG'de, 4 yıl da Boltonda başarılı bir performans sergileyerek otoritelerin beğenisini kazandı. Bir adam düşünün ki PSG'de oynuyor ve kariyeri inişe geçmiyor. Bunu yapabilen diğer örnekler Ronaldinho, Anelka. Halen Afrika'da yılın futbolcusu ödülünü kazanamamış en iyi oyuncu olarak anılan Jay-Jay, hem frikikleri hem de telefon kulübesinde adam geçebilme özelliğiyle hafızalarımızda yerini koruyacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVNIF6-oiI/AAAAAAAAAOU/tneMeO4gNYc/s1600/shota.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVNIF6-oiI/AAAAAAAAAOU/tneMeO4gNYc/s320/shota.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405811729151992354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.2. Van Hooijdonk, Nouma mertebesine yükselmiş herkesin sevdiği büyük takım forveti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4- Shota Arveladze:&lt;/span&gt; Bilindiği üzere Erman Toroğlu'nun tavsiyesiyle Trabzon yollarına düşen Gürcü komşumuz ikizi Arçil'i de yanına aldırmış, ve Trabzon'da kaldığı süre boyunca 2 kişilik oynayarak ikizinin yetersizliğini bizlere hissettirmemiştir. Televole kültürüyle o zamanlar pek haşır neşir olan Şota, televizyona çıka çıka Türkçesini de bayağı geliştirmiş hemen bizden biri ünvanına erişmiştir. Zaten Televole sayesinde o zamanlar Türkiye'ye gelen yabancılarla hemen enseye şaplak poziyona geliyorduk. Coulibaly, Kompela, Shota, Baliç, Boliç. Hep o dönemin adamları. Trabzon sonrası yolu Ajax'a düşen fahri hemşerimiz 4 sene boyunca 2 maça 1 gol, oradan Rangers'a geçip orada da 2 maça 1 gol tarifesini uygulamış ve "Helal sana be Şota" dedirtmiştir. 2 maça 1 gol demişken, buradan Flash TV'deki "Her cevhere bir altın" adlı güzide programı kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Daha sonra AZ Alkmaar mucizesinin de önemli bir parçası olan Şota, böylece Türkiye'den zamanında ayrılırsan ne kadar parlak bir kariyerinin olabileceğini bizlere göstermiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVNuSeeNSI/AAAAAAAAAOc/_jRo2gzzW_A/s1600/Geremi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVNuSeeNSI/AAAAAAAAAOc/_jRo2gzzW_A/s320/Geremi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405812385357116706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.3. Ne güzel forma di mi Güntekin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3- Geremi Nijtap:&lt;/span&gt; Geremi Türkiye'de olduğu zamanlar ne FM vardı ne maçları izleme olanakları bu kadar fazlaydı. O yüzden Real Madrid'e transfer olduğunu duyunca ister istemez bi şaşırma, bi dumur oluyordu insan. Ankara'da 2 sene forma giyen ve arkadaşı olmadığı için genelde ODTÜ ve Hacettepe'deki hemşerileriyle takılan, cumartesi SSK işhanında bira içen Geremi, Kurtuluş'ta zemin katta doğalgaz sobalı bir evde otururken Toshack'ın el atmasıyla birden kendini Raul ile aynı klüpte buldu. Los Galacticos'un yılmaz savaşçılarından olan Geremi, Makalele olayı ile birlikte Madrid'den tasfiye oldu ve kendini İngiltere'nin gri ve ıslak iklimine atıverdi. Orada bu sefer bir başka futbol projesi olan Çelski'nin neferlerinden biri oldu ve orada da başarıyla görev yaptı. En sonunda da, gönüllerin şampiyonu Newcastle ile yolları kesişen Geremi, hafızalarımızda en çok Televole ile çektiği VTR ile aklıma kazındı. Sözkonusu VTR'de Ankara'da belediyenin portakal suyu sattığı arabaların birinde portakal sıkma makinesinin başına geçmiş ve dönemin popüler şarkısı "neremi neremi" yi "geremi neremi" şeklinde icra ederek, yaratıcılığın sınırlarını bir hayli zorlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVZ5fprMLI/AAAAAAAAAOk/37JgeidojJE/s1600/anelka.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 221px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVZ5fprMLI/AAAAAAAAAOk/37JgeidojJE/s320/anelka.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405825772011860146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.4. Toplar karışırsa...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2- Nicolas Anelka:&lt;/span&gt; Ortega olayından sonra, bu adamı getiremezsiniz diyemedi kimse Fener'e. Gelmesine geldi. Ama ne kadar verimli oldu orası tartışılır. Şimdi bu adamı gitmesi hayırlı oldu kategorisine sokan olay, Chelsea'ye kadar yükselmesi. Yoksa bence gittikten sonra da çok büyük bir patlama yapmadı. Man City de nasıl bir Anelka varsa, Bolton'da da 3 aşağı 5 yukarı o adam vardı. Hatta Chelsea'ye gittiğinde de çok büyük bir patlama yapmadı. Ama bu sefer arkasında daha iyi bir takım olduğu için daha çok gol atmaya başladı. Anelka "istediği zaman oynayan futbolcu" tipinde bir futbolcu. Ve görünen o ki , eskisinden daha fazla istiyor. Anelka dendiği zaman topa acıtmadan vuran zarif bir futbolcu profili geliyor aklıma. Bu adam futbolu bırakınca bi daha hayatta topa vurmaz izlenimi bırakıyor. Golleri de "ulan bu kadar verdiniz pası, durun bi atayım da rahatlayın" tadında. Büyük bir yetenekti zaten her zaman, biraz kendini verdi layığını buldu. Bir de Anelka ile ilgili şöyle bir anektod var, küçükken -13-14 yaşlarında- bilgisayarımda bir Anelka fotosu vardı. O zamanlar evimize gelen yarı komşumuz yarı akrabamız er kişi bilgisayarımı karıştırırken, "anelka.jpg" adlı dosyayı görünce, bunu cıbıl foto zannedip, "oo genç, bu yaştan mı başladın? anelka demek ha, güzel mi bari dur bakalım" diye resmi açmış ve adını "futbol topu görse bomba diye karakola götürür" kategorisine ilk sıradan  zımbalamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVa9SMbTlI/AAAAAAAAAOs/-wIX87CvqAI/s1600/ribery.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 285px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVa9SMbTlI/AAAAAAAAAOs/-wIX87CvqAI/s320/ribery.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405826936630627922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Fig.5. Scarface&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1- Franck Ribery:&lt;/span&gt; Bu adamın içinde nasıl bir hırs biriktiyse, 4 sene boyunca ülkesinde yapamadığı patlamayı, gösteremediği gelişmeyi geldi yarım sezonda Galatasaray'da gösterdi. Bunun sebebini merak ediyorum ben. Ne oldu? Ne değişti de bu adam bu hale geldi? Sonrasında olaylı bir yurda geri dönüş, ve 2006 Dünya Kupası'nda Zidane'ın veliahtı olarak gösterilmesi. Şimdi bu adamın gitmesi hayırlı olmadı da kiminki hayırlı oldu. Kendisi açısından konuşuyoruz burda tabi, yoksa Galatasaray'da kalsaydı, o haliyle zaten fazla fazla yetiyordu. Gitmesi Arda'ya yaradı belki de. Daha sonra Avrupa Devleri'nin başaltı takımı haline gelmiş Bayern Münih'e yatay geçiş yapan Ribery, orada da otoritelerin beğenisini kazanmayı başardı. Şimdi hedef Real Madrid. Hayırlısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Birinci Kısım'ın Linki Aşağıda&lt;br /&gt;&lt;a href="http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/neden-geldik-istanbula-part-1.html"&gt;Neden Geldik İstanbul'a -Part 1-&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1806015195804261504?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1806015195804261504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1806015195804261504' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1806015195804261504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1806015195804261504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/neden-geldik-istanbula-part-2.html' title='Neden Geldik İstanbul&apos;a -Part 2-'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SwVLgILK7XI/AAAAAAAAAOM/yw4TNbg8xzw/s72-c/okocha.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3536400361710196821</id><published>2009-11-19T12:58:00.001+02:00</published><updated>2009-11-19T12:58:55.419+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='henry'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Dünya Kupası 2010 Elemeleri - Son Biletler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dün gece oynanan maçlarla birlikte 32 katılımcı belli oldu. Avrupa elemelerinde tek sürprizi Sovenya yaptı ve Rusya'yı eleyerek finallere katılma hakkını kazandı. Böylece Arshavin'i izleme zevkinden yoksun kaldık. Slovenya nisbeten göze daha az hitap eden bir takım. Kadrosuna bakıldığında üstdüzey takımlarda futbolcusu olmayan, renksiz ama belli ki sağlam bir takım. Fakat Avrupa takımı olmaları dolayısıyla her zaman için bir tehdit oluşturuyorlar. Zahoviç gibi, Arshavin gibi ya da tanınmayan takımların hep yaptığı gibi bir adam piyasaya sürebilirlerse turnuvada zevk verebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna, Yunanistan'a boyun eğerek finallere katılma hakkından yoksun kaldı. Şimdi şöyle bir soru sorayım. Bu finallerde Yunanistan dışından Yunanistan'ı kim destekler? Ya da niye desteklesin? Böyle renksiz bir takım. Mesela 2004 te şampiyon olduklarında bile destekleyen çıkmıştır, çünkü o zaman yeni bişey deniyorlardı. O zaman tuttu. Şimdi o denedikleri şey de eskidi. Hiçbi numaraları kalmadı. Bence gruptan çıksa bile 2. turda ifadesi alınır Yunanlıların. Böylece bir kontenjanı daha doldurmuş olurlar. Bari bikaç oyuncusu piyasa yapsa, büyük takımlara gitse, o da yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer sürpriz adayı İrlanda, Henry'nin koluna takıldı. 1-0'ın rövanşında İrlanda, Fransa'da 1-0 öne geçip maçı uzatmalara taşıdı. Fakat T.Henry, ofsayt olan topu eliyle düzeltip Gallas'a asist yaptıktan sonra Güney Afrika bileti Fransa'nın oldu.  "Beach ball scores against Liverpool" veya, "akşam arkaaşlarla PES atıyoz" tarzı tvitlerle özel hayatını zaman zaman twitterdan ifşa eden Henry'nin elle yaptığı asist hakkında twitterdan yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor. Fransa'nın 2010'da işi zor gözüküyor. Herkes "Kim koyarsa koysun/ Allah razı olsun / Fransa'ya koyana / Canım feda olsun" modunda. Ama ben bu antipatinin onların işine geleceğini düşünüyorum. Zira futbolcu adam, itilip kakılmaya alışkın adamdır. Duygusal adamdan futbolcu zor olur. Bu antipati onlara yarar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemeyi çok istediğim fakat karasal yayında Eurosport olmadığı için, livescore dan takip edebildiğim maçta ise Mısır, tarafsız sahada oynanan maçta,  Cezayir'i tek golle geçerek son bileti aldı. Açıkçası Cezayir takımını tanımıyorum. Fakat Mısır'a karşı mazlum durdular gözüme. O yüzden Cezayir'in kazanması beni sevindirdi. Şimdi futbolseverler, 98'deki ABD-İran, ya da 2002'deki Senegal-Fransa tarzında siyasi anlamı fazlaca olan bir Cezayir-Fransa maçı beklentisinde. Umarız bu 2 takım karşılaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bosna-Hersek ise kendi 1-0 yenildiği ilk maçtan sonra kendi evinde de Portekiz'e 1-0 yenilerek Güney Afrika biletini alamadı. Bosna kazansa haber olurdu zaten. Olmadı. 1 ay önce dünyanın en iyi 2 futbolcusunu Güney Afrika'da izleyemeyeceğiz diye pimpiriklenen futbol dünyası, hem Messi'yi hem de C. Ronaldo'yu hem izleyip hem duyacaklar, aynı anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Uruguay'da sürpriz sayılmayacak bir şekilde Kosta Rika'yı 1-0'ın rövanşında 1-1'le geçerek finaller katılmayı başardı. Suarez ve Forlan'ın işbitiricilikleri Güney Afrika'da işe yarayacak mı? Merak uyandıran bir takım görünümünde Uruguay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında bir başka dileğim ölüm grubu diye nitelendirdiğimiz gruplara şu aşağıdaki takımlardan biri düşsün 4 takım birbiriyle kapışacağına 3 takım kapışsın, çünkü sanıyorum bu aşağıdaki takımlar her durumda, "önemli olan katılmaktı" tadında bir  turnuva geçirecekler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kuzey Kore&lt;br /&gt;-Honduras&lt;br /&gt;-Yeni Zelanda&lt;br /&gt;-Güney Afrika (Gerçi hiçbir evsahibi takım ilk turda elenmedi şu turnuvaya kadar ama bu sefer çok yakınlar. Üstelik Moshoeu de kadroda yok :))&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3536400361710196821?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3536400361710196821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3536400361710196821' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3536400361710196821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3536400361710196821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/dunya-kupas-2010-elemeleri.html' title='Dünya Kupası 2010 Elemeleri - Son Biletler'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1478652929354807385</id><published>2009-11-17T00:24:00.000+02:00</published><updated>2009-11-17T00:24:48.532+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halısaha'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Dramatik Bir Final</title><content type='html'>Zaten hangi maç dramatik değildir ki sevgili vefakar ÇalımsızGol okurları. Birgün bu blogu 5 kişilik yeni kadromuzla birlikte patlatacaz. Ana habere çıkacağız, dillere düşeceğiz, muhabbetlere meze olacağız. İşte o zaman siz de gerine gerine diyeceksiniz ki, "Ben bu çocukları tanırım, hem de çok eskiden tanırım. Eskiden daha iyi yazıyolardı. Takip edilince sapıttılar ne yazacaklarını şaşırdılar." diye haklı biçimde arkamızdan sallayacaksınız. Sapıtmasak bile o şekilde konuşma hakkı daima sizde kalacaktır. Sırf size o zevki yaşatmak için bu bloga yazmaya inatla devam edeceğiz arkadaşlar. Neyse bu kadar gevezelikten sonra hikayemize geçelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dramatik bi finalden bahsedeceğim bugün. Nerde bir kaybeden varsa, orda dram vardır, gözyaşı vardır, hüzün vardır. Şimdi geriye dönüp bakınca bizim finalde ben pek hissetmedim o hüznü. Yenildik, ama üzülmedik. Hatta ezildik diyebilirim. Ama ben şahsen üzülmedim.Maçın sonucu beni üzmedi. Daha farklı bişey üzdü. Ama futbolun realitelerini gözönüne alırsak, zaten o maçı kazanmamız ancak "Save" yaparak olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarı herşey iyi başlamıştı halbuki. Yarım saat sonunda 7-3'lük üstünlüğümüz ve tribün desteğimizle AA madalyasına doğru emin adımlarla ilerliyorduk. Kalecimiz, kalede pek tecrübeli olmamasına rağmen, hatta halısaha tecrübesi bile o zamanlarda sınırlı iken, kendisine çarpan toplar sayesinde ilk yarıda yıldızlaştı. Şu an takımımıza baktığımda ben ve kalecimiz hariç, kalan 4 kişinin final oynayacak takımda oynayacak seviyede olduğunu, fakat benim ve kalecimizin arkadaş kontenjanından takıma dahil olduğunu acı bir biçimde gözlemliyorum. Oleguer zamanında Rijkaard'ın Barça'sında neyse ben de oydum. Pas alamıyordum, çünkü takımda çok daha cazip pas opsiyonları vardı. Peki kızıyor muydum bu duruma? Hayır. Çünkü aldığım pasları ya pres sonucunda kaybediyor, veya ara pası atacam diye defansa veriyor, en iyi ihtimalle ise kaçan forvet arkadaşıma aldanıp uzun top oynayarak auta atıyordum. Peki top bana şans eseri gelirse ne yapıyordum? Halısahada hücum namına yapabildiğime inanmak istediğim tek şeyi; var gücümle kaleye abanmayı deniyordum. Eğer mesele abanmak ise evet orada herşey mükemmeldi. Fakat EA'nın Fifa serisine 94 yılında kattığı "shoot power" ve "shoot accuracy" kavramlarından sadece biri yönünde gelişmiş olan kariyerim, kariyerimin zirvesi olan 18-22 yaş arasında zayıf karnım olan accuracy den her maç beni nakavt ediyordu. Oleguer bile top geldiğinde Xavi'yi görmeye çalışırken, benim çektiğim şutlar ilk yarı belki de 10-3 lük farkı yakalamamızı engelliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 iyi futbolcu ve 2 kontenjan futbolcusundan oluşan bir takıma karşı oynuyorsanız, ve rakibinizi de daha önceden tanımıyorsanız, 2 kontenjan futbolcusunu ayırt edip taktiğinizi ona göre kurmak ve karşı tarafı zora sokmak biraz zaman alır. Bizim maçımızda bu 30 dakika sürmüştü. Ve sanırım 30 dakika sonunda karşı takım taktiğini bana göre şekillendirdi. İkinci yarı kelimenin tam anlamıyla aktılar. 7-3 ten sonra kanadımdan gelen ataklar ve şutların artık kalenin 90 diye tabir ettiğimiz kısımlarına gitmesinden mütevellit skor 9-7'yi gördü. Böyle anlarda insan halısahadaki varlığını çok ciddi biçimde sorguluyor.Ve varlığımın o anda neresinden tutarsak elimizde kalan bir harabe olduğunu keşfediyor. Hücum manasında yetersizliği yukarıda bahsettik. Şimdi müdafa kısmına gelirsek, birtakım fundamental eksiklerim olduğunu inkar edecek değilim. Defans da şüphesiz bir yetenektir. Fakat, pratikle ve çalışmayla da bayağı gelişebileceğini düşünüyorum. Gel gör ki, ben o turnuvada 5 maçtır defans oynamama rağmen pek bi gelişme gözlenemiyordu maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E hücum yok, defans desen o da yok. Düzenli spor yaparak sürekli fit duran biri de değilim. Halısahada böyle abiler de çok iş yapar biliyorsunuz. Fiziğe dayalı bir iş yapıyordur. Mesela inşaat işçisi diyelim. Topu kıra kıra golünü atar. Veya peşinizden öyle bir koşar ki 5 çalım yer, 6.sında topu sizden kapar. Ben de o da yok, zaten hiç olmadı. Ve böyle adamlara karşı oynamaktan nefret ederim. Tutacak bir tarafım olmadığından, o anda bir kez daha "halısahaya bir daha gelmem ben aga, parkta mp3'ünü tak 45 dakka koş en güzeli." diye içimden geçirdim. Maç da 11-8 kaybedildi. Asıl dram burda aslında 7-3'ten 11-8 maç vermek. Hem de final maçını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç bitti kupalar verildi, BA madalyasını aldık. Bir daha halısahaya gitmeme yönünde verdiğim karar, 1 hafta sürdü. Çağrıldığım ilk maça ibiş gibi gittim. Fakat gittiğim her maçta, hala futbol namına yetersizliğimi acı biçimde farkediyor ve oradaki varlığımı sorguluyorum. Fakat, uzun süre gitmekten vazgeçmeyeceğim sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bugün de son anda peydahlanan fazla mesai sebebiyle son anda kaçırdığım maçtan dolayı buradan arkadaşlara olan özür borcumuzu ödeyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1478652929354807385?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1478652929354807385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1478652929354807385' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1478652929354807385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1478652929354807385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/dramatik-bir-final.html' title='Dramatik Bir Final'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4943164774606809147</id><published>2009-11-14T11:44:00.000+02:00</published><updated>2009-11-14T11:45:09.462+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='h1n1'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devletin malı'/><title type='text'>Garip.</title><content type='html'>TV'den bağıra bağıra milleti zorla grip ettiler. Salgın olacak önleminizi alın dediler, psikolojik olarak insanları hasta olmaya meyilli hale getirdiler. Üstüne bi de aşı olmalı mı olmamalı mı muhabbeti çevirdiler, milleti pinpiriklendirdiler. Domuz gribi furyası bizim evden de geçti. Öncü birlik olarak Çaadaş'ı kullanıp, Muit'i de beni de pençesine aldı hastalık. Bu noktada her ne kadar kendime konduramasam da gerçeği kabulendim ve daha önce çok fazla sallamamadığım için hakkında çok fazla bilgimin olmadığı konu hakkında azcık araştırma yapıp bütün bu tatavanın ne için olduğunu öğrendim.&lt;br /&gt;İlk olark belirtileri: Halsizlik, eklemlerde ve kaslarda ağrı, ateş, kuru öksürük ve diğer grip semptomları.&lt;br /&gt;Tedavisi: Adını şimdi hatırlamadığım iki ilaç varmış Türkiye pazarında ama kendiliğinden de geçebiliyormuş.&lt;br /&gt;Etkisi: 2-3 gün civarı sürüyormuş.&lt;br /&gt;Tehlikesi: Kronik hastalığı olanlarda 1000de 1, olmayanlarda 10000de 1 götürme riski varmış.&lt;br /&gt;Şimdi bunu normal griple karşılaştırınca normal gribin daha illet bişe olduğunu görüyoruz. İkisinde de öldürme oranı aynı ama normal gribin süründürme potansiyeli daha fazla. Nerede öyle 2-3 günde geçti gitti bitti olacak. Ama domuz gribi istemem ben normal grip isterim diyorsanız da kötü bir haber: Bu ara bütün gripler domuz gribi kategorisindeymiş. Sezonu gelmemiş normal gribin, biraz daha sabır gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4943164774606809147?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4943164774606809147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4943164774606809147' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4943164774606809147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4943164774606809147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/garip.html' title='Garip.'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6598436259864505910</id><published>2009-11-09T23:24:00.000+02:00</published><updated>2009-11-09T23:25:05.720+02:00</updated><title type='text'>Sporvizyon</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SviHzSJ1Z5I/AAAAAAAAAOE/Jp3dw4JddQE/s1600-h/sporvizyon-02.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 188px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SviHzSJ1Z5I/AAAAAAAAAOE/Jp3dw4JddQE/s320/sporvizyon-02.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402217068147074962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zap yaparken denk geldiğim bir futbol yorum programı.Normal bir televizyonum olsaydı (kablo veya uydu) zap aralığım kanal a ya kadar gitmezdi. Fakat, çatalla çalıştığı için televizyon kanal sayısı sınırlı ve favori kanallarım tnt, cine 5 ve gimsa(!). Fakat her zapımda kanal a ya bakmadan geçmiyorum tabi ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program kavgadan gürültüden uzak sakin, huzurlu, arada mailleri de işin içine katan bir program. Hani akşam eve babanızın arkadaşları gelir de, futbol muhabbeti yaparlar ya. Kavga etmezler, al gülüm ver gülüm bir muhabbet olur. Beşiktaş böyle oynayamaz der amca. Baban da "tabi doğru söylüyosun büyük takıma yakışmadı" falan. Bu tarz çok derine inmeyen, "Mustafa Hocam bize kızmasın ama Beşiktaş daha aktif oynamalı" gibi Mustafa Hoca'ya saygıda kusur etmeyen, naif bir program. Arada çayı demleseler tatlılar yense, biraz araba-benzin muhabbeti yapsalar, iş-güç-dükkan a da dokundursalar, saat 11.30'da da "çocukların okulu var yarın sabah biz kalkalım, hadi hanım gidiyoruz" deseler, dayanamayıp babamı arayacaktım, "özledim be peder" diye Hafif uykulu bir modda çok güzel gidiyor. Bir ara milli takım ve Mahmut Özgener'e o kadar taktılar ki, program bittiğinde Tuncay'ı konuşacaktık ama süremiz yetmiyor diye bağladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer özellik ise yorumcuların sürekli değişmesi sanırım. Fotoda görünenlerden sadece ayaktaki sunucu ve Onur Belge var. Sitede programla ilgili Aziz Üstel yorumcu olarak yazılmış, fakat yine eskiden GS yönetiminde olduğunu tahmin ettiğim bir abi vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol&amp;amp;Futbol programından sonra bu programı da naif futbol yorum programları kategorisine sokabiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6598436259864505910?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6598436259864505910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6598436259864505910' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6598436259864505910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6598436259864505910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/sporvizyon.html' title='Sporvizyon'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SviHzSJ1Z5I/AAAAAAAAAOE/Jp3dw4JddQE/s72-c/sporvizyon-02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2035481624935709162</id><published>2009-11-09T00:25:00.000+02:00</published><updated>2009-11-09T00:26:49.107+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şener şen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kemal sunal'/><title type='text'>Anket Sonuçları</title><content type='html'>&lt;div&gt;Sevgili okuyucular, bir aylık bir anket maratonunun daha sonuna geldik. Bir kez daha benim tuttuğum taraf kaybetti. Kendi blogumda bile iktidar değilim gördüğünüz gibi. Şener Şen mi Kemal Sunal mı diye sormuştuk. 14 oy alan Şener Şen, 12 oy alan Kemal Sunal'ı geride bıraktı. Zor bir anketti. Anneni mi seversin, babanı mı tadında zor bir soruydu. Böyle dilemma soruları sormayı severim. Ama hakiki dilemma. Barça mı Real mi gibi değil. Ya da Pele mi Maradona mı. Bunlar başkalarına dilemma gibi gelse de bence cevabı nettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemal Sunal'ın kazanmasını isterken küçüklüğümde daha çok ona gülmemden dolayıdır sanırım. O zamanlar Çiçek Abbas'ın atışma sahnesi, veya ünlü traş sahnesinden ziyade, sabah okulda birbirimize "eşeoğlueşek" diyerek gülerdik. İlk espri yapma teşebbüsleri Kemal Sunal üzerinden yapıldı. Evde ablamla az kavga etmedim Kemal Sunal filmlerini izlemek için. Perşembe akşamları o filmleri izletmek zorunda bıraktığım,  ve evde o zamanlar ne bilgisayar ne 2. televizyon ne başka bir eğlence aleti olmadığı için saat 10 da uyumak zorunda kalan ablamdan özür diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şener Şen ise daha çok gençlik zamanlarında büyük kopuşlar yaşatmıştır bana. Çiçek abbas atışması, badi ekrem karakteri, atma ziya replikleri bir daha gelmez cinsten sahneler. Hele ki son dönemde Eşkıya, Gönül Yarası ve Kabadayı filmleri de ayrı bir kategori.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğün hatrına Kemal Sunal desek de ikisinin kalbimizde yeri ayrı. Kemal Sunal'a allahten rahmet, Şener Şen'e de uzun ömürler diliyoruz. En son izlediğim Kemal Sunal filmi olan Çöpçüler Kralı'nın mükemmel müzikleriyle bu postu bitiriyor, iyi geceler diliyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/7zv4U553VTA&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/7zv4U553VTA&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2035481624935709162?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2035481624935709162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2035481624935709162' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2035481624935709162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2035481624935709162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/anket-sonuclar.html' title='Anket Sonuçları'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2518459280258190213</id><published>2009-11-09T00:07:00.000+02:00</published><updated>2009-11-09T00:08:08.668+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='georgia'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='florida'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tim tebow'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='body shot'/><title type='text'>The World's Largest Outdoor Cocktail Party</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Geçmiş yıllara kadar resmi olan bu ünvan, öğrencilerin aşırı alkol kullanımını göz önünde bulunduraraktan, "ulan böyle diyerek acaba biz mi özendiriyoruz bunları" düşüncesiyle artık resmi olarak kullanılmıyor. Ama 1915'ten beri tekrarlanan, tarihi bile bir bayram gibi, Ekim ayının son cumartesi günü olarak belirlenmiş, ve yüzbinlerce kişinin yıllardır katıldığı bir olayda, resmi kullanımın değiştirilmesini kim ne kadar sallar bilemeyiz tabi. Peki nedir bu kadar insanı burada toparlayan? Şimdi giriyorum konuya.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/e/ee/FLGA-2009.jpg" style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 199px; height: 107px;" alt="" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Hemen yukarıdan da görebileceğiniz gibi, bahsettiğim olay, geleneksel University of Florida Gators-University of Georgia Bulldogs futbol maçı. Geçen hafta oldu bitti maç, ama gerek rekorları ile, rekabeti ile yazmam ve incelemem gereken Bir olay olduğunu düşündüm.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu maç sadece stadyuma sığan taraftarların oluşturduğu bir kalabalık değil. Tailgating denilen, stadyum etrafına karavanını arabasını çeken insanların oluşturduğu, radyo, mini televizyon, hatta abartanların dev ekran plazma + jeneratör ikilisiyle mangalını yakıp stadyumun yanıbaşında maç izlediği, gerçekten outdoor cocktail party.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.gatortailgating.com/files/imagepicker/r/Rusty/tailgating%20cocktail%20party.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; width: 594px; height: 397px; text-align: center;" src="http://www.gatortailgating.com/files/imagepicker/r/Rusty/tailgating%20cocktail%20party.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Yularıdaki resimden de görebileceğiniz gibi, yaklaşık 80000 kişilik Jacksonville Municipal stadyumunu dolduran insanlar yetmiyor, maç boyunca stadyumun hemen yanıbaşında mangal-b bira eşliğinde maçı izleyen-takip eden binlerce insan daha var. Aslında Gainesville'deki Ben Hill Griffin  Stadyumu 90000 kişiye kadar ev sahipliği yapabiliyor ancak 150000 nüfuslu Gainesville kenti dünyanın en büyük açık hava partisine ev sahipliği yapabilecek altyapıyı sunamıyor. Tailgate partilerinde sürekli içki olduğu için çok ilginç haller alabiliyorlar, mesela hemen alttaki fotoğrafta Florida Gators taraflarlarını alkol alırken görebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://offtherecordsports.files.wordpress.com/2009/07/florida-gators-fans-2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 600px; height: 450px;" src="http://offtherecordsports.files.wordpress.com/2009/07/florida-gators-fans-2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yukarıdan da açık ve net olarak görebileceğiniz gibi, "Number 1 party school in the United States" öğrencisi olmanın verdiği ağırlığa kendni kaptıran bayan arkadaşlarımız, alkol almakta sınır tanımıyorlar. Galatasaray-Fenerbahçe derbisine dünyanın en büyük derbilerinden derlerdi, orada sadece tribünde bir tane güzel kız olurdu, zaten kameralardan birisi de onu gösterirdi sürekli, peh...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Parti kısmından biraz da futbola geçmek istiyorum. Okulumun takımının 41-17 üstünlüğü ile sona eren maçtaki en büyük olay Floridanın galibiyeti değildi. Florida takımının quarterback (kaptan gibi bişey, han amerikan futbolu filmlerinde de görmüşsünüzdür, önde eğilen adaların hemen arkasında durur, topu hep ona atarlar ilk, vs. vs.) pozisyonunda oynayan Tim Tebow, lig rekorlarından bir tanesini daha kırdı. Quarterbackelr genelde, topu ilk aldıklarında ya uzun pas atmada uzmanlaşırlar, ya da kendileri koşup ilerlemeye çalışırlar. Ne yaptığına göre de "running qb", yada passing qb gibisinden sınıflandırmaya da maruz bırakılırlar. Bu iki alanda şimdiye kadar rekorlar farklı oyuncuların ellerinde tutuluyordu. Ancak Tim Tebow her ikisinde de ustalaşmış, "dual-threat qb" denilen türün en başarılı temsilcilerinden. Bildiğin, uçan, kaçan, herbişeyi yapan bu adam, geçen yıl "college football" liglerinde "career passing td" sayısı rekorunu kırmıştı. Bu yıl, Georgia maçında da Georgialı efsanevi oyuncu Herschel Walker'ın "career running td" rekorunu da kırarak, college football tarihinin gördüğü en kaliteli oyuncusu olduğu iddialarının ortaya atılmasına sebebiyet verdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://americansfortruth.com/uploads/2009/07/tim-tebow-warming-up.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 500px;" src="http://americansfortruth.com/uploads/2009/07/tim-tebow-warming-up.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Yukarıda görmüş olduğunuz adama geçen yıl gelen NFL takımlarından Jacksonville Jaguars'ın 10 milyon dolarlık teklifini, ben yüksek lisans yapıcam, büyük adam olucam bahanesi ile reddettiği bütün amerikan halkınca dillere düşmüş bir gerçektir. Aynı zamanda, kendisi koyu hristiyan olan Tim Tebow, okula başlamadan önce doğum yeri olan filipinlerde (ailesi sanırım misyonerlik yaparken doğmuş) bir kaç yıl misyonerlik de yapmış. Değinmek istediğim bir başka konuda, arkadaşın koyu hritiyanlığından geliyor. Kendisini evliliğe saklandığını belirten Tim tebow hakkında çok yazılıp çizilmiş. Ama birazcık yukarıdaki ve hemen aşağıdaki fotoğraflardan dolayı inanmayan insanlar da hiç azınlıkta değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.gatortailgating.com/files/imagepicker/r/Rusty/florida-party-girl-tailgate.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; width: 526px; height: 366px; text-align: center;" src="http://www.gatortailgating.com/files/imagepicker/r/Rusty/florida-party-girl-tailgate.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Yavaş yavaş yazıyı +18e doğru taşıdığımı farkettiğimden dolayı, bu yazıyı noktalandırmam gereken nokta geldi. yukarıdaki timsah Ben Hill Griffin Stadyumu girişindeki heykel, gerçek değil merak etmeyin. Ablam sarhoş olup da orasını burasını timsahlara kaptırmadı. Ama kampüste koruma alanları var, oralarda gerçekten var timsah.&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/92/Albert_and_Alberta.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 621px; height: 710px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/92/Albert_and_Alberta.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Bu noktada da maskotlarımız Albert ve Alberta ile sizlere iyi günler dilemek istiyorum, hayde gidin artık...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2518459280258190213?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2518459280258190213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2518459280258190213' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2518459280258190213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2518459280258190213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/worlds-largest-outdoor-cocktail-party.html' title='The World&apos;s Largest Outdoor Cocktail Party'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6000730708399057434</id><published>2009-11-08T20:51:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T20:51:51.327+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='johnsen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vugrinec'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilie'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enke'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='carew'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Neden Geldik İStanbul'a? - Part 1</title><content type='html'>Nasil tanimlamak gerek bu listeyi? "Türkiye'den ayrılması isabet olanlar" diyebiliriz mesela. "Türkiye'den gidince kismeti açilanlar" da olabilir. "Türkiye'ye geldigine pisman olanlar" degil tam olarak. Kiymetini bilemediklerimiz de degil. Bazilarinin kiymetini çok iyi bildik, ama bazilarini da arka kapidan kaçarak uzaklastirdik. Bazilari "sen neymissin be abi" dedirtti bize uzaktan izledigimiz maçlarindan. Bazilarina da "su topun yarisini bizde oynasaydin ne olurdu" diye sezim sezim serzeniste bulunduk. Gittikten sonra en çok is yapandan en az is yapana göre siralamaya çalistim arkadaslari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbpPmhDVOI/AAAAAAAAANc/FFSnKWMTN_k/s1600-h/vugri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401761257323975906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 210px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbpPmhDVOI/AAAAAAAAANc/FFSnKWMTN_k/s320/vugri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Fig.1. Hangisiydi lan? Oturanlardan sağdan 2. olması lazım.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;10)Davor Vugrinec:&lt;/span&gt; Trabzonspor'un Sota sonrasinda, Fatih Tekke öncesinde aradigi kandi Hirvat Vugrinec. Trabzon klasik olarak iyi gitmese de kendisi gollerini atip isini yapmaya her zaman devam etti. Bir Sota bir Fatih Tekke istatistigine ulasamdi belki ama 3 sene içerisinde kendisine saygi duyan bir futbol kamuoyu olusturabildi. Zaten biraz forvet biraz attacking midfielder karakteriyle öne çikmis bir isimdi. Türkiye'den ayrildiktan sonra CM 01/02'nin belali takimi Lecce'de buldu kendisini. Tifil Vucinic'e agabeylik yapti, Konan adinda bir de takim arkadasi vardi. .Cimbomdan ayrilan Popescu ile de bir sezon ayni takimda forma sansi buldu. Lecce'de istikrarli futboluna devam ederek, Serie A'nin Lazarov'u, Romaschenko'su oldu bir anlamda. 2002 Dünya Kupasi'nda Hirvat Milli Takimi'nin kadrosunda da kendisine yer bulan Davor emeklilik öncesi ülkesinde NK Zagreb formasi giyiyor. Çok gol atmasa da, efendi ol canimi ye ekolunu basariyla temsil ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbqGnQf7EI/AAAAAAAAANk/T6W_UaoNrcg/s1600-h/enke.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401762202415787074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbqGnQf7EI/AAAAAAAAANk/T6W_UaoNrcg/s320/enke.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Fig.2. Hentbol kalecisi gibi çıkmamış mı?&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;9)Robert Enke:&lt;/span&gt; Fenerbahçe'nin Rüstü transferinin piyangosu olarak Barcelona'dan kiralik gelen Enke, Aykut Kocaman'in Istanbulspor'undan yedigi 3 golle bir anda hedef tahtasi oldu ve apar topar ülkemizden ayrildi. Bir baska kiralik macerasi olan Tenerife'den de ayrildiktan sonra, kendisini Hannover 96'da bulan Enke, burada küllerinden dogmayi basariyor. Kariyerine baktiginizda ilginç bir profil sergiliyor. 19 yasinda baslayan kariyeri 25 yasina kadar M'Gladbach-Benfica'da geçiyor ve ayni istikrarla yine bir basamak atlayarak Barcelona'ya geliyor. En tepeye çikmisken artik burada kalir bu adam diye düsünüyosun. Barça'ya gidersin, orada olmadi Valencia olur, tutturamazsan Tottenham falan alir seni. Ama bunlar olmuyor. Adam taa en basa dönüyor, basladigi yere M'Gladbach ayarindaki Hannover'e. 2009 yilinda Bundesliga'nin en iyi kalecisi seçiliyor daha sonra Enke. Euro 2008'de Alman Milli Takimi'nda bulunan fakat forma sansi bulamayan Enke, daha sonrasinda 8 defa milli oluyor. Ve Fener'in Schumaher'den sonraki Türk kaleci gelenegi de böylece devam ediyor. Zaten 6 tane yabanci hakkin var, o yüzden ben kaleciye verilen yabanci hakkina acirim, tamam takimin herseyidir bazen kaleci ama, yetistirin be abicim. Rasim Kara'lar, Senol Günes'ler çikmis bu ülkeden, ha gayret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbqrEfztII/AAAAAAAAANs/FGCdvxbBOOo/s1600-h/johnse.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401762828739916930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 210px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbqrEfztII/AAAAAAAAANs/FGCdvxbBOOo/s320/johnse.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Fig.3. Arkadan gelen 5 numaralı. O dönem ManU da Norveç açılımı var&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;8)Ronny Johnsen:&lt;/span&gt; Bulanik bir anidir Ronny Johnsen zihnimde. Daum yönetiminde alinan sampiyonluktan sonraki sene Besiktas'a gelmis, 1 sezon oynamis, o sezon ligdeki 4.lüge mani olamamis, daha sonra 1.2M pound karsiliginda Manchester United'in yolunu tutmustur. Ilginç. Yani madem Manchester'a gidecek kalitede futbolcusun bizde isin ne. Bizde geçirdigin 1 sezonda mi bu kadar gelistin? Besiktas'a gelmeden önce de pek bi kariyeri yok. Hani desen ki, Aston Villa'dan geldi 1 sene oynadi sonra Manchester'a gitti. O da degil. Besiktas'tan önce Norveç Ligi'nde top kosturmus bir emektar. Sanirim ManU'da bir Norveç sempatizanligi hakim o aralar. O sezon Johnsen, Ole Gunnar Solskjær ile birlikte katiliyor çünkü takima. Sonrasinda Erik nevland denemeleri var, fakat basarili olamiyor. Zaten Johnsen'in istatistiklerine bakildigi zaman, hemserisi Solskjær gibi daha çok yedek bekleyen bir futbolcu, ilk iki sezon ilk 11'i zorlasa da daha sonra sezonda ortalama 10-15 maça çikiyor, fakat bu da bisey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbrTTjsWmI/AAAAAAAAAN0/vjthIo8d-J4/s1600-h/ilie_b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401763519977511522" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 151px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbrTTjsWmI/AAAAAAAAAN0/vjthIo8d-J4/s320/ilie_b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Fig.4. Buraya Sabin'in fotosunu da koyabilirdim. Ama bana yakışmaz&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;7)Adrian Ilie:&lt;/span&gt; 22 yasinda bir genç olarak Istanbul yollarina düsen Bükres'li futbolcu, Istanbul'da 1.5 yil geçirdikten sonra, Valencia tarafindan kesfedilir ve La Liga yollarina düser. Asil kariyer patlamasini da orada yapar. Öyle bir baslangiç yapar ki orada, simdinin Romanya futbolunda Mutu neyse o olur. "Kobra" ünvanini da Valencia günlerinde hiç hazzetmedigim Claudio Ranieri verir Ilie'ye. Daha sonrasinda gelen sakatliklar bir daha dogru dürüst oynamasina izin vermez. Ve düşüşe geçen bir kariyer ile daha karşı karşıya kalırız. Alaves ile küme düşer, Beşiktaş'a yolu düşer. Dağıldığımız sezonda kadronun sonradan gireni olur. Valencia günlerinde kardeşi Sabin'i de yanına alarak aile dayanışması yaparlar. fakat Sabin'in Valencia günleri boyunca bir tek resmi maça çıkmaması kafalarda soru işaretlerine sebep olur, bu ne partizanlıktır arkadaş dedirtir. Bu transferde de karşılaştığımız üzere bir futbolcuyu geldiğinden 1.5 sene sonra Avrupa'ya gönderiyorsan bu adamda bişeyler var demektir. Bunu en iyi biçimde Tamas ve Eller örneklerinde de görebiliriz. Milan Stepanov'da da olacaktı da kıyısından döndü gibi duruyor şimdilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbsG9M6sDI/AAAAAAAAAN8/eN05BD5EJ6Q/s1600-h/carewbjk510.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401764407329599538" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 220px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbsG9M6sDI/AAAAAAAAAN8/eN05BD5EJ6Q/s320/carewbjk510.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Fig.5. Koray Avcı'ya da yazık ettik, o da ayrı konu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;6)John Carew:&lt;/span&gt; Gelmesine zaten çok şaşırmıştım. O sıralar Fenerbahçe'nin Alex'tir, Ortega'dır, van Hooijdonk'tur transferlerine alışmıştık. Fakat kendi takımımızdan böyle bir hamle beklemiyorduk o sıralar. Fakat Del Bosque transferiyle birlikte umutlar yeşerecekken, takım o sezonu kötü geçirdi ve Carew bizlere elveda diyerek, Lyon yolunu tuttu. Şimdi Carew dediğin futbolcu zaten bizden önce Valencia olsun, Roma olsun kendini ispatlamış bir futbolcu. Yani burada geçirdiği sezon kalitesinden bişey götürmedi ve insan gibi bir para karşılığında sattığımız birkaç futbolcudan biri oldu. Lyon'dan sonra da Aston Villa'ya geçti ve hala ligin tozunu attırıyor. Şimdi geriye dönüp bakınca iyi de etmiş kendini kurtarmış diyor insan. Keşke Bobo'yu da verseydik bir takıma o da yolunu bulsaydı diye düşünüyorum. Gitmek isteyen futbolcu Messi olsa vermeli bence. Hele de 3 aşağı 5 yukarı iyi bir para veriliyorsa. Cordoba'yı satmadık da ne oldu? Ne geçti elimize? Bobo ne oynuyor bu sene? Şöyle düşün. Sen palazlanan gençleri Avrupa'ya pazarlarsan, alttan gelenlere de güzel bir referans olur, onları da almaya yüzün olur diye düşünüyorum. Ben Bobo olsam, hemşerilerime Beşiktaş'a gelmelerini salık vermem şahsen. Kendisi de öyle yapıyordur diye düşünüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim standartlarımda uzun bir post oldu, yoruldum. Şimdilik ilk 5'i yazarak postu noktalıyorum. Ve top 5 için tahminleri bekliyorum. En yakın zamanda top 5 ile buluşmak üzere, top 5 i tutturana googlewave hesabı verecem elime geçen ilk fırsatta. Tabi o zamana kadar free olmazsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6000730708399057434?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6000730708399057434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6000730708399057434' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6000730708399057434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6000730708399057434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/neden-geldik-istanbula-part-1.html' title='Neden Geldik İStanbul&apos;a? - Part 1'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvbpPmhDVOI/AAAAAAAAANc/FFSnKWMTN_k/s72-c/vugri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3887854211471404583</id><published>2009-11-07T23:18:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T23:34:01.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FM2010'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FM'/><title type='text'>3 Saatlik Tecrübeyle FM 2010</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXN7e0x8KI/AAAAAAAAANE/SvLtzby_3o8/s1600-h/football-manager-2010-box-artwork.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 210px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXN7e0x8KI/AAAAAAAAANE/SvLtzby_3o8/s320/football-manager-2010-box-artwork.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401449749871194274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fig.1. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Pek bi numarası olmayan yeni FM logosu&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Heyecanla beklenen oyun nihayet piyasaya çıktı. Ben pek heyecanlı değildim açıkçası, çünkü hiçbir zaman CM 01/02 günlerine dönemeyeceğimi ve bir sene boyunca toplasan en fazla 60 saat oynayacağımı bildiğim için pek heyecanlandırmıyor beni yeni çıkan FM oyunları, ve diğer tüm oyunlar. Oyun iyidir kötüdür meselesinden ayrı bir mesele bu. Eskisi kadar oyun başında durmak artık imkansız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun sürekli kendini güncelliyor ve bu güncelliğin sonucu olarak yavaşlıyor, 3D motorlar çıkıyor falan. Maalesef teknolojinin getirileri bunlar. Yani yıl 2010 a gelmişken, biz hala 2-1-4-3 taktiğiyle 3 saatte sezon bitirip kontratı bitmiş oyuncularla Burnley'i şampiyon yapamayız, yapmamalıyız. Yapacak olursak Rooney gelip ağzımızın ortasına çakmalı 2 tane. Üstüne bir de free olarak aldığımız oyuncuları 15M ye büyük kulüplere satıp birtakım başka bug oyuncularla yola devam etmek 20. yılına yaklaşan bir oyuna yakışmaz. (Bakınız: Fig.2) Evet çok zevkliydi bunları yapmak, gecelerimiz gündüzlerimize karışıyordu biz bunları yaparken, fakat Football Manager bu işin önücüyse her türlü kendini ve oyunu zorlamalı diye düşünüyorum ben. Daha ileri teknoloji, daha gerçekçi oyun. O yüzden oyun yavaşladıkça benim de hoşuma gitmiyor ama böyle olması lazım.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXOrnhHysI/AAAAAAAAANM/xlHsFH1qbnw/s1600-h/155614_0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXOrnhHysI/AAAAAAAAANM/xlHsFH1qbnw/s320/155614_0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401450576838380226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fig.2. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;2010 yılında böyle bir saçmalığa kim göz yumabilir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten menajerlik oyunu oynamak 5 saatte ligi bitirip istatistik yapmak demek değil. Sürekli bir arayış içerisinde olduğum zaman oyundan zevk alırım ben. Bir yerde okumuştum, benim de sürekli başıma gelir. FM 2 maç yapayım da çıkayım diyebileceğin bir oyun değildir. Oturup kafa patlatmazsan, oyunu ciddiye almazsan, o da seni ciddiye almaz, tokatlayıp gönderir. Lise yıllarımdan örnek verecek olursak, bütün şampiyonluklarımı odamda yalnız iken oynadığuım oyunlar esnasında kazandım. Ne zaman ki, tv karşısında oynamaya çalışırım, o zaman işler ters gitmeye başlar. Sürekli arayışa örnek verecek olursak, takımın 4-4-2 ile potansiyeline yakın bir oyun ortaya koymaktadır. Fakat, senin aklına öyle bir taktik gelir ki, aslında bu takımı 4-2-3-1 dizsem var ya, siler süpürür dersin. Dizersin 4-2-3-1'i. Hiç de silip düpürülecek skorlar gelmez. Kendi evinde 2-0 lık bir galibiyet haricinde pek de başarılı skorlar alamazsın,  ama "ben sistem kuruyorum kardeş 2 maçlık skora bakarak takımı 4-4-2 ye yedirmem" mantığıyla sezonu yersin. Yine de zevk alırsın. Oyunla birlikte beyin de çalışmalı ki, oyun zevkli hale gelsin. Yoksa maçlardan önce verilen bahis oranlarına göre bütün maçlar bitsin, ne zevki kalır o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FM 2010'u anlatmadan önce uzun bir giriş oldu, ama menajerlik oyunları konusunda insanın çenesi durmak bilmiyor. Yaklaşık 1 aydır FM 2009 da oynamadığım için hafif bir açlık ile açtım oyunu. Bu yazıda oyunun zorluğundan bahsedemeyeceğim. Zira 3 saatte ancak ligin ilk maçına gelebildim. Oyuna başlarken seçeceğim takım hususunda her zamanki gibi kararsızdım. Geleneksel olarak ya Beşiktaş ile veya da Milan ile başlayacaktım. Tercihimi gelişmeye açık, başarıya aç, yabancı kısıtlaması olmayan (Non-EU hariç tabi), parası bol Milan'dan yana kullandım. Sezon başlayana kadar geçen süreçte şunları gördüm:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taktik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXcgvQqdWI/AAAAAAAAANU/C76_5F80g5E/s1600-h/tactics.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXcgvQqdWI/AAAAAAAAANU/C76_5F80g5E/s320/tactics.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401465783101060450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fig.3.  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Taktik Sihirbazı aşağı yukarı böyle bişey&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En önemli gelişme bence taktik kısmında olmuş. Eski oyundaki gibi aynı şekilde taktik yapabiliyoruz hala, fakat bunun yanında taktikleri adım adım yaptıran bir taktik sihirbazı var. Buna göre öncelikle dizilişi belirliyorsunuz. Modern futbola uygun yeni dizilişler oyuna eklenmiş. İlk gözüme çarpanlar 4-6-0 ve 4-3-2-1 symmetric taktikleri oldu (çok acayip bi diziliş sanırım Hiddink yapıyomuş).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra taktiğinizi rigid veya fluid olmak üzere nitelendiriyorsunuz. Rigid olduğu zaman defanslar sadece defansı düşünüyor, forvetler de defansı sallamamazlık etmiyor. Fluid olduğu zaman ise forvetlerinizin hepsi birer Alex, Delgado kıvamında defansla ancak soyunma odasında karşılaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü adımda dizilişteki oyuncuların ne tür bir defans veya ne tür bir forvet olacağına karar veriyorsunuz. Ki bence en güzel yeri de burası. Mesela takımınız 4-4-2 oynayabillir. Fakat ortadaki iki adamınız da ball winning midfielder olursa başka bişey oynatmış olursunuz, keza biri advandced playmaker biri de central midfielder olursa çok başka. Eskiden adamımızı ball winning midfielder oynatmak niyetiyle player instructionstan akla karayı seçerken şimdi oyun bunu bize kendisi sağlıyor. "Yok arkadaş ben oyuna güvenmiyorum, o nerden bilecek" dersen, onu da ekstradan sen ayarlayabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taktikteki bir diğer yeni özellik ise eski oyunlarda mentality olarak bildiğimiz ve attack-normal-defensive olmak üzere 3 seçenekten oluşan ("ultra defensive" ve "gung ho" yu saymazsak tabi) mentality'nin 5 seçeneğe çıkması, ve bunların da sihirbazda ingilizce olarak çok güzel anlatılmış olması. Ve mentality adı altında değil de starting strategy adı altında veriliyor olması da bir yenilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki taktiğinizi yaptınız ilk 11 i de seçtiniz. Sonrasında player instructions 'ı açar gibi oyuncunun üzerine bastığınızda, diyelim ki DC nin üstüne bastınız, o mevki için önemli olan özellikler size mavi renk ile gösteriliyor, ki bu bence müthiş bişey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;With Ball / Without Ball devri bittikten sonra taktik yapmaktan bir kez daha zevk aldım FM2010'u oynarken. Eskiden slider ı kaydıra kaydıra bi haller olurdu bana. Saçma sapan taktikler çıkardı, sağ kanadın özellikleriyle sol kanadınki genelde birkaç slide farklılık gösterirdi illa ki. Şimdi taktik yapmak çok daha zevkli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staff&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun başında transfer yapamıyorsanız elinizden ancak ve ancak eli yüzü düzgün bir staff kadrosu kurmak gelir. Ben de bunu yaptım Milan'a ilk geldiğimde. Burada şöyle yenilikler var. Sizin mevcut staff kadronuzda bulunan mesai arkadaşlarınız size gerçekten bazen işe yarar tavsiyeler verebiliyor. Mesela, asistanım Tasotti bana Bierhoff'u önerdi scout olarak, bi baktım adam bomba gibi, hemen kaptım. Training anlamında da hoş tavsiyeleri var. Mesela diyo ki Tasotti, Huntelaar'ı antremanda top ayağına gelir gelmez şut çekmesi için çalıştıralım mı? Ben de çalıştıralım diyorum, çok da emin olmamakla birlikte. Ama bir sonraki hazırlık maçında ayağına gelir gelmez kaleye 2 tane füze çaktı uzaklardan. Şimdiden konuşmak erken gerçi. Ligde çaksın da görelim bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stafftaki bir başka yenilik ise, her ülkeye scout gönderebilmeniz. Eskiden sadece belli ülkelere gönderebiliyordum ben diye hatırlıyorum. Artık scout unuza "Müdür sen bize bi Guatemala yap da gel" diyebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı anda scout a birde fazla görev vermek de var. Bilmiyorum eskiden var mıydı? Ben ilk defa burada kullandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Scoutların sizlere sunduğu oyuncu raporları da eski oyuna göre daha detaylı. Mesela useful player ile good player arasında bir de fairly good sıkıştırılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer Göze Çarpanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer hoşuma giden özellik ise friendly organizasyonlarında oyunun size sağladığı kolaylık. Eskiden friendly ayarlayacaz diye göbeğimiz çatlardı. Artık öyle değil. Oyun size o gün friendly yapabileceğiniz takımları reputationunuza göre diziyor. Fakat ben Milan'ı almışken, oyunun "similar reputation team" olarak Beşiktaş'ı göstermesi bende karmaşık duygulara sebep oldu. Bir Beşiktaşlı olarak bu duruma sevinirken, Milan'ın başında bir profesyonel menajer olarak işimin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Assign Squad Numbers kısmında ise "Preferred Shirt Numbers" olmak üzere yeni bir seçenek getirilmiş. Mesela bende Seedorf ve Ronaldinho aynı anda 10 numaraya talip. Biz de adaletten yana olduk ve emektar ortasahamız Seedorf'u 10 numara ile taçlandırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç esnasında yapılan bir başka radikal değişiklik ise kenardan size instruction vermenizi sağlayan bir yenilik. Takımınıza kenardan "ayağa pas yapıyoruz beyler" , "Şahsi oynamayalım" , "Güzelsin" , "Dön geri" tadında bazı emir ve serzenişlerde bulunabiliyoruz. Ayrıca hızlı oyuncı değiştirme de hoşuma giden bir başka yenilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toparlayacak olursak FM2010 yine dersine iyi çalışmış ve biz oyunseverleri tatmin etmek için elinden geleni yapmış. Bizlere de oyunu ciddiye alıp, kafa patlatmak, oyuncu araştırmak, taktik denemek ve mümkün olduğunca save den uzak durmak düşüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3887854211471404583?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3887854211471404583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3887854211471404583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3887854211471404583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3887854211471404583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/3-saatlik-tecrubeyle-fm-2010.html' title='3 Saatlik Tecrübeyle FM 2010'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvXN7e0x8KI/AAAAAAAAANE/SvLtzby_3o8/s72-c/football-manager-2010-box-artwork.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1781803976635267607</id><published>2009-11-05T19:36:00.001+02:00</published><updated>2009-11-05T19:49:25.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='demlik'/><title type='text'>Transferin Son Halkası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvMNHwL5qeI/AAAAAAAAAM8/sjiKRdY9Dvw/s1600-h/black-teapot.preview.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 220px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvMNHwL5qeI/AAAAAAAAAM8/sjiKRdY9Dvw/s320/black-teapot.preview.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400674804992420322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇalımsızGol blogu, uzun süredir peşinde koştuğu bir ismi daha renklerine katmayı başardı. Yıllarca okulumuzun önemli platformlarında kalem sallamış Emre Şafak, lisans hayatının son yılında aramıza katıldı. Başkan Günhan'ın Amerika'daki ofisinden tricii yoluyla katıldığı basın toplantısında Şafak: "Bu blogu 6 yaşımdan beri okurum. Dolayısıyla hayallerinin blogunda yazmaktan dolayı çok mutluyum. Burada yapacak çok işim var, başkana günde 20000 hit sözüm var. Ancak kısmetse blog hayatımı memleketim Kayseri'de noktalamak istiyorum. Aykut elbette ki çok yetenekli bir blogger, ancak dünya çapında okunması için bazı abi tavsiyelerine ihtiyacı var." şeklinde demeç verdi, sonrasında yeşil portakalı ayağına alıp art arda 12 defa sektirerek "portakal sektirmede Maradona'dan aşağı kalır yanım yok" şeklinde espri yaptı.  Emre'yi (demlik) bizler tanıdık ve çok sevdik, eminim sizler de yazılarını okuyunca bizlere hak vereceksiniz. Feleğin çemberinin patentini almış,ihale ustası,  Fenerbahçeli, kendi tabiriyle bodoz defans, ve çaktırmasa da bağlama üstadı bir müzisyen olarak hayatını şu aralar o ders benim bu proje senin yoğun bir hengamede geçiren Emre'ye hoşgeldin diyor ve postlarına yorumu eksik etmiyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1781803976635267607?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1781803976635267607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1781803976635267607' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1781803976635267607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1781803976635267607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/transferin-son-halkas.html' title='Transferin Son Halkası'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvMNHwL5qeI/AAAAAAAAAM8/sjiKRdY9Dvw/s72-c/black-teapot.preview.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3909473555058328076</id><published>2009-11-04T22:23:00.006+02:00</published><updated>2009-11-05T16:24:37.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='true blood'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='midterm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sınav'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diziler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='series'/><title type='text'>Arkası Yarın.</title><content type='html'>Sınav zamanının yaklaşmasıyla insan kendini ders çalışmaktan alıkoyacak aktivite arayışına bir hız veriyor. Boş zamanındaki gibi Discovery Channel'da Destroyed in Seconds veya Miami Ink izlenmiyor çünkü onlar boş zamanı doldurmak için izleniyor. Sınav zamanı ise dersle dolu olması gereken zamanı kendine göre haklı sebeplerle doldurmak gerekiyor. İnşallah aradaki fark anlatabilmişimdir. Tabi bu durumda gerçekten çok zaman alabilecek ama sonu da elbet gelecek olan "dizi izlemek" hızır gibi yetişiyor imdada. Oyun gibi dipsiz kuyu deil, film gibi kısa menzilli deil, internette sörf yapmak gibi her an kesilebilecek bi olay da deil. Kısaca derdin tam manasıyla devası. Sebepleri anlattıktan sonra sonuçlara gelecek olursak, zaten izliyor olduğum Californication ve Dexter'a ek olarak Yaman'ın tavsisiyle Flash Forward'a, kendi çabalarım ve The X-Files tecrübelerime dayanarak bulduğum Fringe'e ve de bi ara adını çok duyduğum True Blood'a başlamış veya başlamak üzere bulunmaktayım. Bu postta da True Blood sempatizanlığı bulacaksınız. Öncelikle aşağıdaki jeneriği izleyerek siz de diziye sempati duymaya başlayabilirsiniz. Eğer o sempatiyi duymadıysanız Allah ıslah etsin diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="560" height="340"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/vxINMuOgAu8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/vxINMuOgAu8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizide aslen vampir - insan ilişkileri işleniyor (TRT'deki film yorumları gibi oldu, evet)ama kurt adam, shape-shifter, mind-reader vb. bir çok doğaüstü özellik sahibi unsur da bulunmakta. Başroldeki bay oyuncumuz çok efendi bir vampir ve bayan oyuncumuz telepatik güçleri olan bir insan evladı. Vampir arkadaş siyah saçları, gün görmemiş beyaz rengi ve mavi gözleriyle yakışıklı olarak kolaylıkla tabir edilebilecekken, hanım kızımız ayrık dişleri, geniş burnu, kalın bacaklarının yanında simsiyah gözleri ve sarı saçlarıyla güzel olmasa da şirin diyebileceğimiz bir yapıda. Bunların yannda diğer karakterler güvensek mi güvenmesek mi bilemediğimiz ama rollerine uygun tiplerden seçilmiş. özellikle başroldeki kızımızın kardeşi aptal duruşuyla gerçekten sempatik bir çizgi çiziyor. Ve ayrıntılara girmeden konuya gelecek olursak, hanım kızımız ilginç olanın cazibesine dayanamayıp vampir arkadaşla ilişkiye başlıyor. Gerçi bu kadar basit değil olay. Zaman zaman hak vermiyor da değiliz. Sonrasında da üçüncü şahısların vampirlerle ve vampirlerin kendi içlerinde yaşadıklarının etkileriyle olaylar gelişiyor. Farklı bir aşk hikayesi olması ve işin fantastik yönünü diziyi izlenir kılıyor. Ayrıca bize ufak yerde yaşamanın gerçekten zor olduğunu hissettiriyor. Bunun yanında her zamanki gibi amerikan halkının ne kadar open-minded olduğunun insanın gözüne sokulması ve dizinin mekanı nedeniyle insanların aksanındaki yayvanlık insanın kulağını tırmalaması dışında göze batan bir durum yok. Genel durum nasıldır bilmiyorum ama etrafımdan gözlediklerimden yola çıkarak piyasa olmamış dizi arayışındakilere tavsiye edilir. Diğer dizilerle konumuz devam edecek. Şimdilik hoşçakalın.&lt;br /&gt;Gunan'a not: Miami'ye gidersen Miami Ink'teki tükana git, bi dövme yaptır benim yerime.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3909473555058328076?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3909473555058328076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3909473555058328076' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3909473555058328076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3909473555058328076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/arkas-yarn.html' title='Arkası Yarın.'/><author><name>yokoğluyok</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07384191058351972231</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/_fMN_jHZg5Lw/SY2pqDNP39I/AAAAAAAAADg/q3vF0Wx2B3o/S220/one-flew-over-the-cuckoos-nest-1-1024.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2709792386421429728</id><published>2009-11-04T05:37:00.005+02:00</published><updated>2009-11-04T21:02:51.917+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mga yalansin olm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyzbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gunan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='o degilde beyzbol cok sIkIcI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='berk niye yorum yapmiyon'/><title type='text'>phillies vs. yankees</title><content type='html'>Merhabalar, ben gunan. buraya transfer olmuşum, amerikadan sesleniyormuşum, vesaire vesaire.&lt;div&gt;Ben daha lüzumsuz şeyler yazmayı düşünmüştüm, ancak spor ağırlıklı bir blog olduğunu görerekten, ve de evimdeki hidef kanalların verdiği  nimetlerden ötürü amerikan sporlarından dem vurmaya karar verdim. Şu anda da favori olan konulardan birisi, belki duymuşsunuzdur, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;"World series" dedikleri şampiyonluk serisi oynanan MLB, yani beyzbol.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_VDZo0B_AsIc/SvD7X_E2nuI/AAAAAAAAADA/Igzn45omZw4/s320/airbud.png" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 193px; height: 320px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400092342704578274" border="0" /&gt;&lt;div&gt;Hemen yan tarafta türk gençliğini beyzbol ile tanıştıran buddy'yi görebilirsiniz. Kendisini her türlü sporu yaperken görmüştük filmlerde, ancak yanındaki rakunu çıkartamadım şimdilik, aklıma gelirse haber veririm. Rakun bile olmayabilir, neyse gerek yok zaten ona. Buddynin canavarlar gibi beyzbol oynadığını gören bizim apartmanın gençliği olaraktan bir süre beyzbola merak saldığımızı hatırlarım. Bir yerden bulunmuş bir tenis topunun ve yandaki inşaatlardan arakladığımız sağlamca bir tahta parçası yardımıyla oynadığımız oyunda, sürekli "düzgün atsana lan topu saymam ben bunu tekrar at", ya da "ben önce geldim çıktın işte çık dışarı", düzgün vursana olm topa bak adamlar yakaladı puan kaybettik senin yüzünden işte" tartışmalarını yaşamıştık. kullandığımız kırık kalas parçalarından sıkılmış arkadaşların babalarına beysbol sopası resmini çizip, sanayide yaptırtmaya çalışmalarına kadar ileri gitmiştik, ancak, heyecanla 2 gün bekledikten sonra, şeklin sanayide yanlış anlaşıldığı, ve biz silindirik bir sopa beklerken, kağıttan kesilmişe benzeyen ince keresteden kesilmiş bir beysbol sopası izdüşümüyle karşı karşıya kalmıştık. 1 maç bile tamamlayamayan bu sopadan sonra tekrar inşaat artığı tahtalara dönmüştük, e günlerdi bea...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beyzbolla bir sonraki karşılaşmam work and traveldan dönen mga nın getirdiği beyzbol topuyla oldu. Farkettik ki, topun içi kemik ya da tahta benzeri bir madde ile dolu, tenis topuna hiç benzemiyor. Ama o gerçek topmuydu yoksa collector's item mı hala tam olarak emin değilim. Neyse, 1 yıl boyunca mganın anlattıklarını dinledik, "olm yankees fln hikaye asıl takım boston red sox", "red sox en çok taraftarı olan takım, şampiyon da onlar oluyor hep". Geç bunları mga, memlekete geldim, yankees şampiyonluğa koşuyor. Red soxun 7 şamiyonluğuna karşı adamların 26 şampiyonluğu var, daha ne olsun...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında şampiyonluk tanımı da farklı burada, kurallara girmeden ligin saçma yapısına değinmek istiyorum. MLB dediğimiz "major league baseball" önce ikiye ayrılıyor, american league ve national league olarak. bu iki lig sanırım birbirinden ayrı yapılanmaya sahipler, tam anlayamadım. Ama bunları iki ayrı konferans gibi düşünürsek NBA playofflarına benzer bir postseason sistemi var. önce AL ve NL şampiyonları belirleniyor, sonra da World Series adı altında şampiyonluk serisi oynanıyor. Şu anda, AL şampiyonluk serisinde Los Angeles Angels ı eleyerek AL şampiyonu olan New York Yankees(mga bak yine red sox yok), NL şampiyonu ve geçen yılın MLB şampiyonu Philadelphia Phillies ile World series'da karşı karşıyalar, ve New York Yankees seride 3-2 önde. yarın kendi sahalarındaki maçı kazanırlarsa şampiyon olacaklar.&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/83/CC_Sabathia_2009.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 285px; height: 190px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/83/CC_Sabathia_2009.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hemen yandaki resimde de, 2009 american league championsip series, yani Yankees-Angels serisinin MVPsi seçilen CC Sabathia adlı Yankees atısıcını(pitcher) görüyoruz. ne alaka diyenler için, az resim oldu sanki, koyayım dedim. maçlardan izleyebildiğim kadarıyla bu amcam maç başından kolu yoruluncaya kadar topu atıyo, sonra yerini başkasına bırakıyor. çok lakayıt bir yapısı var oyun sistemlerinin. Canı istediği zaman koç ge bakıyım iki dakika deyip yanına çağırıp 2 kelime edip geri yerine yolluyor, o sırada rakip takımın oyuncusu bunlara çaktırmadan koşup ilerlemeye çalışıyor. yine çocukluğumdan "ebe davul zurna bir iki üç" adlı oyunu bana hatırlatmıyor değil. kimi zaman onları kaçırmamak için atıcı beyzbol sopasını tutan adamı boşverip dört bir yanında "base"lerden uzaklaşmış oyuncuları yakalamaya kasıyor, amcam sopayla boş boş bakıyor, hatta birisinde atıcı topu elinden kaçırınca topa vurmadan 1. base'e kaçmaya çalışan vurucular bile gördüm, kuralsız gibi bu ne lan?&lt;div&gt;Beyzbol hakkında şimdilik söylemek istediklerim bu kadar, belki bir kaç gün sonra World series şampiyonu hakkında bir yazı daha yazarım, belki de hafta sonunda SEC şampiyonluğuna koşan memleketimin takımı Florida Gators hakkında bir yazı ile amerikan futboluna geçerim, kim bilir. Haydi bakalım, şimdilik kalın sağlıcakla...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2709792386421429728?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2709792386421429728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2709792386421429728' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2709792386421429728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2709792386421429728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/phillies-vs-yankees.html' title='phillies vs. yankees'/><author><name>gunan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06480714912853306352</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VDZo0B_AsIc/SvD7X_E2nuI/AAAAAAAAADA/Igzn45omZw4/s72-c/airbud.png' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4101191157856647002</id><published>2009-11-04T00:42:00.000+02:00</published><updated>2009-11-04T00:42:36.166+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='irenberk'/><title type='text'>ÇalımsızGol Transfere Doymuyor</title><content type='html'>Daha önceki transfer postunda müjdesini verdiğimiz transfer gece  geç saatlerde basından gizli bir şekilde sonlandırıldı, imzalar atıldı. Özellikle yıllık yazılarında gösterdiği performansla kendisine kemikleşmiş bir hayran kitlesi kazandıran Berk'in spor, siyaset, CM, Fenerbahçe, sinema, müzik(Queen) konulu postlarını zevkle takip edeceğinize eminim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 10 yılda face to face olarak girdiği hiçbir iddiayı kaybetmeyen Berk'in, bir diğer ilginç özelliği de Mehmet Güven'le olan dostluğu. Memeti kardeşi gibi seven Berk, bloga yazarlık teklifi götürdüğümüzde "O zaman Memet i de alalım. Biz kare as, o joker" diyerek kendisine Adrian İlie, Memete de Sabin İlie muamelesi çekmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oy birliğiyle ıssız adaya düşülmesi halinde alınması gereken 3 şeyden biri olarak anketlerde yer bulan Berk'e hoşgeldin diyor, postlarını merakla bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4101191157856647002?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4101191157856647002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4101191157856647002' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4101191157856647002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4101191157856647002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/calmszgol-transfere-doymuyor.html' title='ÇalımsızGol Transfere Doymuyor'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6484772139424311893</id><published>2009-11-04T00:21:00.000+02:00</published><updated>2009-11-04T00:21:10.177+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wolfsburg'/><title type='text'>Beşiktaş-Wolfsburg - 3 Kasım 2009</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvCo7eSuTiI/AAAAAAAAAM0/cZiF5gI6zqM/s1600-h/0000037375.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 252px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvCo7eSuTiI/AAAAAAAAAM0/cZiF5gI6zqM/s320/0000037375.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400001692914568738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1- Bir futbol maçından değil de, Street Fighter oyunundan alınmış bir foto sanırsın. Wolfsburglunu uçan tekmesi, Bobo da ayağa kayan yerden tekmeyle cavap veriyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gündüz ntv deki ankette yeniliriz diye oy verdim. Grubu da 4. bitiririz diye bastım oyumu. Aceto'nun blogunda da aynı şekilde Wolfsburg dedim. Nicedir Beşiktaş ile ilgili yapılan tüm anketlerde Beşiktaş aleyhine oy kullanır oldum sevgili okur. Hiçbir umut kırıntısı bırakmıyor içimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükmen Ankaraspor galibiyetinin gazıyla, evinde ligin düşme hattındaki takımı zarzor yenen, deplasmanda da Youla ve Ümit Karan'dan yoksun Eskişehir'i mağlup etmeyi başaran bir takımdan sözediyoruz. Küme düşme hattındaki takımı da yenmesi en kolay zamanda yenen takım. Hani dersin ki ligin son 3 haftası düşme hattındaki takım canla başla oynuyor o yüzden küme düşme hattındaki takımla oynamak zor, tamam eyvallah. Arkadaş zaten küme düşme hattında seyreden takım, ligin bu orta haftalarında oynadığı lakait oyun ve üstüste kaybettiği maçlar yüzünden düşme hattında. Yoksa zaten son haftalarda hepsi şahlanıyor son sıradaki takımların.  Ben neyine güvenip umutlanayım Wolfsburg maçına. Hele de maçtan önce Ernst'in bağırsak enfeksiyonu geçirdiğini öğrenince acaba dizi mi izlesem diye düşündüm. Ama Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi olmadığını düşünerek eldeki fırsatı değerlendirelim dedim ve tv başına geçtim. Bi de bu Ernst ne yiyor da bağırsak enfeksiyonu geçiriyor o da incelenmesi gereken bir konu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın genel seyrine bakarsak Mustafa Denizli'nin ŞL maçlarındaki klasik umut vaadeder gibi yapan kısır ve kabız oyununu gördük."Durun durun şimdi yapacam, bu sefer olacak" diyen acemi çocuk gibi. "Abi bi hak daha ver nolur, bu sefer kesin olacak". Maalesef olmuyor, 10 maçta 1 puan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hocaya sorsan "pozisyon vermedik, ama şanssız bir gol bütün planlarımızı bozdu" der. Ama zaten sorun da burda. Her maçta şanssız bir gol yiyoruz, ve bu gol o ana kadar yaptığımız tüm planları bozuyor allah kahretsin ki. Bence bu bizden daha iyi olan takımların bizi yenmek için uyguladıkları bir taktik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamlar bizim iyi oynadığımızı hissettiriyor. Ama aslında biz rezalet oynuyoruz. Sonra araya bir gol sıkıştırıyor. Ondan sonra da pek gelmiyolar kaleye. Bizi sinirlendirmiyolar yani. Golü atıyolar. Ondan sonra "Tamam abi, tamam. Sinirlenme. Çekildim ben sahama" diyor. Ondan sonra biz saldırır gibiyapıyoruz. Sonra 2. yarı yine kurnaz bi gol. Ve Game Over&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocaya sorsan "tam iyi oynarken gol yedik." , "tam maçı çevirecekken şanssız bir kontraatak tüm planımızı bozdu" , "nobre girdikten 3 dakika sonra golü bulsak, şu an çok farklı şeyleri konuşuyor olurduk" . Ben de inanıyordum bunu dinleyince. Ulan hakkaten öyle diyosun kafanda. 55-67 arasında tek kale oynadık anasını satayım. 55-67 arasında tek kale oynadık da ne oldu. Tabata'nın üstten aut u, Fink'in uzaktan auta çıkan 2 şutu, Uğur İnceman'ın auta çıkan pozisyonları falan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci golün atılmasıyla birlikte, sarı yanınca kornaya basan şoför misali yönetimi istifaya davet eden taraftar dikkatimi çekti. Ben artık bu takımın bana heyecan vermesini istiyorum, ama pek de umutlu değilim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6484772139424311893?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6484772139424311893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6484772139424311893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6484772139424311893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6484772139424311893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/besiktas-wolfsburg-3-kasm-2009.html' title='Beşiktaş-Wolfsburg - 3 Kasım 2009'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvCo7eSuTiI/AAAAAAAAAM0/cZiF5gI6zqM/s72-c/0000037375.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2437449635400132424</id><published>2009-11-03T21:15:00.000+02:00</published><updated>2009-11-03T21:15:15.472+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aykut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gunan'/><title type='text'>ÇalımsızGol Ailesi Büyüyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvB5n6lkD1I/AAAAAAAAAMs/_D_NUWtryFU/s1600-h/263504.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvB5n6lkD1I/AAAAAAAAAMs/_D_NUWtryFU/s320/263504.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399949679865892690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün itibariyle ÇalımsızGol olarak biri iç biri de dış olmak üzere senenin en bomba 2 transferini yapmış bulunmaktayız. Transferlerimizi basına tanıtmak gerekirse:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç transferde, DC++ zamanlarından mainpage e yazdığı uzun ve bir o kadar da anlamsız fakat anlamsız olduğu kadar da kendi içinde tutarlı cümlelerle beni klavyesine hayran bırakan Aykut'u kadromuza katmış bulunmaktayız. Engin futbol birikimini, dizi ve film kültürüyle desteklemiş fakat aynı anda feleğin çemberinden geçmeyi de ihmal etmemiş, bölümdaşım, Fenerbahçeli, İsmail Güldüren ruhlu Çek Cumhuriyeti formalı bebek yüzlü defans, Gamalıyla ölene kadar boş boş konuşabilme kapasitesine sahip bir blogger. Kendisini bloga katma çabalarım sonunda meyvesini verdi, ve kendisiyle %50 si peşin, kalanı post başına olmak üzere 3+5 yıllığına anlaştık. Blog aleminin sıkı takipçisi Aykut'a burdan hoşgeldin diyorum, blog kariyerini burada tamamlamasını diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış transferde ise ülkemize bir değerimizi daha kazandırdık, ve beyin göçünü tersine çevirerek taa Floridalardan çektik getirdik Günhan'ı. Şimdi bir kısım Günhan'ı bilmeyenler diyebilir ki, futbol bloguna Amerika'dan değil de Brezilya'dan Arjantin'den transfer yapsaydınız(Bunu bir yerde okumuştum). İşte bu Günhan'ı bilmeyen arkadaşlara lafım, bu adama dikkat edin. Freddy Adu'nun gelişmesini sağlıklı tamamlamış versiyonu bu adam. Yıllar önce toplamda 800GB paylaşılan okul serverında 1TB paylaşarak, bizlere "Günan benim arkadaşım,şimdi söylerim, sana slot açar" demenin haklı gururunu yaşatan Günan son zamanlarda ilime irfana yönelmiş gibi gözükse de, o da feleğin çemberiyle sürekli dirsek temasında yaşayan bir adrenalin bağımlısı (lisedeki kalorifer olayına ithafen). Futbolla geç tanışan; fakat herkesin saygısını kazanmayı başarmış (İbrahim Üzülmez misali) Günhan da yıllardır istikrarlı biçimde Fenerbahçeyi destekliyor. Udi bloggerımız Günhan'a da burdan hoşgeldin diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇalımsızGol'de transfer bitmez. Son transferimiz çok yakında bu sayfalardan sizlere seslenecek. Kendisiyle prensipte anlaşmış bulunuyoruz. Kendisi tesislerimizi gezdi ve parada da anlaştık. Şimdi eşini ikna edip çocuklarını okula yerleştirme sürecindeyiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2437449635400132424?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2437449635400132424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2437449635400132424' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2437449635400132424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2437449635400132424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/11/calmszgol-ailesi-buyuyor.html' title='ÇalımsızGol Ailesi Büyüyor'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SvB5n6lkD1I/AAAAAAAAAMs/_D_NUWtryFU/s72-c/263504.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8833717183386126403</id><published>2009-10-12T23:45:00.000+03:00</published><updated>2009-10-12T23:45:30.728+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tenis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wimbledon'/><title type='text'>Hayatımda İzlediğim En Güzel Tenis Maçı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/StOU1c4ZLLI/AAAAAAAAAMc/Lygpzl7y1fU/s1600-h/goran_ivanisevic.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 302px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/StOU1c4ZLLI/AAAAAAAAAMc/Lygpzl7y1fU/s320/goran_ivanisevic.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391816824899316914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rakibi hatırlamıyorum ancak tv nin bana göre yukarı tarafında Goran Ivaniseviç oynuyordu. TV ler genelde standart bir pozisyonda izlendiğinden (ayaklar yerde, kafa yukarıda) tv nin bana göre yukarı tarafı herkese göre yukarı tarafıdır. Ancak ve ancak televizyonu başaşağı izleyen biri bu blogu okursa bu yön tanımlaması geçerlidir ve biz her ihtimale karşı bu önlemi alalım. Goran finaldeydi ve şampiyonluğa çok yaklaşmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğümde her çocuk gibi bir futbol fanatiğiydim. Sakız çıkartmaları, fotoğraf albümleri vs... Fakat yaz tatilinin getirdiği can sıkıntısını trt3 ile çözdüğüm günden beri, olimpiyat yarışları, atletizm, basketbol ve tabi ki tenis karşılaşmaları başlıca eğlence unsurlarım arasına girmişti. Bir tek artistik patinaja ısınamadım. Müziği hatrına izleyeyim desem, adamlar Mozart, Bach eşliğinde kayıyor. Heyecan uğruna izleyeyim desem, ancak birileri düşünce heyecanlanıyorum. Dünya Şampiyonası finalinde de kimse kolay kolay düşmüyor. Biri iyi kaydı diyorum bi bakıyorum 8 puan alıyor. Bu ne biçim kaydı dediğim çift ise bir bakıyorum alkış kıyamet ortalığı yıkıyor, herifler meğersem rekor üstüne rekor kırıyorlarmış o esnada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tenis maçları özellikle Wimbledon maçları sözkonusuysa tadından yenmeyecek kıvamdaydı. O dönemlerden hatırladığım Agassi, Sampras ve Graff, Hingis ikilileriydi. O cumartesi maç olacağını biliyor muydum orasından emin değilim, fakat o gün çalışmak zorundaydım ondan eminim. Sabah 9 da kalkmış ve amcamla birlikte babamın sabah 8 de işbaşı yaptığı ekmek teknemize gitmiştim. 15 yaşında bir ergen olarak, çok fazla sorumluluk vardı üstümde o yaz dükkana dair. Dükkanda çalışan 4 personeldik. Ben hariç yaş ortalaması 53 olan toptancı dükkanında her türlü, hamallık, ayakişi, raf doldurma boşaltma, temizlik bendeydi. Fakat Allah var yaşıma göre çok kral para kazandığımı inkar edemem. Babamdan ve amcamdan torpilli çift maaşlıydım. Bir tek senede 2 tane takım elbisem eksikti. Bir ara okulu bırakıp orada kalıcı olmayı düşünmedim değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana verilen maaşla ters orantılı olarak işler gittikçe kötüye gidiyor, dükkandaki 3 ihtiyar delikanlının (babam, amcam, emektar Abdullah Amca) dönüp dönüp yaptıkları geyik "Hey gidinin çarşısı, eskiden müşteriler kapıdan içeri giremezdi kalabalıktan" temalı serzenişlerdi. Tansu Çiller'in '94 ekonomik darbesinden sonra milenyum hiç de beklendiği gibi başlamamıştı. Dükkanı ayakta tutan, yılların eşi dostu olmuş müşterilerdi. Fakat, o öğleden sonra inatla dükkana kimse gelmedi. Amcam sıkıntıyla zap yaparken, 10 metreden izlediği 37 ekran televizyonda tenis maçında bir süre durdu. 37 ekran tv, karasal anten, arada 10 metre, ve tenis topunu sağlıklı bir şekilde takip edebilme olasılığı. Müşterisizliğin getirdiği şuursuzluktan olsa gerek, amcam ne bıraktığının farkına bile varmadan maçı izlemeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben o sırada dükkanın önünde Kames top çuvalının üstünde oturup piyasa yapıyordum. Ya da yaptığımı sanıyordum. Ya da daha açık konuşalım dostlar yapamıyordum. Fakat gururla açıklamak istediğim bir ayrıntı da o zamanlar Antakya'da Kames topların ana bayisinin bizim dükkanımız olduğudur. Kames top tabi ki iyiydi, ancak atlanan bir ayrıntı Pettop marka topların Kameslerden çok daha dayanıklı olduğudur. Ben o Kames top çuvalının üstünde otururken, piyasa durgunluğundan olsa gerek (Antakya sıcağında öğleden sonra saat 4 te ne piyasası ne hareketi olabilir ki) dükkandan içeri kafamı uzattım ve yemyeşil ekranı görmemle kendimi dükkanın içine atmam bir oldu. At yarışı bile olsa izlerdim o sıkıntıda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amcamın kanal değiştirme frekansı  3 Hz dir. Fakat sıcak ve müşterisizlik o gün frekansı sıfıra biraz daha yaklaştırmıştı. Benim iştahla maça saldırdığımı gören amcam sanırım "şu boş günde sabi sübyanı sevindirelim bari" mantığıyla maçı izleyebiliriz dercesine kumandayı masanın üstüne bıraktı, arkasına yaslandı ve boş gözlerle bir bana bir ekrana bir de dışarı bakmaya başladı. O sıralarda babam uykusunun 15. dakikasında falandı. O koltukta bıraksan saatlerce uyuyabilirdi. Öyle bir alışkanlık, öyle bir metabolizma geliştirmişti. O sırada Abdullah Amca ise dükkanın iç taraflarında oturuyordu. Ne yaptığını tam bilemeyeceğim, fakat buradan tahmin edebileceğim kadarıyla pek de elzem bir işle meşgul olduğunu iddia edemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/StOU9rsTZ1I/AAAAAAAAAMk/LQVHjsXaszw/s1600-h/goran-Ivanisevic.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 278px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/StOU9rsTZ1I/AAAAAAAAAMk/LQVHjsXaszw/s320/goran-Ivanisevic.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391816966314092370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sanırım o sırada tie break seti oynanıyordu. Ne skoru hatırlıyorum, ne rakibi, ne spikeri. Fakat maçın heyecanına önce ben kaptırdım kendimi. Babamın yanındaki koltuktan kalkıp hastane tipi duvara asılan tv nin önünde dikildim. Bir Ivaniseviç öne geçiyordu bir rakip. Benim heyecanıma önce babam uyandı uzaktan noluyor acaba diye maça takılmaya başladı. Daha sonra amcam maça olan ilgisini daha fazla odaklamaya başladı. 3 kişinin ilgiyle izlediği maça Abdullah Amca daha fazla kayıtsız kalamadı ve oturduğu yerden kalkarak tv nin başına geçti. Benim haricimde daha önce tenis izlemiş, ya da bu maçtan sonra tenis izleyecek biri yoktu o anda. Tamamiyle maçın büyüsüne kapılmış gidiyorduk. Şimdi sorsan hatırlamazlar, inkar ederler. Ama Ivaniseviç ace attığı topu bir kez daha istediğinde hepsinin yüreği ağzına gelmişti. Hatta Abdullah Amca o ace'i "ya ibnil haram" diyerek kutlamış (Türkçe'de vay a.ına koyuum) maç sayısını heyecanla beklemeye koyulmuştu. Ivaniseviç'in maçı almasıyla monoton günümüze renk gelmiş, neşemize neşe katılmıştı. Ne wild card biliyoduk o gün, ne Ivaniseviç'in Wimbledon aşkını. Saf bir zapçının öeeh be deyip trt3 te zaptan sıkılması, benim maça kilitlenmem ve o esnada dükkana müşteri gelmemesi ile hepimiz maçın sevincini yaşadık. Şampiyonlukla birlikte hepimiz Hırvat'tık, hepimiz Ivaniseviç'tik. Bir tenis maçının ne kadar zevkli olabileceğini o maçla birlikte keşfettim. Belki efsanevi Federer Nadal maçı o maçtan daha iyi olabilir, fakat o maçı TRT3 vermedi ki izleyelim arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O maçtan sonra o muhteşem dörtlüden ben hariç bir daha tenis izleyen olduğunu sanmıyorum. Ben hala Wimbledon başladığı zaman trt3 ü kontrol etmeyi ihmal etmiyorum. Belki yeniden canlı verirler diye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dükkan kapanalı yıllar oldu. Allah babama da amcama da Abdullah Amca'ya da uzun uzun ömürler versin. O dükkanı da, ordaki hamallığımı da, kames topları da çok özlüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8833717183386126403?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8833717183386126403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8833717183386126403' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8833717183386126403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8833717183386126403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/10/hayatmda-izledigim-en-guzel-tenis-mac.html' title='Hayatımda İzlediğim En Güzel Tenis Maçı'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/StOU1c4ZLLI/AAAAAAAAAMc/Lygpzl7y1fU/s72-c/goran_ivanisevic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-512324135455002432</id><published>2009-10-07T12:19:00.000+03:00</published><updated>2009-10-07T12:19:33.150+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tetris'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Tetris Cumhuriyeti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Ssxb_Xhr3_I/AAAAAAAAAL0/QVAmrdzwjbo/s1600-h/tetris.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 317px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Ssxb_Xhr3_I/AAAAAAAAAL0/QVAmrdzwjbo/s320/tetris.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389783998260830194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tetrisi fazla kaçırınca gözünüzü kapattığınızda gözünüzün önünden t ler z ler çubuklar L ler geçmeye başlaması normaldir. Fakat futbol dünyası ile parallelikler bulmaya başladığınızda birinin pillerinizi bitirmesi gerekir, zira fazla tetris bünyeye zarar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tetris; z,L,T,I(çubuk), ve kare şekillerini dizip line oluşturmaya çalıştırdığınız ve sonunda gameboy un kazandığı bir oyundur" demiş Gary Lineker zamanında ve Gameboy un speed level atlayarak oyunu zorlaştırma adı altında yaptığı zulümden dem vurmuş. Speed zamanla artmasa oyundan zev almak zorlaşır ama sorarım size ey tetris programcıları birck leri ışık hızında düşürerek ne yapmaya çalışıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tetrisin tanımını yaptıktan sonra dünyada kabul görmüş bazı en önemli tetris tarzından bahsedelim.  Barcelona tarzı, göze hoş gelen, çubuğa(I) en az bağımlı, seviyeyi aşağıda tutup line ları daha en alttayken teker teker alan, sağdaki aşağı hızlı düşürme tuşunun sık sık kullanıldığı, tempolu oyun tarzıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde ise tetris oyun seviyesi genelde ekranın en az yarısı dolu olacak şekilde, ona rağmen her daim hızlı indirme tuşunun kullanıldığı, çubuğa maksimum bağımlı,her hamlenin final hamlesi niteliğinde olduğu, gerilimin yüklü bir tetris tarzımız var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tetris oyunu, doğru oynandığında, taşlar ışık hızıyla inmeye başlayan kadar devam eder. Fakat, 7 günahtan biri olan açgözlülük kendini en fazla tetriste hissettirir. Teker teker line yapacağıma 4 er 4 er yapar puana puan demem diye düşünen insanlar, çubuğun kölesi olan insanlar, çubuk gelmedikçe panikler, ve eninde sonunda çubuk gelmesi gereken yeri bir Z veya da bir T ile tıkarlar. Fakat 2-3 taş sonra çubuğun gelişini gördüklerinde artık çok geçtir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tetrisin en popüler taşı nasıl açık ara çubuksa, en nefret edilen taşı da açık ara Z dir. Z yi enine koysan bi derttir, boyuna koysan bi derttir. O yüzden z leri cuk diye oturacağı bir yer yoksa, hep en sağda veya en solda üstüste biriktirme yoluna giden bazı yenilikçi tetris oyuncuları türüyor.&lt;br /&gt;&lt;div style="position: absolute; left: -36px; top: 880px; display: block; opacity: 1; z-index: 9999; cursor: pointer;" id="what_the_hell_icon"&gt;&lt;img style="float: left;" id="what_the_hell_icon_img" src="data:image;base64,iVBORw0KGgoAAAANSUhEUgAAABYAAAAWCAYAAADEtGw7AAAAGXRFWHRTb2Z0d2FyZQBBZG9iZSBJbWFnZVJlYWR5ccllPAAAArhJREFUeNq0lU1PGkEYx2fnbYFFqC+1iWhF0RgRGkqaYEx69qgHjf0S9SO036MnT156MMbPgJCUmLTSJrYNVFMvvRiXV1dh+8wy207GrUkPLPlnmX35zZ9nnv+A0JAO44HrqrB2vw9yNT0IVmFEk/+sgPQ03ZuABkCxBDF5n8kxVtwK2C3oTp578ro/8T0wVmDWq52dZ5lMdtuyrNVwOJREhoFubro/2u1O+fT09P3+/v4neK6lTOKXyHOiQzkouvt6d2NqaurtwkLqZTaz8mRuft5Mzad4cjY5zhhN9/vu6vN87rpUKtW1ciAVrEJDW1tb+emZxJv19fXFRCIRAsc4EokYJjeNUCSMZ6Zn2NLS0qN6rbb4eHLyY7Va/aUvJlYcEx+ey+W2oQTJ0dFRNhIdQQBFpmkiDvLOIRNNTIyzQqGQzOfz29IQVRdZB4vaMnBYWEmnuSWAABEaQDkC14gz7o0z2SyPWtGC/54Kpkop/LaiAJ6Nx+OEEIoIJYgSgogiLM4Yo7GxMWJZkVnF7Z/uCeoKjGH1OeeIMgALuARhAsKD7wZ8d/suMjD2jWE1Fzgodu1O58JxnB5nJmKcIcYGohQmo9RzbMCnYTd67Vb7Ioihgl3Zh/1ms1n5+u27I6CcSueee3Bq/A1r9XPVsZuNiv+e2m56moTuyuXyYaXy4dxu2LeixgQPHKrH1dXVbblUOi8dHx/KcPTUBOoB8brj7OzsOr28bNdq9TnXda1YPG5Am3lk27Z7Jycn3aOjo/rPy8t3e3t7x3C5A7pR4u0aQQEBhUWkNzc302traxuxWOyFFbWeCtetZuuiAT+/WCweHhwcfJGRFuAuyPGjbfwj0iEpU46DNiFHuuzqUOGYKgvnKrsW0sZUA/u7mqOXIGh3c5WX/Afu/nPbdIe+0Q/tr2lox28BBgBARwD6fd1xxAAAAABJRU5ErkJggg==" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-512324135455002432?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/512324135455002432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=512324135455002432' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/512324135455002432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/512324135455002432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/10/tetris-cumhuriyeti.html' title='Tetris Cumhuriyeti'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Ssxb_Xhr3_I/AAAAAAAAAL0/QVAmrdzwjbo/s72-c/tetris.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3224023091399766347</id><published>2009-10-05T10:25:00.000+03:00</published><updated>2009-10-05T10:26:13.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><title type='text'>Yeni Bir Anket</title><content type='html'>Sevgili ÇalımsızGol fanları, fedaileri, bundan önceki anketimizde eşine az rastlanır bir sonuç elde ettik. 4 şıktan 3 ü aynı oyu alarak birinci oldu. Tabi 28 oy 70 milyonluk bir ülkenin görüşünü ne derece doğru yansıtır bilemiyorum. Ancak daha geniş bir katılım olsaydı basketbol birinci gelirdi diye tahmin ediyorum. Kaçımız boş derslerde tenis oynadık, veya da okulun etrafında 400m yarışlar düzenledik futbo topu bulamadığımız zaman. Ama çoğumuz pota diplerinde dirsek çürüttük ribaunda uçtuk. Bu sebeple bu basketbol sonucu biz tenisseverleri hayal kırıklığına uğratmasın. Belki bir 20 yıl sonra bizim de Grand Slam lerde yarı final oynayan bir tenisçimiz olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yeni ayın anketine geçmek istiyorum. Çok zor bir soru. Annen mi, baban mı gibi gıcık da bir soru aslında. Ayırt edilemeyecek kadar çok sevilen 2 aktörü kıyaslayacağımız bu ankette oyunuzu iyi düşünüp vermenizi dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şener Şen vs Kemal Sunal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3224023091399766347?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3224023091399766347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3224023091399766347' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3224023091399766347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3224023091399766347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/10/yeni-bir-anket.html' title='Yeni Bir Anket'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-2354693869078143756</id><published>2009-10-01T09:10:00.000+03:00</published><updated>2009-10-01T09:10:11.526+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halısaha'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bir Halısaha Dramı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SsRHmmQbwRI/AAAAAAAAALs/4vR16Slw8LQ/s1600-h/EMK+Hali+Saha+36.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SsRHmmQbwRI/AAAAAAAAALs/4vR16Slw8LQ/s320/EMK+Hali+Saha+36.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387509782672032018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Twitter çıktı çıkalı blogger a pek vakit ayıramıyorum. Diyeceksin ki işte ne kadar sığ ve boş bir blog olduğun buradan belli. 140 karakter sana yetiyormuş demek. Neden halen sayfalarca yazı yazmaya kalkıyorsun blog sayfalarında, kendine işkence ediyorsun. Ne diyim sana ey arkadaş. Ne bekliyorsun benden? Hayatını mı değiştireyim? Ufkunu mu açayım? Blog okumakla adam mı olacağını sanıyorsun? Blog yazmak, fifa oynamak gibi, tv izlemek gibi bir aktivite benim için, seni başka türlü umutlandırdıysam affet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yazımızın konusuna gelelim sevgili okur. Bu yazımda bir Türk evladının halısahada başına gelebilecek en onur kırıcı, en yer yarılsa da içine girsem moduna sokucu, en ulan şerefsiz daha önce aklın nerdeydi diye kara kara düşündürücü olayından bahsetmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayımızın gerçekleşmesi için halısaha maçına kıdemli, fakat kıdemli olduğu kadar da kurnaz, içten pazarlıklı, biraz da o günkü halısaha organizasyonunun içinden gelen bir arkadaş şarttır. O arkadaş fitildir çünkü. Herşeyi o başlatır. Maçın başında öyle bir takım kurar ki... Seni öyle bir takıma verir ki... Düşman başına. Allah etmeye. Sen maçın 15. dakikada kopacağını bilirsin. Ama ses etmezsin. Aklında türlü türlü mazlumun zalimi ezdiği maçlar gelir. Neden sen de o maçlardan birini çıkarmayasındır. Bir de seni o anda galibiyete inandıran bir başka etken de senin takımının o andaki inanılmaz pozitif elektriğidir. Evet güçsüz bir takımsınızdır ama en has dostlarınla aynı takımdasındır. O anda tozpembedir maç ve umutla şevkle arkadaşlarına taktiğinden uzun uzun bahsedersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde 4-1-1 veya 3-1-1 şeklinde dizersin güçsüz takımını."Sen" dersin sağbekteki dostuna "ortasahayı ancak top forvette ve forvet de rakip sahadayken  geçeceksin. başka türlü defanstasın". Ortasahadaki arkadaşına "abi sen sürekli basıyosun. İlerdekine topu atıyosun. Gördün mü daya kaleye affetme" tadında bir sürü taktik. Ve bu tarz güçsüz takımların olmazsa olmazı değişmeli kaleci düzenlemesiyle maça başlarsınız. Bu tarz güçsüz takımların şöyle bir özelliği vardır ki, hayatında kale dışında oynamamış adam bile böyle bir güçsüz takıma geldiğinde kendinde kaleden çıkıp oyuna dahil olma hakkı görür ve kalede bir süre sonra huzursuzlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve maç başlar. İlk 5 dakika direnirsiniz.  Dakika 6....7.....az daha. Fakat o da ne! İlk gol gelir. Moral bozmadan biraz daha saldırmaya çalışırsınız. Ancak ikinci golü de bireysel bir hatadan yersiniz. "Olsun beyler! İyiyiz, iyiyiz" gazları eşliğinde 2-0 ın santrasından sonra bir de bakarsınız ki, beke koyduğunuz ve pek de ileri çıkması tavsiye edilmeyen arkadaşınız gökhan gönül sabri sarıoğlu olmaktan çıkmış, adeta bir colin kazım bir keita tadında oynuyor. Dönmüyor. Ondan sonrası kabus tabi. 3. gol gecikmez. Siz daha bir hırslanır sinirlenirsiniz, ama takım bana mısın demez. Kaleci değişri bu sefer daha fena olur 4 olur, 5 olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikayemiz asıl burda başlar sevgili dostlar. Ma henüz 20. dakikada 7-0 olunca karşı takımdan lider ruhlu bir arkadaş çıkar ve o büyük lafını eder:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Abi böyle çok güçsüz oldu, kimse zevk almıyor, isterseniz takımları bi daha karalım....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin bir sessizlik. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İşte bir halısaha maçında insanın başına gelebilecek en onur kırıcı olay&lt;/span&gt;. Nasıl bir duygu tarif etmek imkansız. Sadece yaşayan bilir. Allah düşmaına yaşatmasın. O an 7-0 değil de 77-0 olsaydı da bu lafı duymayaydınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi burda bu takımları baştan karalım önerisini getiren arkadaşa bir kaç sorum olacak: 1-Sen 7-0 olana kadar sanırım bayağı zevk alıyordun. Şimdi 7-0 olunca ve bizim takımın zaten sallantıda olan direnci düşünce zevk almamaya mı başladın? Senin 20 dakikalık zevkin için bizim 20 dakika boyunca yeşilsahada çektiğimiz çilenin hesabını kim verecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır arkadaşım. Takımları baştan karmayalım. Ben kardırmam. Ben 20 dakika zevk almadıysam, o adam da maçın geri kalanında almasın, hiç gam yemem. Belki bi dahaki maça daha düzgün takım kurar da, insan gibi bi maç yaparız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-2354693869078143756?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/2354693869078143756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=2354693869078143756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2354693869078143756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/2354693869078143756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/10/bir-halsaha-dram.html' title='Bir Halısaha Dramı'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SsRHmmQbwRI/AAAAAAAAALs/4vR16Slw8LQ/s72-c/EMK+Hali+Saha+36.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-5251154224043190821</id><published>2009-09-16T14:09:00.000+03:00</published><updated>2009-09-16T14:10:10.667+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Beşiktaş Manchester United Maçı Üzerinden Hafif Spor Spikerliği</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SrDHBQjo3tI/AAAAAAAAALk/K_V-GpBGWLE/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 308px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SrDHBQjo3tI/AAAAAAAAALk/K_V-GpBGWLE/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382020379145985746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fig.1.: Bizimki tedavülden kalkmış&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dün geceki maç bu postun ana konusu gibi gözükse de, benim derdim bu sefer Demirören'le, Denizli'yle degil. Bir takım Manchester'i yenemedi diye ben o takima kizmam. Kizamam. Varsin küçük düşünyosun de. Adamlar Antep'i yenemiyor durumdayken ne bekliyosun ki bu takımdan. Keşke yenseydi diye temenni ederim. Ibrahim Kas'a her top geldiginde dua ederim, Bobo mevzusu açildiginda merak ederim ama kizamam. Zira Bobo da oynasa Nihat da oynasa karsindaki takim Manchester United.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim derdim Emre Tilev'le arkadas. Simdi hani diyoruz ya. Etrafimizda isinin hakkini veremeyen çokça insan var diye. Mesela bir doktoru ele alalım. Hastane koşullarindan saglik sisteminden sikayetçidir. Isini dogru dürüst yapamaz, anlarim. Gise memuresi terfi beklemektedir. Araya torpil girer, veya da şirkette bir kaşarın gazabina ugrar, terfisini alamaz isini kötü yapar, ona da eyvallah. Ama spikerlikte öyle bisey yok. Olmamali. Hele ki yilin en önemli 3-5 maçindan birini sunan adamsan, bunu yapmamalisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marinyo dememelisin mesela.(dogrusu &lt;a href="http://forvo.com/word/jose_mourinho/"&gt;bu linkte&lt;/a&gt; ). En son 2002 dünya kupasinda Cole ile Cool kelimesini ikincisi gibi telaffuz eden bir amca vardi. Hadi o amcaydi. TRT de memurdu. Yasini basini almisti. Prekazi döneminin adamiydi. Ne bilsindi Cole Cool. Ama sen ondan farkli olmalisin bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da milleti gaza getirecem diye Alex Ferguson hakeme çemkirirken, "sayin seyirciler, yillarin Ferguson'u hiç bu kadar çaresiz kalmamisti" diyerek kendini komik duruma düsürme. Yani komik de en hafif tabir. Ya adam hakeme itiraz ediyor, ne çaresizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da Beckham Alex Ferguson'a krampon firlattı deme maçin ortasinda. Beckham hayrani bi kiz sunuyo maçi sandim. Hani bi erkek arkadasindan olayi yarim yamalak duyar, ondan sonra diger arkadaslarina anlatir "Biliyo musun, Beckham teknik direktörüne kramponu firlatmis" falan diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bu maçlık bi form düşüklüğüdür. İlerleyen maçlarda Emre Tilev'den parmak ısırtacak performanslar dinleriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Not:&lt;/span&gt; Maçla ilgili haberlerin hepsinde beşiktaş taraftarı var. hakkaten çok güzel görüntüler var. Fakat "Ben böyle taraftar görmedim, dünya üzerinde böyle bir destek yok" haberi ile "Türk erkekleri çok güçlü kuvvetli. Rus erkekleri çok erken uyuyor, her sene Türkiye'ye gelmek istiyorum" ayni kapiya çikmiyor mu? Ya da biri ötekinin yan kapisi falan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-5251154224043190821?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/5251154224043190821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=5251154224043190821' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5251154224043190821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5251154224043190821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/besiktas-manchester-united-mac.html' title='Beşiktaş Manchester United Maçı Üzerinden Hafif Spor Spikerliği'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SrDHBQjo3tI/AAAAAAAAALk/K_V-GpBGWLE/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-302308982403281597</id><published>2009-09-11T17:17:00.000+03:00</published><updated>2009-09-11T17:18:18.650+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Yarın Tatil</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/jL_sb6jBSek&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/jL_sb6jBSek&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzatmaya gerek yok. Derdim açık ve net: Genelde müzik ağırlıklı program yapan radyocuların pazartesi günleri "bugün pazartesi yeni bir hafta başladı. sizi işinize öyle bir ısındıracaz ki aklınızı alacaz", salı günleri "haftaya güzel başladık, neden biraz da neşelenmiyoruz", çarşamba günleri " hafta ortası sendromu, cumaya 2 gün var falan filan", perşembe günü "hadi hareketlenelim haftasonuna bir gün kaldı", ve nihayet cuma günü "yaşasın bugün cuma, yarın haftasonu" temalı anonslarını yasaklasak. Bundan sonra mikrofon başında nefes tutma rekorları da kırsanız, haftabaşı-haftaortası-haftasonu geyikleri yapmanız yasak desek. Ne yaparlar acaba? Bunu uygulamak istiyorum ama ben. Bu iş için ileride radyo kurup haftabaşı-sonu geyiği yapmayan dj çalıştırmak olmadı spikerlik dj lik okullarında kariyer yapıp bu geyiği yapmayacak dj ler vj ler yetiştirmek istiyorum. Bu azmimi de buraya bu postu mıhlayarak belgeliyorum. Yukarıdaki videoyu da ek$ide gördüm. Videodaki son 3 gol (yani top 3) benim. Videoyu sonuna kadar izlerseniz görürsünüz. Ama bunu yazmamdaki amaç size videoyu sonuna kadar izletmek değil katiyen. İyi tatiller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/RE0aMCv2QRY&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/RE0aMCv2QRY&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-302308982403281597?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/302308982403281597/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=302308982403281597' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/302308982403281597'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/302308982403281597'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/yarn-tatil.html' title='Yarın Tatil'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-5584312120673856606</id><published>2009-09-10T15:31:00.000+03:00</published><updated>2009-09-10T15:31:50.376+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Milli Takım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Milli Gece: Hayal Kırıklığı: Evin Serseri Oğlu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqju7pvhllI/AAAAAAAAALc/YZg9_zh-Egc/s1600-h/0000027844.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 227px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqju7pvhllI/AAAAAAAAALc/YZg9_zh-Egc/s320/0000027844.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379812463478937170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Fig. 1. Yine bir basınç anı. Yine tipler feci kaymış. Hamit i anladım da arkadakini foto$opla kaydırmışlar sanırsın&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Evimizin efendi çocukları basketçileri yazdık. Şimdi sıra gecenin hayal kırıklığında. Ortanca kardeş olan basketbol, Avrupa Şampiyonası'nda göğsümüzü kabartırken, maalesef yetenek ve imkan bakımından hiçbir eksiği olmayan, babadan da desteği fazlasıyla almış büyük kardeşin performansı bizleri hayal kırıklığına uğratıyor. Görünen o ki gelecek yaz için de bir baltaya sap olamadı. Mahallede arkadaşlarıyla takılarak geçirecek gelecek yazı da. Allahtan bu sefer evin yolunu buldu da, gece karakollardan toplamadık İsviçre maçındaki gibi. Yine hırçın karakterini gösterdi tabi orası da yadsınamaz. Acaba futbol takımı basketçileri kıskanıyolar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki güzel de başladık...falan filan diye de bir paragraf ekleyecektim ama internette bunu yazan yüzlerce blog, spor sayfası, köşe yazısı ve sözlük entry si zaten mevcut. Ama ilk yarının ortalarında biz golü yedikten sonra acayip bi tenis maçına döndü maç. Bu ne dedim kendi kendime. Mahalle maçı tadında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçla alakasız olacak ama İzlandalı Kimmy Sickyjohnsen, Ganalı Oramakoma Buramako'dan sonra Bosnalı Yahep Yahiç'e de bug futbolcular takımımıza hoşgeldin diyoruz. Bu tarz seviye düşüklükleri için de affınıza sığınıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir bakarsın Bosna 2 de 0 çeker. Çekmez mi? Bence de çekmez. Ama belki de çeker. Hatta bir bakarsın biz 2 de 2 yaparız. Bence de yapamayız. Ama belki de yaparız. Kim bilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-5584312120673856606?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/5584312120673856606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=5584312120673856606' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5584312120673856606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/5584312120673856606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/milli-gece-hayal-krklg-evin-serseri.html' title='Milli Gece: Hayal Kırıklığı: Evin Serseri Oğlu'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqju7pvhllI/AAAAAAAAALc/YZg9_zh-Egc/s72-c/0000027844.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8689278575394489757</id><published>2009-09-10T14:31:00.000+03:00</published><updated>2009-09-10T14:31:21.544+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basketbol'/><title type='text'>Milli Gece: Assolist: Basket Milli Takımı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqjhc42BuQI/AAAAAAAAALU/23xonBHYtUk/s1600-h/0000027830.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 270px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqjhc42BuQI/AAAAAAAAALU/23xonBHYtUk/s320/0000027830.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379797641305635074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Fig. 1. Oyuncuların böyle tipinin basınç yemiş gibi kaydığı fotolara bayılıyorum. Yoksa Ömer Aşık'ı koyacaktım buraya.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eylül başı dendi mi aklıma gelen okulun açılacak olmasının verdiği stres, tatili dolu dolu yaşayamanın verdiği panik ve tatile aslında doyamama hissi gelir. Genç bünyede beyinde görev yapan enzimler -havaların da soğumasıyla- optimum sıcaklığa yükselir ve  temmuzun 10 undan ağustos un sonuna kadar aslında ne kadar boş bir tatil geçirdiğinin acı bir biçimde farkına varır. Bu uyanıştan sonra ilkel bir içgüdüyle etrafta ne kadar bilgisayar oyunu, film, kitap, arkadaş organizasyonu varsa saldırılır. Bu yüzden Eylül başı maçları ayrı bir keyifle ayrı bir şevkle izlenir. Ulan haftaya okul başlıyo bi daha nah izleriz böyle maçları diyerek seyirci galeyana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zamanda yaramıza en iyi gelense basketbol turnuvalarıdır tabi ki. Her gün tonla maç bi kere. Maçlar da futbol maçı gibi düşük tempolu sıkıcı maçlar değil. Hele de milli takım iyi oynuyorsa tatil müthiş sonlanır. Mesela Türkiye'deki Avrupa Şampiyonası öyle yaşandı ve sonlandı benim için. Bu sefer de iyi sonlanır diye umut ediyoruz. Zira sinyaller de iyi yönde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın saatini ilkel bir ezbercilik içgüdüsüyle saat 22:15 te sanırken ve futbol maçını mı basket maçını mı izlesem diye düşünürken birden justinde maça denk geldim. Geriden gelip maç almak daha bi coşkulu kesinlikle. Ama dünkü biçimde maç kazanmaya da kimse hayır diyemez. Küçük kardeşiyle salonda maç yapan takım gibiydi bizimkiler. Her 3 lüğe karşılık vermeler, her turnikeyi smaçla cevaplamalar, skorun hep tatlı sert bir farkta sirayet etmesi coşkumuzu kat be kat arttırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası turnuvadan önce basketbola bayağı bir uzak kalmıştım. Ve Ömer Aşık'tan haberdar değildim. Maçı izlerken Fenerbahçeli arkadaşım beni telefonla aradı. Ben de sordum: Ömer Aşık Fenerde mi oynuyo? diye. Evet dedi. Eskiden maçlarını izlerdim çok blok basardı dedi. Var mı bu maçta vukuatı diye sordu. Ben de henüz yok dedim. Dememle birlikte 2 tane bloku hanesine yazdırdı Ömer Aşık. Dünkü oyunuyla gönüllerde taht kurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhsan Bayülken'le bitirmek istiyorum. Koç iyisin güzelsin de çok paniksin. Beni de paniğe sokuyosun. Yani tamam 14 sayılık farkla devreye girmek daha iyi ama adam son anda 3 lük attı diye de 15 dakika bunalım takılmak... Hayır olan bana oluyor. Ben de maçı izlerken kötü oluyorum. Oğlum yemeyecektik o üçlüğü diye içim içimi kemiriyor devre arasında. Halbusi "o 14 sayılık farkı şans eseri yapmadık ki biz be aga. Kapansın, gene yaparız." tarzı rahat, hafiften heyecanımızı yatıştıran bir tarz olsa arada. Mehmet Baturalp de böyleydi. Ne zaman sayı atsak hayatta sevinmez,haydi çocuklar şimdi savunma diye bizlere diken üstünde bir 40 dakika yaşatırdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8689278575394489757?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8689278575394489757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8689278575394489757' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8689278575394489757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8689278575394489757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/milli-gece-assolist-basket-milli-takm.html' title='Milli Gece: Assolist: Basket Milli Takımı'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sqjhc42BuQI/AAAAAAAAALU/23xonBHYtUk/s72-c/0000027830.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1973304138940631213</id><published>2009-09-09T00:02:00.001+03:00</published><updated>2009-09-09T00:02:04.076+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Tarihi Nasıl Kaçırdık ? : Adana Demir - Livorno</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: georgia;font-size:100%;" &gt;Her şey şehir efsanesi gibi başlamıştı, Adana Demirspor Livorno'yu konuk edecekti ve biz de tarihi bir olaya tanıklık edecektik. Ne yazık ki şanslı olan 15.000 biletli seyirci dışında 70 Milyon nüfuslu ülkede bunu izleyebilen hiç kimse olmadı. Cuma günü bu ülkede tarihi bir maç oynandı ama futbolun her şeyiyle yankılandığı, her alanda konuşulduğu topraklarda bizim gibi futbolun peşinde bıkmadan usanmadan koşanların elinde hiç bir bilgi yok. Konuşacak bir şeye, yapılacak farklı yorumlara sahip değiliz. Dünya çapında ses getirmesi gereken, Türk futbol tarihinde bir ilk olan, modern futbolu rafa kaldırıp 1950'lerin, 1960'ların ruhunu yaşatan bu tarihi maçı kamuoyumuzun, Türk basınının ve medya kuruluşlarının işgüzarlığı ve ilgisizliği sayesinde izleyemedik. Elimizde DHA'nın 4-5 dakikalık görüntüleri ve kendi yayın kuruluşlarındaki birbirinin kopyası haberleri, NTV Spor'un bir kaç haberi ve çekimiyle Anadolu'dan Futbol'un yazarı Hüseyin'in yazıları var bilgi olarak. Cuma gecesi Türk futbolu için nasıl tarihi ve unutulmaz bir gece olduysa Türk spor yayıncılığı için de aynı oranda tarihi ve utanç dolu bir gece oldu bizce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle DHA ve NTV'nin hakkını verelim, canlı yayın yapmamış olsalar bile ileride bahsedeceğimiz gibi siyasi yönü olan böyle bir müsabakadan bizi haberdar etmek için verdikleri çaba da önemliydi. Özellikle NTV'nin canlı bağlantıları ve Bağış Erten'in oraya gitmesi tatmin ediciydi. Yenilsen De Yensen De'yi sunarken konsept olarak bu maçı temel almaları da zaten işi önemsediklerini gösteriyor. DHA da elindeki görüntüleri diğer yayın organlarıyla paylaştı, kendine bağlı olan bir kaç gazetede haber yaptı bunu. Çaba harcayanların emeklerine ve çabalarına saygımız sonsuz elbette ancak futbol tarihimizde bir ilki yaşadığımız bu festival gibi olayla ilgili tüm verileri 10 dakikada izleyip-okuyup bitiriyoruz. Bu kadar kısa sürmemeliydi bir tarihe tanıklık etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Livorno'nun Türkiye'ye gelişinin belli olmasından sonra aşama aşama yaşanan olaylara ve bir tarihin gözümüzün önünden nasıl kaçıp gittiğine bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O olaya tam anlamıyla girmeden önce şuna değinelim : İlk paragrafın sonunca "bizce" diye kişisel bir ifade kullanmış olabiliriz ancak bunu açmak gerekir. Düşüncemiz bu olsa da kişisel olarak değil, ülke genelinde de hayati önemi olan bir olaydı bu sonuçta. Türkiye'nin 3. kademe ligi olan TFF 2. Lig takımı Adana Demirspor, Avrupa'nın 3 dev liginden biri olan İtalya Serie A'dan bir takımı Türkiye'ye getiriyor. Bu olay sadece Adana Demirsporlular'ı değil, en büyük rakipleri Adanasporlular'ı ve stada giremeyen tüm Adanalılar'ı, Anadolu'da futbolun peşinden koşan tüm tribün emekçilerini, karşılaşan iki ekibin ortak noktası olan solcuları ve solcuların da siyasi arenada en büyük rakibi olan sağcıları da ilgilendiriyor. Maça ilginin ne kadar fazla olduğunu anlamak için İzmir'den Yalı'nın, İstanbul'dan Çarşı'nın, Ankara'dan Alkaralar'ın ve çeşitli yerlerden bir çok taraftar grubu üyelerinin tribünde yer aldığını hatırlatalım. Futbolu kıyısından köşesinden tutan herkes kendini bir de siyasete adayanlar için zaten bulunmaz bir nimetti bu maç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yayın konusuna geçebiliriz tamamen. Bu maçın oynanacağı kesinleştiği zaman ilk olarak Adana Demirspor ve NTV Spor arasında ufak bir görüşme oluyor. Anlaşmaya varılamıyor ilk aşamada. Tabii bu 2 yönü var, Adana Demirspor ve NTV olarak ayrı ayrı bakmak gerekiyor. Aslında ikisi de farklı açılardan aynı yola çıkıyor ama açıklamalardaki ufak farklılıklar ilginç tezatlara da sebep oluyor. Öncelikle NTV'ye sorduğumuzda NTV tarafından canlı yayın konusunda bir niyet olduğu, görüşmenin yapıldığı ancak anlaşmanın sağlanamayıp sonuçsuz kaldığı söyleniyor. Bu gelişmelerin ardından Adana Demirspor başkanı aynı zamanda bir Adanasporlu da olan Güntekin Onay'ı arıyor ve bu maçın yayını konusunda bir ricada bulunuyor. Araya başkaları da sokuluyor ancak NTV ikinci aşamada pek de niyetli olmuyor yayın konusunda. Kısacası "bakarız" deniyor ve geçiştiriliyor olay. Detaylı görüşüp de anlaşılamama gibi bir durum yok ortada ama devamında da konuşulan bir şey yok. Öylece askıda kalıyor kulüp ile NTV arasındaki görüşme. Olumlu sonuç alınamamasındaki sebebin mali konular mı yoksa maçın siyasi durumu mu olduğu konusunda bir kanaate varamıyoruz yani. NTV'nin bu maçı kimseye kaptırmayacağını düşünürken yayın konusunda ciddi sayılabilecek bir gelişmenin olmayışı bile düşündürücü. Burada ilginç bir nokta da NTV'nin maçı yayınlamamasına rağmen bu işe en çok özen gösteren kanal olması ve diğer kuruluşların önünde yer alması, garip bir tezat oluşuyor bu açıdan bakınca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRT cephesinde ise olaylar başka bir boyut alıyor. NTV cephesindeki gibi basit bir ilgisizlik hikayesi değil olay. İlk başta ücretsiz yayınlayalım diyor TRT. Bu işin en tepesindeki kurum olduklarını söyleyip kulüple ücretsiz yayınlanması için anlaşmak istiyorlar, bir nevi ültimatom yolluyorlar kulübe. Ya parasız yayınlarız ya da yayın yapmayız diye. En azından sembolik bir ücret ödenmesi ve az da olsa bu güzel girişim için destek olunması isteniyor kulüp tarafından, TRT para vermemekte direniyor. Kulüp devreye AKP Adana Milletvekillerinden birini sokmak istiyor. Telefon görüşmesi yapılıyor ve TRT'den yayının yapılıp kulübe makul bir ücret ödenmesi yolundaki istekler iletiliyor. Bilin bakalım bir vekil bu tarihi maç için seçildiği ilin takımına nasıl destek oluyor ?.. Herhangi bir girişimde bulunmayıp kendisini vekil seçen ili böyle mükafatlandırıyor. Devletin elindeki kanala bir milletvekili olarak açıp rica etse ve bu maç TRT3'ten yayınlansa herkes tatmin olurdu. Ancak milletvekili bunu yapmadı, TRT yönetimi de bu güzel girişime finansal olarak destek sağlamayınca canlı yayın konusundaki son umut da uçup gidiyor. Tüm bu olumsuz görüşmelerin ve sonuçsuz çabaların ardından TRT maçın siyasi yönünü sebep gösterip yayınlanmama gerekçesini böyle açıklıyor kulübe. Mali konuların önüne perde çekilip ana sebep buymuş gibi gösteriliyor bir bakıma. Gerçi ana sebep olduysa o daha da vahim ya neyse, siyaset olayına girmeyelim, bizim tek derdimiz futbol. Her fırsatta Anadolu takımlarının gelişmesini savunanların, kendi normal reytinglerini fazlasıyla aşacağı neredeyse garanti olan böyle bir tarihi organizasyonu bedavaya getirme çabalarını da Türk futbolundaki kısır döngünün cevabını arayanlar için verilmiş en güzel cevap olarak addediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçırdığımız tarihi fırsatın verdiği üzüntü ve buna bağlı hayal kırıklığının etkisiyle elimizin uzandığı her yere uzanmaya çalıştık bize göre medya ayıbı olan bu olayın detaylarını öğrenebilmek için. Bunca bilgiye ulaştıktan sonra üzerine daha fazla yorum yapmak, işin siyasal boyutlarına karışmak pek bizim işimiz değil. Yukarıdaki olaylar çerçevesinde kaçan fırsat konusunda herkes gibi bizim de düşüncelerimiz var fakat bizim aklımız fikrimiz futbol. Bu yüzden kimseyi yönlendirmeden ulaşabildiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istedik. Gönül isterdi ki stadın kapasitesi doğrultusunda 15 binle sınırlı kalan bu tarihe tanıklık eden birey sayısı çok daha fazla olsun ama olamadı maalesef. Muhtemelen önümüzdeki sezon bir fırsatımız daha olacak bu şölen için. Bu sefer yer İtalya olacak. Bizim medya kuruluşlarımız akıllanır mı bilmiyoruz ama İtalyan TV kuruluşlarının tutumunu da merakla bekliyoruz. Bu tip olaylara son derece alışık olan ve bir çok takıntıyı aşıp demokratikleşmeyi başarmış olan İtalya'da yayın sıkıntısı olmayacağını düşünüyoruz aslında. Olmadı İtalya yollarına düşebiliriz şu heyecan ve merakla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TV yayını konusunda canlı yayın olmasa bile izleyiciye maç sunulamaz mıydı diye düşünüyoruz. 90 dakika kaydedilir ve maç sırasındaki tatsız durumlar ve siyasi olaylar kırpılıp 60-70 dakikalık çok geniş bir özet şeklinde yayınlanabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT : Bu yazı ile ilgili eleştirilerinizi ve itirazlarını violafranchi@gmail.com veya tanjuern@hotmail.com adresine iletmenizi rica ediyoruz. Destek olan ve şu an bu yazıyı okuduğunuz tüm blog sahiplerini destek olmalarına rağmen olası bir tatsız duruma karşı korumak için sorumluluğu fikrin oluşmasını sağlayan bu iki arkadaşımız üstleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2 : Yazı konusunda Blog İdman Yurdu ve Futbloglar gibi blogları toplayan oluşumların herhangi bir desteği yoktur. Tamamen kişisel olarak haberleşilerek böyle bir tepki düşünülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3 : Yazı içerisinde de defalarca belirtildiği gibi amaç asla siyasi değildir, herkesin tek tepkisi bu tarihi ve eğlenceli maçı canlı canlı tüm detaylarıyla izleyememiş olmaktır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1973304138940631213?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1973304138940631213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1973304138940631213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1973304138940631213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/1973304138940631213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/tarihi-nasl-kacrdk-adana-demir-livorno.html' title='Tarihi Nasıl Kaçırdık ? : Adana Demir - Livorno'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-787322217415506562</id><published>2009-09-07T21:20:00.001+03:00</published><updated>2009-09-07T21:20:49.480+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Volume Up</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqVOGVdQx_I/AAAAAAAAALI/C2FashyitBA/s1600-h/volume_setting_sound.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 175px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqVOGVdQx_I/AAAAAAAAALI/C2FashyitBA/s320/volume_setting_sound.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378791200709986290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;NTV Spor'un video kısmı kendi kulvarında diğer sitelere göre çok başarılı. NTV de yayınladıkları haberlerin aynısını siteye de koyuyorlar. Böylece televizyon imkanı olmayan izleyicilere veya da okumaktan gözü bozulan okurlara bir nevi hizmet sunulmuş oluyor.Ayrıca videoların hızı da gayet başarılı. İnternetinizde takılma yoksa videoları gayet net izleyebiliyorsunuz. Buraya kadar tamam. Ancak benim şikayetim bu videoların sesinin yükseliği konsunda. Laptopumla haber videolarını takip etmeye çalışıyorum. Heyecanla koltuğa kurulup tıklıyorum videonun üstüne. Ses bi açılıyor... Duyamıyorum. Henüz 3+1'im de yok. Mecbur laptop un hoparlörüyle dinlemem lazım. Bazı videolarda dikkat ediyorlar buna. Ama mesela bugün izlediğim 3 videonun 2 sinde bu yok. Kendilerinden bu konuda hassasiyet bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de biraz ayrıntı gibi olacak ama şunu da rica ediyorum. Henüz dolmamış bir videoda, ileri zıplama özelliği de eklenirse .ok hoş olur. Diyelim ki, Yenilsen de Yensen de 'nin bu haftaki bölümünü izlemek istiyorsunuz. Ama 68 dakikanız yok. Sabah yarısını akşam yarısını izlemek isityorsunuz diyelim. Akşam oturduğunuzda video yu hemen 34'e alamıyorsunuz. Bu da biraz yazılımla halledilebilir diye düşünüyorum. Google video da bu mevcut mesela&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-787322217415506562?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/787322217415506562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=787322217415506562' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/787322217415506562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/787322217415506562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/volume-up.html' title='Volume Up'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqVOGVdQx_I/AAAAAAAAALI/C2FashyitBA/s72-c/volume_setting_sound.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6653004530029464125</id><published>2009-09-04T23:19:00.000+03:00</published><updated>2009-09-04T23:19:58.625+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>The Lanetli Takım</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: lucida grande;font-size:130%;" &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqFzKuXqJuI/AAAAAAAAAK4/kXTY_1lzc_E/s1600-h/article-0-019516400000044D-665_468x286.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 195px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqFzKuXqJuI/AAAAAAAAAK4/kXTY_1lzc_E/s320/article-0-019516400000044D-665_468x286.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377706058140231394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: lucida grande;font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Bu filmin çıkacağını &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/"&gt;Flying Dutchman&lt;/a&gt; den okuduğumdan beri merakla bekliyordum. Bundan olsa gerek, filmi izleyecek olmanın verdiği heyecan gün içerisinde üst düzeydeydi. Böyle beklenti içine girilen filmlerde hayal kırıklığı olasılığı yüksektir. Ama futbol filmi olunca da hayal kırıklığı ihtimali çok aşağılara çekiliyor bence. Yani her türlü yeriz futbol filmini öyle bir açlık var zaten. Ha gidip arkadaşıma gel bak bu futbol filmi güzel diyeceğim futbol filmi olur, ya da biri sorduğunda evet ben o filmi izlemiştim deyip konuyu hemen değiştireceğim bir futbol filmi olur. The Damned United ilk benzetmeye uyan bir film. Aynı zamanda David Peace'in aynı adlı romanından bir sinema uyarlaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer film Türkiye'de vizyona girerse ve Türkçe ismi de başlıktaki gibi olursa muhtemelen ya lise komedisi veya da korku filmi olduğu zannedilip büyük seyirci çekecektir diye tahmin ediyorum. Fakat filmimiz yukarıda adı geçen ve klişelerin bol olduğu türlerin aksine, son dakika gollerinin atılmadığı, futbolcuları gazlayarak maçların kazanılmadığı, karşı cinse zaafı olan serseri ama yetenekli futbolcu klişesinin kullanılmadığı bir futbol filmi. O yüzden bu tür filmlere soğuk bakanların denemesi gereken bir çalışma. Hikayesi güçlü ve hikayeyi ders anlatır gibi sebep sonuç ilişkilerini açıklaya açıklaya hikayeyi anlatıyor. Hikaye şu: Brian Clough İngiltere tarihinde, İngiliz Milli Takımı'nın başına geçmemiş en başarılı teknik direktör. Bu adam çok başarılı olduğu Nottingham Forest kariyerinden önce, 44 günlüğüne o dönemin en iyi takımlarından biri olan Leeds United'ın başına geçiyor. 44 günün sonunda da işine son veriliyor. Bize bu hikayenin neden böyle bittiğini, dönemin en güçlü takımlarından olan Leeds'de Clough'un neden tutunamadığını anlatıyor hikaye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden tutunamadığını filmi izleyince zaten anlarsınız. Bunu burda anlatıp spoiler vermenin anlamı yok diye düşünüyorum. Ancak, filmde Brian Clough'un en büyük rakibi rolünde oynayan Don Revie'den gıcık kapmadığımı da belirtmek isterim. Tamam Clough güzel futbolun savunucusu filmde.Don Revie de tipsiz, soğuk bir adam rolünde. Ama finalde Clough'un Revie'den yediği azar helal sana be Revie dedirten cinsten. Bu yönüyle Tsubasa'yı da andırmıyor değil. Yani tamam Hyugadan nefret ederdik birçoğumuz. Ama hangimiz baba ocağına odun taşıdığı o bölümü bir elimizde mendil ötekinde kolonya ahlar vahlar içinde izlemedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Damned United futbolseverlere şiddetle tavsiye edebileceğim ve yönetmenine de "sana puanım 9 kanka" diyebileceğim bir futbol filmi. Ama filmin bir sahnesinde uzaktan da olsa soyunma odasında futbolcuların çıplak dolaştığına dair izlenimler edindim. Hiç hoş değil. Yıllardık halısahada oynarım. Böyle rezalet görmedim. Erkek erkeğe böyle zulüm yapmamalı. Sonra futbol oynamayanlarca yanlış anlaşılıyor. Neyse bu kadar kusur kadı kızında da olur diyerek yayında ve yapımda emeği geçenlere "good job" diyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Filmin Türkçe ismi Lanetli takım olabileceği gibi Allahın Cezası Takım da olabilir. Ya da daha da argo tabiri de sanırım şu anda aklınızdan geçiyor. Fakat o halde bir çeviri yapmamaları için şahsen elimden geleni yapmaya hazırım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6653004530029464125?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6653004530029464125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6653004530029464125' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6653004530029464125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6653004530029464125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/lanetli-takm.html' title='The Lanetli Takım'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SqFzKuXqJuI/AAAAAAAAAK4/kXTY_1lzc_E/s72-c/article-0-019516400000044D-665_468x286.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6900190844531992598</id><published>2009-09-02T00:14:00.003+03:00</published><updated>2009-09-02T03:26:36.037+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Yanayııım Yanayım</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/VnOk17TYPAY&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/VnOk17TYPAY&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CHUSEYI%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; 	mso-header-margin:36.0pt; 	mso-footer-margin:36.0pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12;"  &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yazın şarkısı bence budur. Evet en çok bu satmadı. Radyolarda en çok bu çalmıyor. Mesela Murat Dalkılıç'ın La Fontaine şarkısı çok daha iddialı, daha popüler, daha pahalı bi klibi var. Ama bu şarkı daha sempatik, daha oynak, klibe dair konuşacak daha fazla şey var. Bir kere erkek vokal Mansur Ark'a benziyor. Şapkayı bir çıkarıyor; o da ne. Yüksek Sadakat'in kel elemanı. İlk duyduğumda eve giderken radyo dinliyordum. Şarkının ortasına denk geldim. Radyonun kalitesinden olacak, ses teneke gibi geliyordu. Arkada çalan enstrümanları pek algılayamadım ve Ankara'nın yerel sanatçılarından bir çalıyor sandım. Bu şarkı iyiymiş dedim. Demek ki buradan da dinlenebilecek şarkılar çıkıyor diye. Hatta nakarıtını sonradan google da aratırım diyerekten yaklaşık 1 dakika hafızamda tuttum fakat ne çare. Bugün arkadaşımla bu yazın en iyi şarkısını tartışırken bana Babutsa- Yanayım dedi. Ben Murat Dalkılıç- La Fontaine dedim: Babutsa'yı açtık ve tamam hacı seninki dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu yazın fiyasko şarkısı da Yalın'dan geldi bence. Bu kadar vaatkar başlayıp bu kadar fos çıkan başka bir şarkı dinlemedim ben. 2009 yaz dönemi Türk Pop Müziği değerlendirmem burada sona eriyor. 2010 da görüşmek üzere.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xa1il2_babutsa-yanayym-yanayym-video-klip_music"&gt;&lt;br /&gt;youtube u olmayana daily motion klibi&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Past Winner(s):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 - Tan-Yıldızlar da Kayar&lt;br /&gt;All Time Winner - Mansur Ark&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalımsız Gol Blogu Türk Pop Müziği Şube Sorumlusu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6900190844531992598?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6900190844531992598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6900190844531992598' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6900190844531992598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6900190844531992598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/09/yanaym-yanaym.html' title='Yanayııım Yanayım'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-3876254002325770516</id><published>2009-08-31T11:11:00.000+03:00</published><updated>2009-08-31T11:11:48.848+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EPL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İngiltere de Haftanın En iyi Golleri -4. Hafta-</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpsUwWX7SMI/AAAAAAAAAKw/z7mzGt5gfiw/s1600-h/445px-Hand_of_God_goal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 238px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpsUwWX7SMI/AAAAAAAAAKw/z7mzGt5gfiw/s320/445px-Hand_of_God_goal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375913401069029570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Golleri izlediğimizde genelde serbest vuruş gollerinin çoğunluğu dikkat çekiyor. O sebeble golleri seçmekte pek zorlanmadığımı söyleyebilirim. Kime göre neye göre demedim. Var gücümle yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4-Agbonlahor Fulham'a attı:&lt;/span&gt; İçeride oynuyorsunuz. Maçı 1-0 önde götürüyorsunuz. Karşı takım bir türlü aradığı golü bulamamış. Yavaş yavaş gardı düşüyor. Ortam gol atmaya müsair. Tilki golcümüz Agbonlahor da defansın hatasını affedecek cinsten değil. Maç 3-0 olsa belki o topa o şekilde girmez, "bırak gitsin" der. "3 tane gol yemişler. Daha fazla rezil etmeyelim adamı" der. Ama 1-0 olunca demiyor. Defansın ayağından topu kaptığı gibi ceza sahasına yakın sürüyor. Ceza sahasına girmeden de ayak değiştirip sol ayağıyla Allah yarattı demiyor. Sağla sürüp solla vurma, Aston Villa altyapısında gelen forvetlerin fundamental açıdan  ne kadar üst düzay olduklarını bir kanıtı, veya da değil. Ben sallıyor da olabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3- Aaron Lennon Portsmouth'a,Glen Johnson Bolton'a attı:&lt;/span&gt; Lennon ve Johnson'un golleri farklı kenarlardan ve farklı ayaklarla atılmış olsa da mantık olarak aynı olduğundan pek bir ayırım yapamadım. Ters kanattan gelen topları alıyorsun, ters tarafa çalımı basıp defansı iftara pide almaya yolluyorsun, ondan sonra yakın direğe vuruyorsun. Ancak tabi ki Lennon'un golü galibiyeti getirmesi açısından daha önemli. Ayrıca anca top sürer diye zaman zaman hışmımıza uğrayan Lennon dan böyle bir gol görmek de ayrıca manidar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2- Steven Gerrard Bolton'a attı:&lt;/span&gt; Vuruş estetik mi? Gayet estetik. Gol kritik mi? Gayet kritik. Asist bilinçli mi? Hem bilinçli hem de beyinciği kullanarak o topu oraya göndermek ayrı bir sanat. Keşke bu golü Anfield Road'da güneş batmaya yakın atsaydı da, yüzüne güneş vuran Liverpool'lu futbolcular ve tribünde gole üzülen taraftarlar yerine, coşkuyla sevinen Liverpool taraftarı ve futbolcuları da golü daha bi güzel kılsaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1- Andrei Arshavin ManU'ya attı:&lt;/span&gt; Bu genç takımın, büyük maçları kaldırabilecek olgunluktaki en önemli adamı şu an için Arshavin. Ada'ya bu kadar gelmek isteyen bir adamın elbette gösterecek hünerleri vardı. Haftanın golüne (bence) imza atarak bu hünerleri bir nebze görmüş olduk. Halı sahada böyle şut çeksen, kendi takımını geçtim karşı takımdan bile fırça yersin. Çünkü 20 maçta bi tanesi kaleyi tutar o da gider kaleciye çarpar. Tabi kendimizi Arshavinle karşılaştırırsak hayal kırıklığına uğrayacağımız kesin. Ama böyle goller izledikçe halı sahada pasa dayalı langırt usulü futbola uyumum gitgide zorlaşıyor. 20 maçta da bir tutsa böyle bir şutum o 20 maça değer. Öyle bir şut ki, hani maç biter ya top ayağındayken. Ama hala içinde oynama isteği üst düzeydedir. Belki de kaleden yeni çıkmışsındır. Ama zil çalar. Sen de Allah ne verdiyse vurursun kaleye çıkmadan önce. O top kaleyi bulur ama kalede kaleci yoktur. Gider en yakındaki adama "ayağına sağlık" dersin sahadan çıkıp üstünü değişirsin. Öyle bi ifade. Öyle bi vurdumduymazlık vardı adamda golden sonra. Bi de Manchester Old Trafford'da ne zaman böyle uzaktan gol yese, Boliç'in kulağı çınlıyor mudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Golleri ntvspor.net ten izleyebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-3876254002325770516?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/3876254002325770516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=3876254002325770516' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3876254002325770516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/3876254002325770516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/ingiltere-de-haftann-en-iyi-golleri-4.html' title='İngiltere de Haftanın En iyi Golleri -4. Hafta-'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpsUwWX7SMI/AAAAAAAAAKw/z7mzGt5gfiw/s72-c/445px-Hand_of_God_goal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8402828337230401626</id><published>2009-08-30T23:59:00.000+03:00</published><updated>2009-08-30T23:59:49.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CM'/><title type='text'>Labinot Harbuzi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SproHys6r1I/AAAAAAAAAKo/cHAYt8v7St0/s1600-h/genclerbirligi,-isvecli-oyuncu-harbuzi-ile-4-yillik-sozlesme-imzaladi-20090812A1208067-01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SproHys6r1I/AAAAAAAAAKo/cHAYt8v7St0/s320/genclerbirligi,-isvecli-oyuncu-harbuzi-ile-4-yillik-sozlesme-imzaladi-20090812A1208067-01.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375864325787004754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şu güne kadar nasıl görmemişim hayret. Kasımpaşa Gençlerbirliği maçının gollerine bakarken rasladım bu tanıdık isme. Kendisi CM 01/02'nin biraz daha geri planda kalmış efsanelerindendir. Oyun çıktığı zamanlarda bayağı genç olan Harbuzi'yi scout kullanmakta beis görmeyen ben, sürekli olarak geleceğe yatırım amaçlı kadroma katardım. Ancak çok genç olması ve determination eksikliği sebebiyle gelişimi çok yavaş olurdu. O yüzden meyvesini geç verirdi.Hatta genelde meyvesini vermeden oyundan sıkılır ve başka bir oyun açardım.Ama scoutlarda ne zaman potansiyele göre arama yapsanız ilk karşınıza çıkacak adamlardan biriydi Harbuzi. Buraya geldiğini görmek bize bir kez daha hey gidi günler dedirtti. Malmö de AMC oynardı bu arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aghahowa geldiğinde umutla atacağı golleri bekledik. Fener maçında da ismini duyurdu görevini yaptı. Okoronkwo GS ye, Bakırcıoğlu BJK ye geliyor söylentileri bizleri birkez daha heyecanlandırdı fakat mutlu sonla bitmedi bu transferler. Gençler Frederik Risp transferiyle biz eski CM cilere birkez daha göz kırparken, son hamlesiyle sıradaki kim dedirtti. Gerçi oyunun üstünden 8 sene geçmiş halen orada kıyıda köşede kalmış adamlar bu ülkeye geliyorsa oyunu yapanlar birkez daha helal olsun diyorum. Dün ne yediğimi hatırlamam ama gel gör ki bu adamı 8 sene sonra hatırlayabiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taribo West i çok görmek isterdim ligimizde kısmet olmadı. Bu arada duymayanlara duyuralım. Mike Duff Cheltenham'dan sonra level atlamış. Şu anda EPL de Burnley formasıyla sağ kanadın anasını ağlatıyor. O da yetmiyor Kuzey İrlanda milli takımında da uluslararası arenada ben de varım diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8402828337230401626?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8402828337230401626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8402828337230401626' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8402828337230401626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8402828337230401626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/labinot-harbuzi.html' title='Labinot Harbuzi'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SproHys6r1I/AAAAAAAAAKo/cHAYt8v7St0/s72-c/genclerbirligi,-isvecli-oyuncu-harbuzi-ile-4-yillik-sozlesme-imzaladi-20090812A1208067-01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-8278151295083152909</id><published>2009-08-28T10:56:00.002+03:00</published><updated>2009-08-28T10:57:15.215+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Beşiktaş'ın Cebir Destekli Kura Analizi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpeNfjr-obI/AAAAAAAAAKg/Orr9O6CW3gk/s1600-h/COMIC+quick+draw+mcgraw+9.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpeNfjr-obI/AAAAAAAAAKg/Orr9O6CW3gk/s320/COMIC+quick+draw+mcgraw+9.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374920253585138098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CHUSEYI%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;o:smarttagtype namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" name="place"&gt;&lt;/o:smarttagtype&gt;&lt;o:smarttagtype namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" name="City"&gt;&lt;/o:smarttagtype&gt;&lt;o:smarttagtype namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" name="State"&gt;&lt;/o:smarttagtype&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !mso]&gt;&lt;object classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id="ieooui"&gt;&lt;/object&gt; &lt;style&gt; st1\:*{behavior:url(#ieooui) } &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:72.0pt 89.85pt 72.0pt 72.0pt; 	mso-header-margin:35.45pt; 	mso-footer-margin:35.45pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Biliyorsunuz dün Şampiyonlar Ligi kuraları çekildi. Beşiktaş’ın grubu ManU, CSKA ve &lt;st1:place st="on"&gt;&lt;st1:city st="on"&gt;Wolfsburg&lt;/st1:city&gt;&lt;/st1:place&gt;. &lt;st1:place st="on"&gt;Kura&lt;/st1:place&gt; yorumu yapacak olursak, kötünün iyisi demek lazım. Birinci torbayı Chelsea-Liverpool-Barca-ManU-Arsenal&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ve diğer 3 takım olarak 2 ye ayırırsak o geri kalan 3 ü çekmediğiniz taktirde diğer 5 inden kim gelirse farketmez bana gore. Oradan ManU geldi. Ne diyelim, ilk elin günahı olmaz. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;2. torba Real &lt;st1:place st="on"&gt;&lt;st1:state st="on"&gt;Madrid&lt;/st1:state&gt;&lt;/st1:place&gt; ile Inter’i çekme de ne çekersen çek tadında bi torba. Ha ben illa AZ ya da Rangers çekecem dersen de eline sağlık deriz. CSKA çıktı. Başa gelen çekilir demek lazım bu durum için. Şampiyonlar Ligi sonuçta, Ense yapmaya gelmedik, kapışırız..&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;3. torbada biz varız, son sırada. Bariz bir siklet farkıyla “melebaaa” der gibi duruyorduk en altta. Bu torbadan herkes bizi ister zannımca. O yüzden CSKA-ManU ve &lt;st1:place st="on"&gt;&lt;st1:city st="on"&gt;Wolfsburg&lt;/st1:city&gt;&lt;/st1:place&gt; adına iyi kura çektiler diyebiliriz, 3. torba özelinde&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Gelelim son torbaya. Son torbada Rubin Kazan-Wolfsburg büyük oynarken, Liege-Zurich sürpriz peşinde diğer 4 takım da az gol yeme peşinde gibi duruyordu. Bu torbadan bir çerez takım beklerken iyimser halde (nedense kura çekilirken burden çok cillop bi takım gelecekmiş gibi hissettim) gele gele acı badem geldi. Evet o da çerez, çerez anlayışına bağlı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;İyimser havayı bir de rakamlarla süsleyeyim dedim ve işi basit 4 işleme dökmeye yeltendim. 3 kategoride en zor/kolay grupları sıralayıp “ahanda en zor 4. gruptayız çok da korkacak bir durum yok” diyecektim. Ama maalesef durum hiç de öyle olmadı sevgili futbolseverler. Sonuçlar maalesef şöyle: &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;İlk kategori, grupların puan ortalaması. UEFA listesindeki sıralamaya gore her takımın 5 senelik puanlarını toplayınca sonuçlar şöyle (zordan kolaya) : F-E-&lt;b style=""&gt;B&lt;/b&gt;-C-H-D-A-G. En zor 3. grubuz.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;“Yaw arkadaş 5 sene önceki puandan bana ne ben en fazla 2 sene öncesine bakarım” diyorsan, bi daha düşün derim. Zira o puanları göz önüne alırsan sıralama şöyle: &lt;b style=""&gt;B&lt;/b&gt;-F-D-E-C-H-G-A. En zor grup çıktık iyi mi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;“Puan nedir ki abi. Ben sırama bakarım sıralamada kaçıncıysan o kadarsındır.Etiketinden kurtulamazsın” dersen o zaman “al ulan, sıralamayı da al, grup zor diyoruz hala anlamıyosun” der ve lan lı hitap şeklimle biraz kabalaşabilirim bile. UEFA sıralamasındaki sırası baz alınarak en zordan en kolaya gruplar: &lt;b style=""&gt;B&lt;/b&gt;-H-C-A-F-G-D-E. Bunu da yazarken farkettim ki sıralamayı baz alarak sıralamak çok saçma. Barça’nın grubu çok kolay çıktı. Ama Rubin Kazan ilk 100 e giremeyince olan bu ne yapacan. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Evet sevgili dostlar, futbolda rakamlara pek güvenilemeyeceğini acı bir şekilde anladığım günü yazarak bitiriyorum bu postu. Mekan CM 01/02. Türkiye Ligi. Son maç. Alırsam şampiyonum. Kendi sahamda Göztepe. Rakip kalede Radoslaw Majdan. Maçı 1-0 kaybettim. Şampiyonluk gitti. İstatistiğe baktım. Kaleyi tutan 17 şutum var. Göztepe’nin 1...Radoslaw Majdan...Anladın sen onu...&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Temennimiz Avrupa’da 2010’u görmek.&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-8278151295083152909?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/8278151295083152909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=8278151295083152909' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8278151295083152909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/8278151295083152909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/besiktasn-cebir-destekli-kura-analizi.html' title='Beşiktaş&apos;ın Cebir Destekli Kura Analizi'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpeNfjr-obI/AAAAAAAAAKg/Orr9O6CW3gk/s72-c/COMIC+quick+draw+mcgraw+9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4173007782956017831</id><published>2009-08-27T09:49:00.000+03:00</published><updated>2009-08-27T09:49:43.103+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><title type='text'>Anket</title><content type='html'>Anket sektörü yeniden kizisiyor. Bu kez bambaska bir soruyla devam ediyoruz. Pep'in Guardiola'si diyen okuyucular bu kez ters köseye yatacak. Çünkü bu sorunun Pep'le Barça'yla zerre alakasi yok. Futbolla da alakasi yok. Simdi sevgili okurlar diyelim ki siz bir dalda dünyanin en iyi sporcususunuz. Bi nevi MJ bi nevi Fedex bi nevi Sumi. Hangi dalı seçerdiniz? Maradona olmak yok. Çünkü Maradona şıkkını koyarsak anket yapmanin bir anlamı olmaz diye düsünüyorum. Bu anketin sonuçlarini Sosyoloji bölümünde doktoraya bu sene baslayacak olan arkadasima armagan edeceğim. Kendisine eşsiz bir kaynak olacagini iddia ediyor bu sonuçlarin... Fakat sadaka toplayan muhtaç insan gibi anket açmak? Hem de ramazanda? Enteresan oldu. Doktora moktora hikaye ya maksat muhabbet olsun. Hem ben ona da dedim ne doktorası diye. Askere bi git gel hele bak ne işler çikiyo karsina senin dedim. CERN mi NASA mi? Artik ona sen karar verirsin askerden dönünce. Ama pek sallamadı sanırım. Ben hiç tereddütsüz Teniste dünyani en iyisi olmak istedigimi burdan cümle aleme belirtmek isterim. Şıklar sunlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tenis (Federer bilemedin Sampras)&lt;br /&gt;Motor Sporlari (Şumi olmadi Hakkinen)&lt;br /&gt;Basketbol (MJ)&lt;br /&gt;Atletizm (Bolt. o kadar hizli degilim dersen Johnson verelim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha da uzar gider kimisi atici olmak ister kimisi jokey. Kimisi halterci kimisi güresçi.Bilardo da iyi bir seçenek. Ama 4 tane iyidir simdilik. Ama 10 kisi birlesip gelirse, " dayi eurosportta bi spor gödrük. Adı curling. Biz curling ci olmak istiyoruz" basim gözüm üstüne.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4173007782956017831?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4173007782956017831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4173007782956017831' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4173007782956017831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4173007782956017831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/anket-sektoru-yeniden-kizisiyor.html' title='Anket'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-4244291230582689106</id><published>2009-08-26T15:03:00.001+03:00</published><updated>2009-08-26T15:03:43.199+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hollanda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Holalnda'da Özel Bir Futbol Klübünde Defansım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUkJsyREhI/AAAAAAAAAKQ/RvSOQUXkRhs/s1600-h/raimond_aumann_06.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUkJsyREhI/AAAAAAAAAKQ/RvSOQUXkRhs/s320/raimond_aumann_06.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374241479395971602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aşagidaki postta lafı geçti de yıllardır dikkatimi çeken bir unsur. Yaw ben bu Hollanda Ligi özetlerini izlerken çok gülüyorum. Her golde defans hatası var mi, yoksa bana mı öyle geliyor. Sanki dünyanin en kazma defanslari orada oynuyormusçasına her golde bir hata görüyorum. Göremezsem bi daha izliyorum. Tekrarında görüyorum. Yok illa göremezsem o zaman bi bakıyorum kaleci hatali. Ben o gözle izliyorum diye mi bana öyle geliyor yoksa gerçekten bu adamlar da bir sorun mu var. Yani tamam futbol hatalar oyunu ama bu adamlar biraz daha hataya meyilli gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Portekiz Ligi hadisesi var. Avrupa'dan Futbol ilk yayınlandıgı zamanlarda Portekiz Ligi özetleri çok konurdu.O zamanlarda her hafta ortasahadan bir gol görürdüm hemen hemen. Başta çok dikkatimi çekmese de arkadaşımın uyarısıyla olaya uyandım. Gündüz oynanan maçlarda kalecinin gözünü güneş aldigindan orta saha golleri çok yayginmis Portekiz'de. Olaya bu açidan bakmak milyar dolarlik futbol endüstrisinin karizmasini çizse de akla pek aykırı degil. Aumann sapkasi taksalar da fayda etmiyormus Portekizde, meridyenlerden dolayi.Dik geliyo bi yerde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-4244291230582689106?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/4244291230582689106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=4244291230582689106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4244291230582689106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/4244291230582689106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/hollandada-ozel-bir-futbol-klubunde.html' title='Holalnda&apos;da Özel Bir Futbol Klübünde Defansım'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUkJsyREhI/AAAAAAAAAKQ/RvSOQUXkRhs/s72-c/raimond_aumann_06.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-7886093044640788561</id><published>2009-08-26T12:59:00.000+03:00</published><updated>2009-08-26T12:59:28.508+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerikan Futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Amerikan Futbolu Hakkında Faydalı Bilgiler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUHDXgnIgI/AAAAAAAAAKI/0-vHKRTV5lY/s1600-h/any_given_sunday-in-the-rain.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUHDXgnIgI/AAAAAAAAAKI/0-vHKRTV5lY/s320/any_given_sunday-in-the-rain.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374209484768354818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurallari hakkında bişey bilmediğimiz, fakat zaman zaman önümüze çıkarak "şimdi bu oyunda amaç ne" diye kafamızda soru işaretlerine sebep olan spor nedir? Sorumuz bu. Cevabımız bugün için Amerikan Futbolu. Tabi ki cevap beyzbol, kriket, rugby veya eurosport ta her kış saatlerce verilen şu ütümsü şeyi buz üstünde kaydırarak oynanan oyun da olabilirdi. Fakat onlar hakkında merakımı uyandıracak herhangi bir gelişme olmadığı için şimdilik onları rafa kaldırabiliriz. Hatta eurosporttaki o ütü kaydırmaca sporunun takipçileri varsa da burdan onlara üzülerek söylüyorum: Sizi hiçbir zaman anlayamayacağım.İleride Spor Bakanı olursam, benden hiç medet ummayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyzbol filmlerine sıkça rasgelmişizdir çocukluk yıllarımızda. Ama beyzbol sanırım vücut temasinin pek fazla olmadığı ve - topu fırlat--&gt;sopayla vur--&gt;rakibinden daha hızlı koş--&gt;base e ilk ulaşan kazanır - şeklinde ilerlediği için daha çok fiziksel olarak hala gelisim halindekilere, yani çocuk izleyicilere hitap ediyor. Bu yüzdendir ki Oliver Stone, film çekmek için  beyzbolu degil de amerikan futbolunu seçmis. Bu arada, Köpegin kosup beyzbol oynadigi bir beyzbol filmi var miydi, yoksa ben  mi yanlis hatirliyorum? Neyse. Konumuz hayvanlarin oynadigi spor filmleri degil. Öyle olsa futbol oynayan köpek, boks yapan  kanguru ve güresen ayilarin rol aldigi filmleri de konu ederdik burada. Evet konumuz Oliver Stone'un Any Given Sunday filmi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan futbolu, beyzbol gibi degil. Siddet unsuru kat kat daha fazla. Adamlar Allah yaratti demiyor. Hakem de müsade ediyor. Kurallar böyle çünkü. Dövüs + Atletizm + Top = Amerikan Futbolu. Ben bunu anladim su güne kadar amerikan futbolundan. Bu yüzden de "bunun filmi de ne iyi çekilir be müdür" demekten kendini alamiyor yönetmenler. Simdi bi kere faul serbest gibi bisey. Koskoca filmde hakem bi tane faul çalmadi. Demek ki futboldaki gibi bir faul anlayisi sözkonusu degil. O yüzden de dövüs ve siddet fazlasiyla var. Ondan sonra oyun baslayinca topu alan ve ileri firlatan adam disinda hücum yapanlardan beklenen topu havadayken yakalamasi ve öyle bi dripling yapmasi ki, yeri geldiginde Usain Bolt'un o mevkiye monte edilebilmesi. Yani FM tabiriyle konusacak olursak Pace, Acceleration, Dribbling şart.Al sana atletizm. Top oyunu anlaminda da tek bir adama görev düsüyor oyunda. Oyun kurucu. Filmden gördügüm bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir spor filminde ne olsa şaşırmazsınız. Mesela film başlarken takım yenilse. Sonra takım düşüşte olsa falan. Takimin basindaki adam veya takimin yildiz oyuncusu da kariyerinin eski günlerini ariyor olsa mesela. Filmin finali ayni zamanda takimin bir final maçindan olussa. O maçta da takim güle oynaya kazanmasa. Başta geriye düşse. Sonra takimin yildizi silkinse maçin ortasinda. "Kolay degil bu isler. Beni zamaninda Bayern Münih istedi" diye şöyle bi gaza gelse ve getirse diger takim arkadaslarini. Ama o da yetmese. Maç son saliseye kalsa. Son salisede bizim takim kazansa. Sonra girgir samata. Herkes hakkini alsa. Küsler barissa. Adalet yerini bulsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birebir aynisi olmasa da Any Given Sunday'da bunlarin hepsi üç asagı beş yukarı oluyor. Ama filmi izledikten sonra da, oluyor ama güzel de oluyor arkadaş, demekten de kendimi alamiyorum. Sanki Tsubasa'da ne oluyordu, da o kadar oturduk izledik. Ya da Rocky'de. Önce bi araba dayak yiyordu da sonra akli basina gelmiyor muydu? Eski bozuk tv leri hatirlatiyor bana Rocky serisi. Basta çalismiyor televizyon. Sonra sen vurdukça görüntü geliyor ya. Rocky de o hesap. Yani diyecegim zaten öyle olmayan spor filmlerinden bi Million Dollar Baby'i hatirliyorum. Yoksa genelde belli kaliplar hep var zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi izlerken aklimdan geçmedi degil. Su kadar prodüksiyonu, senaryoyu, yönetmenligi, amerikan futbolu filmi için degil de hakiki bi futbol filmi için çekseydin de, biraz da bize çalissaydin a Oliver Stone.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde gaz unsuru bolcana var. Zaten filmde son maça çikmadan önce Al Pacino nun yaptigi konusmanin ününü duymayan yok. Inch hikayesi. Sonra oyun kurucuya ilk maçında yaptığı konuşma. Defans koçunun antremanda 40 yaşındaki adamı blok yaptırmak ayağına iki dakkada gaza getirmesi. Zaten maç içinde her oyunun başında oyun kurucu bi gaza getiriyo takımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazimi bir özelestiriyle kapatmak istiyorum. Biz erkekler kadinlarin ofsayt kuralini bilip bilmemesini genelde mizahi öge olarak kullaniriz. Ben 6 yasimdan beri ofsayt kuralini biliyorum hüleayn diye tepeden bakariz karşı cinse. Elimize bişey geçmez o ayrı. Halbusi biz ne biliyoruz amerikan futbolu hakkinda? O kadar filmini izleriz, NBA dir NFL dir Hulk Hoogan'dir altini üstüne getiririz Amerikan Entertainment camiasinin. Ama touchdown, yard, quarter back dendiginde kaçacak delik arariz. Amerikan futbolu dünya kupasi kaç yilda bir yapilir, söz sahibi takimlar - ezeli rakipler kimlerdir, o topu ayakla vurup kalenin üstünden geçirince ne oluyor diye lütfedip de wikipedia dan yardim almayiz. Sizce de paralel durumlar degil mi kadinlarin ofsayt kuraliyla iliskisi ve bizim amerikan futbolu iliskimiz? Tek fark bizimle alay edecek kimsenin olmamasi. Yetkililerden ricam evvela Amerikan Futbolu daha sonra Beyzbol, Kriket, Rugby ve ütü firlatmaca (Adı curling imiş) olmak üzere sagda solda denk geldigimiz fakat bi b.k anlamadigimiz sporlar hakkinda bizleri aydinlatacak söyle 10 ar dakikalik tanitimlari koyamazlar mi kanallarda. NTVSpor bütün yaz Hollanda Ligi'nde geçen senenin özetlerini verecegine bunlari veremez miydi? Neyse geç kalinmis sayilmaz. Sahurda da olsa bir Amerikan Futbolu tanitimi bekliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filmden Kisa Notlar:&lt;/span&gt;Spoiler içerir içermesine de yaw arkadasim film çikali kaç sene olmus ben daha bu filmle ilgili spoiler versem ne vermesem ne? Izleyen izledi zaten. Bir de şu var, okusaniz da izleyene kadar kesin unutursunuz.Son olarak, ben genelde film yazilarini filmi izledikten sonra okumayi severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beamen denen arkadasa soruyolar filmde. "Geçen cumaya kadar kimse tarafindan taninmazken simdi tüm dünyanin en ünlü sporcularindan biri oldun. Bu konuda bir iki kelam etmek ister misin?" diye. O da lafi gedigine oturtmakta tereddüt etmiyor: "Ne dünyasi ne felegi. Daha Çin'de bu sporun adini bile bilmeyen 2 milyar insan var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takim içinde kavga çikiyo maçin birinde. Al Pacino gelip diyo ya adamlara "Bu gece sizin koçunuz olmaktan utandim." çok güzel diyor. Keske FM'de de diyebilsek bunu. Gerçi hiçbi insan evladi gol atamadi veya gol yedi diye utanilacak konuma gelemez. Ama bazen öyle olmayacak maçlari veriyolar ki namıssızlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beamen 4 maç içinde Yusuf Simsek, Sergen Yalçin, Ceyhun Eris'in 10 seneden önce ulaşamadığı olgunluğa iç huzura dengeye kavuşuyor, adeta ulema oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde anladik ki 9 saniye sadece basketbolda degil, amerikan futbolunda da çok uzun bi süre. Hatta 4 saniye bile. Gerçi Tsubasa filmlerinde 2 saniye, en uzun süre. Ama onun muhabbeti başka.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-7886093044640788561?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/7886093044640788561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=7886093044640788561' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7886093044640788561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/7886093044640788561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/amerikan-futbolu-hakknda-faydal.html' title='Amerikan Futbolu Hakkında Faydalı Bilgiler'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SpUHDXgnIgI/AAAAAAAAAKI/0-vHKRTV5lY/s72-c/any_given_sunday-in-the-rain.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-6771575920369893873</id><published>2009-08-19T15:52:00.001+03:00</published><updated>2009-08-19T15:53:23.681+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oyun'/><title type='text'>Refleks Ölçmece</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sov1umqqs3I/AAAAAAAAAKA/CuNGKHWZcLY/s1600-h/oyun.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sov1umqqs3I/AAAAAAAAAKA/CuNGKHWZcLY/s320/oyun.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371657161571742578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekan tanıdık, yeşil saha. Bir başka parlıyor. Düzgün biçimde kesilmiş çimler sayesinde en ince ofsaytlar bile hakemler için çocuk oyuncağı. Futbolseverler olarak futbolcuların sahaya adım atmasını sabırsızlıkla beklerken go tuşuna bastığımızda kenarda penaltı atacakmış gibi duran bir koyun sürüsü karşılıyor bizi. Zaten go'ya basmadan önce sahanın kenarındaki çalılıklar yüzünden bu işin içinde bir iş olduğunu anlamalıydık. Akıllara birkaç sene önceki FM reklamı geliyor. Hani şu koyunların futbol oynadığı ve bizim menajer amcanın tek köpeğine talimatlar yağdırdığı (&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=QM4zHjd_s3w&amp;amp;feature=related"&gt;Ahanda Linki&lt;/a&gt;). Fakat daha sonra anlıyoruz ki amacımız tamamen farklı. Koyunların futbol gibi bir amaçları yok oyunda. Oyunun piyasaya çıkış sloganı "Sürüden ayrılanı kurt kapar". Bu oyunda bize biçilen rol ise kurt. Fakat ne kadar çabuk kaparsak o kadar fazla puan kazanıyor ve ona göre bize layık görülen unvanlardan biriyle şereflendiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürüden ayrılacak olan 5 tane koyunu sabırla beklememiz ve onlar sürüden ayrılır ayrılmaz da nokta atışıyla onları haklamamız isteniyor. Acemi oyuncular için belirtmek gerekirse koyun avlamak için kaçan koyunun üstüne basmayıp, sadece okun üstüne basmak gerekiyor. Bu hataya düşen bası user lar nedeniyle oyunun programcıları bayağı tepki maili almış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stumble kullanıcılarının yüksek ihtimalle daha önce karşılaştığı bu oyunu, kalecilere oynatıp reflekslerini ölçmek eğlenceli olabilir. Hatta FM direk kalecilerin refleks özelliğini buna göre versin. Teknolojiden hakem kararlarında faydalanılmıyor bari burada faydalanılsın. Bu uçuk ve muhtemelen saçma öneri bir yana şu ana kadar en fazla 0.17 sn yapabildim. 0.17 net, küsürat yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bbc.co.uk/science/humanbody/sleep/sheep/reaction_version5.swf"&gt;Koyun Avlamaca Linki&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-6771575920369893873?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/6771575920369893873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=6771575920369893873' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6771575920369893873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4320947493717810180/posts/default/6771575920369893873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calimsizgol.blogspot.com/2009/08/refleks-olcmece.html' title='Refleks Ölçmece'/><author><name>yaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06339457708182844057</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-3FDtpOvG570/TVmK7TX5UCI/AAAAAAAAAUQ/nLRume8TPac/s220/Tuco3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/Sov1umqqs3I/AAAAAAAAAKA/CuNGKHWZcLY/s72-c/oyun.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4320947493717810180.post-1471697656467432581</id><published>2009-08-17T11:38:00.000+03:00</published><updated>2009-08-17T11:38:38.080+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ice Tea'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş'/><title type='text'>Ey Nestea Toz! Yeme Bizi!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SokWK2YTcQI/AAAAAAAAAJ4/D_4GO_j35Lg/s1600-h/nestea_seftali.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 269px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_thZwgTF19pk/SokWK2YTcQI/AAAAAAAAAJ4/D_4GO_j35Lg/s320/nestea_seftali.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370848406267982082" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezonun yeni başladığı şu aralarda Beşiktaş incelemesi veya da bugunkü Antalyaspor maçı hakkında özgün ve yenilikçi yorumlar yapamayacağım için ben de topa ters açıdan girip siz futbolseverlere bambaşka bir konuda fikir belirteyim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol maçı esnasında daha önce yazdım mı bilmiyorum ama favorim çekirdektir. Sanırım yazmıştım bunu. Ama şu kavruk yaz günlerinde çekirdek de, takdir edersiniz ki, boğazları kurutup dudakları çatlattığı için bünyeyi ara ara nemlendirmek lazım. Bu konuda benim favorim Ice Tea dir. Bir süre Nestea'ye karşı mesafeli davransam da, geç de olsa gerçeği farkettim. Ice Tea olayını en iyi yapan adamlar Nestea çalışanlarıdır bence. Lipton IceTea...Eh işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanda reklamlarda rastladığımda heyacan bastı beni. Nestea'nin artık tozu çıkmıştı. Evde her daim bulunan soğuk suyumuzla Nestea keyfini hem de çok daha ucuza yaşayacaktık güya. Aha dedim bütçe rahatlayacak nefes alacak. Bundan sonra marketlerde fellik fellik Nestea kampanyası aramayacağım. Hatta o reklamı gördüğüm hafta bikaç markette 1TL ye Nestea satıldığını görünce daha bi sevindim. Dedim ki demek ki adamlar toz Nestea çıktığı için eski şişe Nestea stoklarını tüketiyorlar falan. Yanılmışım. Acı gerçekle dün yüzyüze geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün evde içecek bişey kalmadığından evde kalan son kırıntı neydi diye sağa sola bakınırken mutfağın ıssız bir köşesinde duran ve yukarıda da fotosu bulunan paketi gördüm. Gün bugündür dedim. Hemen önceden bitmiş olan Nestea şişesine boca edip (Boca Juniors hazırlık maçında AEK'yı 2-0 yendi. 23 Ağustos'taki Lanus maçı için futbolcular Çarşamba akşamı Kızılcahamam'da kampa girecek.) soğuk suyu da ekledim ve merakla karıştırmaya başladım. Donma noktasına bayağı yakın olan su bile Nestea tozun yetersizliğini örtemedi. Maalesef Nestea toz ile Tang Şeftali toz arasında elle tutulur bir fark yok. Renk bakımından gözle görülür bir fark olsa da tad çok benzer. Tang Şeftali severlere burdan müjde verelim, artık Nestea Şeftali de içebilirsiniz eğer Tang Şeftali bulamazsanız. Ama Nestea severlere de kötü haber marketlerde indirim aramaya devam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Ice Tea sektörüyle ilgili anlayamadığım 2 nokta var. Birincisi, Limonlu IceTea lerin tüketimi gözle görülür biçimde azınlıkta kalmışken,  satış yapan yerler neden aynı miktarda limonlu ve seftalili IceTea koyarlar raflara? İkincisi ise, Lipton Ice Tea ile ilgili. Evet şeftali ve limonda Nestea'den çok geriler. Ama mangolu IceTea üretiminde rakipsizler ve çok da başarılı bir ürün bence mangolu IceTea. Neden mangolu IceTea'nin büyüğü çıkmıyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4320947493717810180-1471697656467432581?l=calimsizgol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calimsizgol.blogspot.com/feeds/1471697656467432581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4320947493717810180&amp;postID=1471697656467432581' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger
